Süleyman'nın Özdeyişleri
GİRİŞ
Özdeyişler Kitabı deyimler ve özdeyişler biçiminde anlatılan ahlaksal ve dinsel öğretişlerin toplamıdır. Büyük bölümü günlük yaşamla ilgili konuları içerir. Kitap, "RAB korkusudur bilginin temeli" hatırlatmasıyla başlar (1:7). Sadece dinsel ahlak kurallarına dokunmakla kalmıyor, sağduyu ve örnek davranışlar üzerinde özellikle duruyor. Kitapta yer alan kısa deyimler, aklı başında kişilerin hangi durumda nasıl davranacaklarına ilişkin sezgi ve öğütleri açıklar. Bunların kimileri aile, kimileri de iş ilişkileriyle ilgilidir; yine kimileri toplumsal ilişkiler içinde önemli yer tutan görgü kurallarıyla, kimileri de kişisel özdenetimle ilgilidir. Kitapta çokça söz edilen konular arasında alçakgönüllülük, sabır, yoksulların hakkını gözetme ve dostlara sadakat anılabilir.
Ana Hatlar:
1:1-6 Sunuş
1:7-9:18 Bilgeliğin üstünlüğü
10:1-22:16 Süleyman'ın özdeyişleri
22:17-24:22 Bilgeden otuz öğüt
24:23-34 Bilgelerin öbür özdeyişleri
25:1-29:27 Süleyman'ın özdeyişlerinin ikinci bölümü
30:1-33 Agur'un özdeyişleri
31:1-9 Kral Lemuel'in özdeyişleri
31:10-31 Erdemli kadının özellikleri
1
Sunuş
1*Davut oğlu İsrail Kralı Süleyman'ın özdeyişleri:
2Bu özdeyişler, bilgeliğe ve terbiyeye ulaşmak,
Akıllıca sözleri anlamak,
3Başarıya götüren terbiyeyi edinip
Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,
4Saf kişiyi ihtiyatlı,
Genç adamı bilgili ve sağgörülü kılmak içindir.
5-6Özdeyişlerle benzetmeleri,
Bilgelerin sözleriyle bilmecelerini anlamak için
Bilge kişi dinlesin ve kavrayışını artırsın,
Akıllı kişi yaşam hüneri kazansın.
Ayartmalardan Kaç
7*RAB korkusudur bilginin temeli.
Ahmaklarsa bilgeliği ve terbiyeyi küçümser.
8Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver,
Annenin öğrettiklerinden ayrılma.
9Çünkü bunlar başın için sevimli bir çelenk,
Boynun için gerdanlık olacaktır.
10Oğlum, seni ayartmaya çalışan günahkârlara teslim olma.
11Şöyle diyebilirler:
“Bizimle gel,
Adam öldürmek için pusuya yatalım,
Zevk uğruna masum kişileri tuzağa düşürelim.
12Onları ölüler diyarı gibi diri diri,
Ölüm çukuruna inenler gibi
Bütünüyle yutalım.
13Bir sürü değerli mal ele geçirir,
Evlerimizi ganimetle doldururuz.
14Gel, sen de bize katıl,
Tek bir kesemiz olacak.”
15Oğlum, böyleleriyle gitme,
Onların tuttuğu yoldan uzak dur.
16*Çünkü ayakları kötülüğe koşar,
Çekinmeden kan dökerler.
17Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.
18Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer.
Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.
19Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir.
Bu düşkünlük onları canlarından eder.
Bilgeliğin Sesini Dinle
20*Bilgelik dışarıda yüksek sesle haykırıyor,
Meydanlarda sesleniyor.
21Kalabalık sokak başlarında bağırıyor,
Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor:
22“Ey budalalar, budalalığı ne zamana dek seveceksiniz?
Alaycılar ne zamana dek alay etmekten zevk alacak?
Akılsızlar ne zamana dek bilgiden nefret edecek?
23Uyardığımda yola gelin, o zaman size yüreğimi açar,
Sözlerimi anlamanıza yardım ederim.
24Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz.
Elimi uzattım, umursayan olmadı.
25Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi,
Uyarılarımı duymak istemediniz.
26-27Bu yüzden ben de felaketinize sevineceğim.
Belaya uğradığınızda,
Bela üzerinize bir fırtına gibi geldiğinde,
Bir kasırga gibi geldiğinde felaketiniz,
Sıkıntıya, kaygıya düştüğünüzde,
Sizinle alay edeceğim.
28O zaman beni çağıracaksınız,
Ama yanıtlamayacağım.
Var gücünüzle arayacaksınız beni,
Ama bulamayacaksınız.
29Çünkü bilgiden nefret ettiniz.
RAB'den korkmayı reddettiniz.
30Öğütlerimi istemediniz,
Uyarılarımın tümünü küçümsediniz.
31Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz,
Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.
32Bön adamlar dönekliklerinin kurbanı olacak.
Akılsızlar kaygısızlıklarının içinde yok olup gidecek.
33Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak,
Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.”
2
Bilgeliğin Yararları
1-2Oğlum, bilgeliğe kulak verip
Yürekten akla yönelerek
Sözlerimi kabul eder,
Buyruklarımı aklında tutarsan,
3Evet, aklı çağırır,
Ona gönülden seslenirsen,
4Gümüş ararcasına onu ararsan,
Onu ararsan define arar gibi,
5RAB korkusunu anlar
Ve Tanrı'yı yakından tanırsın.
6Çünkü bilgeliğin kaynağı RAB'dir.
O'nun ağzından bilgi ve anlayış çıkar.
7Doğru kişileri başarıya ulaştırır,
Kalkanıdır dürüst yaşayanların.
8Adil olanların adımlarını korur,
Sadık kullarının yolunu gözetir.
9O zaman anlarsın her iyi yolu,
Neyin doğru, haklı ve adil olduğunu.
10Çünkü yüreğin bilgelikle dolacak,
Zevk alacaksın bilgiden.
11Sağgörü sana bekçilik edecek
Ve akıl seni koruyacak.
12Bunlar seni kötü yoldan,
Ahlaksızın sözlerinden kurtaracak.
13Onlar ki karanlık yollarda yürümek için
Doğru yoldan ayrılırlar.
14Kötülük yapmaktan hoşlanır,
Zevk alırlar kötülüğün aşırısından.
15Yolları dolambaçlı,
Yaşayışları çarpıktır.
16-17Bilgelik, gençken evlendiği eşini terk eden,
Tanrı'nın önünde içtiği andı unutan ahlaksız kadından,
Sözleriyle yaltaklanan
Vefasız kadından seni kurtaracak.
18O kadının evi insanı ölüme,
Yolları ölülere götürür.
19Ona gidenlerden hiçbiri geri dönmez,
Yaşam yollarına erişmez.
20Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü,
Doğruların izinden git.
21Çünkü ülkede yaşayacak olan doğrulardır,
Dürüst kişilerdir orada kalacak olan.
22Kötüler ülkeden sürülecek,
Hainler sökülüp atılacak.
3
Bilgenin Yolu
1Oğlum, unutma öğrettiklerimi,
Aklında tut buyruklarımı.
2Çünkü bunlar ömrünü uzatacak,
Yaşam yıllarını, esenliğini artıracaktır.
3Sevgiyi, sadakati hiç yanından ayırma,
Bağla onları boynuna,
Yaz yüreğinin levhasına.
4*Böylece Tanrı'nın ve insanların gözünde
Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.
5RAB'be güven bütün yüreğinle,
Kendi aklına bel bağlama.
6Yaptığın her işte RAB'bi an,
O senin yolunu düze çıkarır.
7*Kendini bilge biri olarak görme,
RAB'den kork, kötülükten uzak dur.
8Böylece bedenin sağlık
Ve ferahlık bulur.
9Servetinle ve ürününün turfandasıyla
RAB'bi onurlandır.
10O zaman ambarların tıka basaa dolar,
Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.
11**Oğlum, RAB'bin terbiye edişini hafife alma,
O'nun azarlamasından usanma.
12*Çünkü RAB, oğlundan hoşnut bir baba gibi,
Sevdiğini azarlar.
13Bilgeliğe erişene,
Aklı bulana ne mutlu!
14Gümüş kazanmaktansa onu kazanmak daha iyidir.
Onun yararı altından daha çoktur.
15Daha değerlidir mücevherden,
Dileyeceğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.
16Sağ elinde uzun ömür,
Sol elinde zenginlik ve onur vardır.
17Yolları sevinç yollarıdır,
Evet, bütün yolları esenliğe çıkarır.
18Bilgelik yaşam ağacıdır ona sarılanlara,
Ne mutlu ona sımsıkı tutunanlara!
19RAB dünyanın temelini bilgelikle attı,
Gökleri akıllıca yerleştirdi.
20Bilgisiyle enginler yarıldı,
Bulutlar suyunu verdi.
21Oğlum, sağlam öğüde, sağgörüye tutun.
Sakın gözünü ayırma onlardan.
22Onlar sana yaşam verecek
Ve boynuna güzel bir süs olacak.
23O zaman güvenlik içinde yol alırsın,
Sendelemeden.
24Korkusuzca yatar,
Tatlı tatlı uyursun.
25Beklenmedik felaketten,
Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.
26Çünkü senin güvencen RAB'dir,
Tuzağa düşmekten seni O koruyacaktır.
27Elinden geldikçe,
İyiliğe hakkı olanlardan iyiliği esirgeme.
28Elinde varken komşuna,
“Bugün git, yarın gel, o zaman veririm” deme.
29Sana güvenerek yanında yaşayan komşuna
Kötülük tasarlama.
30Sana kötülük etmemiş biriyle
Yok yere çekişme.
31Zorba kişiye imrenme,
Onun yollarından hiçbirini seçme.
32Çünkü RAB sapkınlardan tiksinir,
Ama doğruların candan dostudur.
33RAB kötülerin evini lanetler,
Doğruların oturduğu yeriyse kutsar.
34*RAB alaycılarla alay eder,
Ama alçakgönüllülere lütfeder.
35Bilge kişiler onuru miras alacak,
Akılsızlara yalnız utanç kalacak.
4
Bilgeliğin Üstünlüğü
1Çocuklarım, babanızın uyarılarına kulak verin.
Dikkat edin ki anlayışlı olasınız.
2Çünkü size iyi ders veriyorum,
Ayrılmayın öğrettiğimden.
3Ben bir çocukken babamın evinde,
Annemin körpecik tek yavrusuyken,
4Babam bana şunu öğretti:
“Söylediklerime yürekten sarıl,
Buyruklarımı yerine getir ki yaşayasın.
5Bilgeliği ve aklı sahiplen,
Söylediklerimi unutma, onlardan sapma.
6Bilgelikten ayrılma, o seni korur.
Sev onu, seni gözetir.
7Bilgeliğe ilk adım onu sahiplenmektir.
Bütün servetine mal olsa da akla sahip çık.
8Onu el üstünde tut, o da seni yüceltecek,
Ona sarılırsan seni onurlandıracak.
9Başına zarif bir çelenk,
Görkemli bir taç giydirecektir.”
10Dinle oğlum, sözlerimi benimse ki,
Uzasın ömrün.
11Seni bilgelik yolunda eğitir,
Doğru yollara yöneltirim.
12Ayakların takılmadan yürür,
Sürçmeden koşarsın.
13Aldığın terbiyeye sarıl, bırakma,
Onu uygula, çünkü odur yaşamın.
14Kötülerin yoluna ayak basma,
Yürüme alçakların yolunda,
15O yoldan sakın, yakınından bile geçme,
Yönünü değiştirip geç.
16Çünkü kötülük etmedikçe uyuyamaz onlar,
Uykuları kaçar saptırmadıkça birilerini.
17Yedikleri ekmek kötülük,
İçtikleri şarap zorbalık ürünüdür.
18Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir,
Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.
19Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir,
Neden tökezlediklerini bilmezler.
20Oğlum, sözlerime dikkat et,
Dediklerime kulak ver.
21Aklından çıkmasın bunlar,
Onları yüreğinde sakla.
22Çünkü onları bulan için yaşam,
Bedeni için şifadır bunlar.
23Her şeyden önce de yüreğini koru,
Çünkü yaşam ondan kaynaklanır.
24Yalan çıkmasın ağzından,
Uzak tut dudaklarını sapık sözlerden.
25Gözlerin hep ileriye baksın,
Dosdoğru önüne!
26*Gideceğin yolu düzle,
O zaman bütün işlerin sağlam olur.
27Sapma sağa sola,
Ayağını kötülükten uzak tut.
5
Zinaya Karşı Uyarı
1Oğlum, bilgeliğime dikkat et,
Akıllıca sözlerime kulak ver.
2Böylelikle her zaman sağgörülü olur,
Dudaklarınla bilgiyi korursun.
3Zina eden kadının bal damlar dudaklarından,
Ağzı daha yumuşaktır zeytinyağından.
4Ama sonu pelinotu kadar acı,
İki ağızlı kılıç kadar keskindir.
5Ayakları ölüme gider,
Adımları ölüler diyarına ulaşır.
6Yaşama giden yolu hiç düşünmez,
Yolları dolaşıktır, ama farkında değil.
7Oğlum, şimdi beni dinle,
Ağzımdan çıkan sözlerden ayrılma.
8Öyle kadınlardan uzak dur,
Yaklaşma evinin kapısına.
9Yoksa onurunu başkalarına,
Yıllarını bir gaddara kaptırırsın.
10Varını yoğunu yer bitirir yabancılar,
Emeğin başka birinin evini bayındır kılar.
11Ah çekip inlersin ömrünün son günlerinde,
Etin, bedenin tükendiğinde.
12“Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim,
Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?” dersin.
13“Öğretmenlerimin sözünü dinlemedim,
Beni eğitenlere kulak vermedim.
14Halkın ve topluluğun arasında
Tam bir yıkımın eşiğine gelmişim.”
15Suyu kendi sarnıcından,
Kendi kuyunun kaynağından iç.
16Pınarların sokakları,
Akarsuların meydanları mı sulamalı?
17Yalnız senin olsun onlar,
Paylaşma yabancılarla.
18Çeşmen bereketli olsun
Ve gençken evlendiğin karınla mutlu ol.
19Sevimli bir geyik, zarif bir ceylan gibi,
Hep seni doyursun memeleri.
Aşkıyla sürekli coş.
20Oğlum, neden ahlaksız bir kadınla coşasın,
Neden başka birinin karısını koynuna alasın?
21RAB insanın tuttuğu yolu gözler,
Attığı her adımı denetler.
22Kötü kişiyi kendi suçları ele verecek,
Günahının kemendi kıskıvrak bağlayacak onu.
23Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak,
Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.
6
Tuzaklara Dikkat Et!
1Oğlum, eğer birine kefil oldunsa,
Onun borcunu yüklendinse,
2Düştünse tuzağa kendi sözlerinle,
Ağzının sözleriyle yakalandınsa,
3O kişinin eline düştün demektir.
Oğlum, şunu yap ve kendini kurtar:
Git, yere kapan onun önünde,
Ona yalvar yakar.
4Gözlerine uyku girmesin,
Ağırlaşmasın göz kapakların.
5Avcının elinden ceylan gibi,
Kuşbazın elinden kuş gibi kurtar kendini.
6Ey tembel kişi, git, karıncalara bak,
Onların yaşamından bilgelik öğren.
7Başkanları, önderleri ya da yöneticileri olmadığı halde,
8Yazın erzaklarını biriktirirler,
Yiyeceklerini toplarlar biçim mevsiminde.
9Ne zamana dek yatacaksın, ey tembel kişi?
Ne zaman kalkacaksın uykundan?
10*“Biraz kestireyim, biraz uyuklayayım,
Ellerimi kavuşturup şöyle bir uyuyayım” demeye kalmadan,
11Yokluk bir haydut gibi,
Yoksulluk bir akıncı gibi gelir üzerine.
12Ağzında yalanla dolaşan kişi,
Soysuz ve fesatçıdır.
13Göz kırpar, bir sürü ayak oyunu,
El kol hareketleri yapar,
14Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar,
Çekişmeler yaratır durmadan.
15Bu yüzden ansızın yıkıma uğrayacak,
Birdenbire çaresizce yok olacak.
16RAB'bin nefret ettiği altı şey,
İğrendiği yedi şey vardır:
17Gururlu gözler,
Yalancı dil,
Suçsuz kanı döken eller,
18Düzenbaz yürek,
Kötülüğe seğirten ayaklar,
19Yalan soluyan yalancı tanık
Ve kardeşler arasında çekişme yaratan kişi.
Zinaya Karşı Bir Uyarı Daha
20Oğlum, babanın buyruklarına uy,
Annenin öğrettiklerinden ayrılma.
21Bunlar sürekli yüreğinin bağı olsun,
Tak onları boynuna.
22Yolunda sana rehber olacak,
Seni koruyacaklar yattığın zaman;
Söyleşecekler seninle uyandığında.
23Bu buyruklar sana çıra,
Öğretilenler ışıktır.
Eğitici uyarılar yaşam yolunu gösterir.
24Seni kötü kadından,
Başka birinin karısının yaltaklanan dilinden
Koruyacak olan bunlardır.
25Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın,
Bakışları seni tutsak etmesin.
26Çünkü fahişe yüzünden insan bir lokma ekmeğe muhtaç kalırb,
Başkasının karısıyla yatmak da kişinin canına mal olur.
27İnsan koynuna ateş alır da,
Giysisi yanmaz mı?
28Korlar üzerinde yürür de,
Ayakları kavrulmaz mı?
29Başkasının karısıyla yatan adamın durumu budur.
Böyle bir ilişkiye giren cezasız kalmaz.
30Aç hırsız karnını doyurmak için çalıyorsa,
Kimse onu hor görmez.
31Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda;
Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.
32Zina eden adam sağduyudan yoksundur.
Yaptıklarıyla kendini yok eder.
33Payına düşen dayak ve onursuzluktur,
Asla kurtulamaz utançtan.
34Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır,
Öç alırken acımasız olur.
35Hiçbir fidye kabul etmez,
Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla.
7
1Oğlum, sözlerimi yerine getir,
Aklında tut buyruklarımı.
2Buyruklarımı yerine getir ki, yaşayasın.
Öğrettiklerimi gözünün bebeği gibi koru.
3Onları yüzük gibi parmaklarına geçir,
Yüreğinin levhasına yaz.
4Bilgeliğe, “Sen kızkardeşimsin”,
Akla, “Akrabamsın” de.
5Zina eden kadından,
Yaltaklanan ahlaksız kadından seni koruyacak olan bunlardır.
6Evimin penceresinden,
Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,
7Bir sürü toy gencin arasında,
Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.
8-9Akşamüzeri, alaca karanlıkta,
Akşam karanlığı çökerken,
O kadının oturduğu sokağa saptığını,
Onun evine yöneldiğini gördüm.
10Derken kadın onu karşıladı,
Fahişe kılığıyla sinsice.
11Yaygaracı, dik başlı biriydi kadın.
Bir an bile durmaz evde.
12Kâh sokakta, kâh meydanlardadır.
Sokak başlarında pusuya yatar.
13Delikanlıyı tutup öptü,
Yüzü kızarmadan ona şöyle dedi:
14“Esenlik kurbanlarımı kesmek zorundaydım,
Adak sözümü bugün yerine getirdim.
15Bunun için seni karşılamaya, seni aramaya çıktım,
İşte buldum seni!
16Döşeğime Mısır ipliğinden dokunmuş
Renkli örtüler serdim.
17Yatağıma mür*, öd
Ve tarçın serptim.
18Haydi gel, sabaha dek doya doya sevişelim,
Aşktan zevk alalım.
19Kocam evde değil,
Uzun bir yolculuğa çıktı.
20Yanına para torbasını aldı,
Dolunaydan önce eve dönmeyecek.”
21Onu bir sürü çekici sözlerle baştan çıkardı,
Tatlı diliyle peşinden sürükledi.
22Kesimevine götürülen öküz gibi
Hemen izledi onu delikanlı;
Tuzağa düşen geyik gibi,
23Ciğerini bir ok delene kadar;
Kapana koşan bir kuş gibi,
Bunun yaşamına mal olacağını bilmeden.
24Çocuklarım, şimdi dinleyin beni,
Kulak verin söylediklerime,
25Sakın o kadına gönül vermeyin,
Onun yolundan gitmeyin.
26Yere serdiği bir sürü kurbanı var,
Öldürdüğü kişilerin sayısı pek çok.
27Ölüler diyarına giden yoldur onun evi,
Ölüm odalarına götürür.
8
Bilgeliğe Kulak Ver
1*Bilgelik çağırıyor,
Akıl sesini yükseltiyor.
2Yol kenarındaki tepelerin başında,
Yolların birleştiği yerde duruyor o.
3Kentin girişinde, kapıların yanında,
Sesini yükseltiyor:
4“Ey insanlar, size sesleniyorum,
Çağrım insan soyunadır!
5Ey bön kişiler, ihtiyatlı olmayı öğrenin;
Sağduyulu olmayı öğrenin, ey akılsızlar!
6Söylediğim yetkin sözleri dinleyin,
Ağzımı doğruları söylemek için açarım.
7Ağzım gerçeği duyurur,
Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.
8Ağzımdan çıkan her söz doğrudur,
Yoktur eğri ya da sapık olanı.
9Apaçıktır hepsi anlayana,
Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların.
10Gümüş yerine terbiyeyi,
Saf altın yerine bilgiyi edinin.
11Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir,
Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.
12Ben bilgelik olarak ihtiyatı kendime konut edindim.
Bilgi ve sağgörü bendedir.
13RAB'den korkmak kötülükten nefret etmek demektir.
Kibirden, küstahlıktan,
Kötü yoldan, sapık ağızdan nefret ederim.
14Öğüt ve sağlam karar bana özgüdür.
Akıl ve güç kaynağı benim.
15Krallar sayemde egemenlik sürer,
Hükümdarlar adil kurallar koyar.
16Önderler, adaletle yöneten soylular
Sayemde yönetirler.
17Beni sevenleri ben de severim,
Gayretle arayan beni bulur.
18Zenginlik ve onur,
Kalıcı değerler ve bolluk bendedir.
19Meyvem altından, saf altından,
Ürünüm seçme gümüşten daha iyidir.
20Doğruluk yolunda,
Adaletin izinden yürürüm.
21Böylelikle, beni sevenleri servet sahibi yapar,
Hazinelerini doldururum.
22*RAB yaratma işine başladığında
İlk beni yarattı,
23Dünya var olmadan önce,
Ta başlangıçta, öncesizlikte yerimi aldım.
24Enginler yokken,
Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.
25-26Dağlar daha oluşmadan,
Tepeler belirmeden,
RAB dünyayı, kırları
Ve dünyadaki toprağın zerresini yaratmadan doğdum.
27RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım,
Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,
28Bulutları oluşturduğunda,
Denizin kaynaklarını güçlendirdiğinde,
29Sular buyruğundan öte geçmesinler diye
Denize sınır çizdiğinde,
Dünyanın temellerini pekiştirdiğinde,
30Baş mimar olarak O'nun yanındaydım.
Gün be gün sevinçle dolup taştım,
Huzurunda hep coştum.
31O'nun dünyası mutluluğum,
İnsanları sevincimdi.
32Çocuklarım, şimdi beni dinleyin:
Yolumu izleyenlere ne mutlu!
33Uyarılarımı dinleyin ve bilge kişiler olun,
Görmezlikten gelmeyin onları.
34Beni dinleyen,
Her gün kapımı gözleyen,
Kapımın eşiğinden ayrılmayan kişiye ne mutlu!
35Çünkü beni bulan yaşam bulur
Ve RAB'bin beğenisini kazanır.
36Beni gözardı edense kendine zarar verir,
Benden nefret eden, ölümü seviyor demektir.”
9
Bilgeliği mi, Akılsızlığı mı Seveceksin?
1Bilgelik kendi evini yaptı,
Yedi direğini yonttu.
2Hayvanlarını kesti,
Şarabını hazırlayıp sofrasını kurdu.
3Kentin en yüksek noktalarına gönderdiği
Hizmetçileri aracılığıyla herkesi çağırıyor:
4-5“Kim safsa buraya gelsin” diyor.
Sağduyudan yoksun olanlara da,
“Gelin, yiyeceklerimi yiyin,
Hazırladığım şaraptan için” diyor.
6“Saflığı bırakın da yaşayın,
Aklın yolunu izleyin.
7“Alaycıyı paylayan aşağılanmayı hak eder,
Kötü kişiyi azarlayan hakarete uğrar.
8Alaycıyı azarlama, yoksa senden nefret eder.
Bilge kişiyi azarlarsan, seni sever.
9Bilge kişiyi eğitirsen
Daha bilge olur,
Doğru kişiye öğretirsen bilgisini artırır.
10*RAB korkusudur bilgeliğin temeli.
Akıl Kutsal Olan'ı tanımaktır.
11Benim sayemde günlerin çoğalacak,
Ömrüne yıllar katılacak.
12Bilgeysen, bilgeliğinin yararı sanadır,
Alaycı olursan acısını yalnız sen çekersin.”
13Akılsız kadın yaygaracı
Ve saftır, hiçbir şey bilmez.
14-15Evinin kapısında,
Kentin en yüksek yerinde bir iskemleye oturur;
Yoldan geçenleri,
Kendi yollarından gidenleri çağırmak için,
16“Kim safsa buraya gelsin” der.
Sağduyudan yoksun olanlara da,
17“Çalıntı su tatlı,
Gizlice yenen yemek lezzetlidir” der.
18Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini,
Ona konuk olanlar
Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.
10
Doğrulukla Kötülüğün Karşılaştırılması
1Süleyman'ın özdeyişleri:
Bilge çocuk babasını sevindirir,
Akılsız çocuk annesini üzer.
2Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur,
Ama doğruluk ölümden kurtarır.
3RAB doğru kişiyi aç komaz,
Ama kötülerin isteğini boşa çıkarır.
4Tembel eller insanı yoksullaştırır,
Çalışkan el zengin eder.
5Aklı başında evlat ürünü yazın toplar,
Hasatta uyuyansa ailesinin yüzkarasıdır.
6Bereket doğru kişinin başına yağar,
Kötülerse zorbalıklarını sözle gizler.
7Doğrular övgüyle,
Kötüler nefretle anılır.
8Bilge kişi buyrukları kabul eder,
Çenesi düşük ahmaksa yıkıma uğrar.
9Dürüst kişi güvenlik içinde yaşar,
Ama hileli yoldan giden açığa vurulacaktır.
10Sinsice göz kırpan, acılara neden olur.
Çenesi düşük ahmak da yıkıma uğrarc.
11Doğru kişinin ağzı yaşam pınarıdır,
Kötülerse zorbalıklarını sözle gizlerler.
12*Nefret çekişmeyi azdırır,
Sevgi her suçu bağışlar.
13Akıllı kişinin dudaklarından bilgelik akar,
Ama sağduyudan yoksun olan sırtına kötek yer.
14Bilge kişi bilgi biriktirir,
Ahmağın ağzıysa onu yıkıma yaklaştırır.
15Zenginin serveti onun kalesidir,
Fakirin yoksulluğu ise onu yıkıma götürür.
16Doğru kişinin ücreti yaşamdır,
Kötünün geliriyse kendisine cezadır.
17Terbiyeye kulak veren yaşam yolunu bulur.
Uyarıları reddedense başkalarını yoldan saptırır.
18Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır.
İftira yayan akılsızdır.
19Çok konuşanın günahı eksik olmaz,
Sağduyulu kişiyse dilini tutar.
20Doğru kişinin dili saf gümüş gibidir,
Kötünün niyetleriyse değersizdir.
21Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler,
Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.
22RAB'bin bereketidir kişiyi zengin eden,
RAB buna dert katmaz.
23Kötülük akılsızlar için eğlence gibidir.
Aklı başında olanlar içinse bilgelik aynı şeydir.
24Kötü kişinin korktuğu başına gelir,
Doğru kişiyse dileğine erişir.
25Kasırga gelince kötü kişiyi silip götürür;
Ama doğru kişi sonsuza dek ayakta kalır.
26Dişler için sirke,
Gözler için duman neyse,
Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.
27RAB korkusu ömrü uzatır,
Kötülerin yıllarıysa kısadır.
28Doğrunun umudu onu sevindirir,
Kötünün beklentileriyse boşa çıkar.
29RAB'bin yolu dürüst için sığınak,
Fesatçı içinse yıkımdır.
30Doğru kişi hiçbir zaman sarsılmaz,
Ama kötüler ülkede kalamaz.
31Doğru kişinin ağzı bilgelik üretir,
Sapık dilse kesilir.
32Doğru kişinin dudakları söylenecek sözü bilir,
Kötünün ağzındansa sapık sözler çıkar.
11
1RAB hileli teraziden iğrenir,
Hilesiz tartıdansa hoşnut kalır.
2Küstahlığın ardından utanç gelir,
Ama bilgelik alçakgönüllülerdedir.
3Erdemlinin dürüstlüğü ona yol gösterir,
Hainin yalancılığıysa yıkıma götürür.
4Gazap günü servet işe yaramaz,
Oysa doğruluk ölümden kurtarır.
5Dürüst insanın doğruluğu onun yolunu düzler,
Kötü kişiyse kötülüğü yüzünden yıkılıp düşer.
6Erdemlinin doğruluğu onu kurtarır,
Ama haini kendi hırsı ele verir.
7Kötü kişi öldüğünde umutları yok olur,
Güvendiği güç de biter.
8Doğru kişi sıkıntıdan kurtulur,
Onun yerine sıkıntıyı kötü kişi çeker.
9Tanrısız kişi başkalarını ağzıyla yıkıma götürür,
Oysa doğrular bilgi sayesinde kurtulur.
10Doğruların başarısına kent bayram eder,
Kötülerin ölümüne sevinç çığlıkları atılır.
11Dürüstlerin kutsamasıyla kent gelişir,
Ama kötülerin ağzı kenti yerle bir eder.
12Başkasını küçük gören sağduyudan yoksundur,
Akıllı kişiyse dilini tutar.
13Dedikoducu sır saklayamaz,
Oysa güvenilir insan sırdaş olur.
14Yol göstereni olmayan ulus düşer,
Danışmanı bol olan zafere gider.
15Yabancıya kefil olan mutlaka zarar görür,
Kefaletten kaçınan güvenlik içinde yaşar.
16Sevecen kadın onurç,
Zorbalarsa yalnızca servet kazanır.
17İyilikseverin yararı kendinedir,
Gaddarsa kendi başına bela getirir.
18Kötü kişinin kazancı aldatıcıdır,
Doğruluk ekenin ödülüyse güvenlidir.
19Yürekten doğru olan yaşama kavuşur,
Kötülüğün ardından giden ölümünü hazırlar.
20RAB sapık yürekliden iğrenir,
Dürüst yaşayandan hoşnut kalır.
21Bilin ki, kötü kişi cezasız kalmaz,
Doğruların soyuysa kurtulur.
22Sağduyudan yoksun kadının güzelliği,
Domuzun burnundaki altın halkaya benzer.
23Doğruların isteği hep iyilikle sonuçlanır,
Kötülerin umutlarıysa gazapla.
24Eliaçık olan daha çok kazanır,
Hak yiyenin sonuysa yoksulluktur.
25Cömert olan bolluğa erecek,
Başkasına su verene su verilecek.
26Halk buğday istifleyeni lanetler,
Ama buğday satanı kutsar.
27İyiliği amaç edinen beğeni kazanır,
Kötülüğü amaç edinense kötülüğe uğrar.
28Zenginliğine güvenen tepetaklak gidecek,
Oysa doğrular dalındaki yaprak gibi gelişecek.
29Ailesine sıkıntı çektirenin mirası yeldir,
Ahmaklar da bilgelerin kulu olur.
30Doğru kişinin işleri yaşam ağacının meyvesine benzer,
Bilge kişi insanları kazanır.
31*Bu dünyada doğru kişi bile cezalandırılırsa,
Kötülerle günahlıların cezalandırılacağı kesindir.
12
1Terbiye edilmeyi seven bilgiyi de sever,
Azarlanmaktan nefret eden budaladır.
2İyi kişi RAB'bin lütfuna erer,
Ama düzenbazı RAB mahkûm eder.
3Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz,
Ama doğruların kökü kazılamaz.
4Erdemli kadın kocasının tacıdır,
Edepsiz kadınsa kocasını yer bitirir.
5Doğruların tasarıları adil,
Kötülerin öğütleri aldatıcıdır.
6Kötülerin sözleri ölüm tuzağıdır,
Doğruların konuşmasıysa onları kurtarır.
7Kötüler yıkılıp yok olur,
Doğru kişinin evi ayakta kalır.
8Kişi sağduyusu oranında övülür,
Çarpık düşünceliyse küçümsenir.
9Köle sahibi olup aşağılanan
Büyüklük taslayıp ekmeğe muhtaç olandan yeğdir.
10Doğru kişi hayvanıyla ilgilenir,
Ama kötünün sevecenliği bile zalimcedir.
11Toprağını işleyenin ekmeği bol olur,
Hayal peşinde koşansa sağduyudan yoksundur.
12Kötü kişi kötülerin ganimetini ister,
Ama doğru kişilerin kökü ürün verir.
13Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır,
Ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır.
14İnsan ağzının ürünüyle iyiliğe doyar,
Elinin emeğine göre de karşılığını alır.
15Ahmağın yolu kendi gözünde doğrudur,
Bilge kişiyse öğüde kulak verir.
16Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder,
Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.
17Dürüst tanık doğruyu söyler,
Yalancı tanıksa hile solur.
18Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser,
Bilgelerin diliyse şifa verir.
19Gerçek sözler sonsuza dek kalıcıdır,
Oysa yalanın ömrü bir anlıktır.
20Kötülük tasarlayanın yüreği hileci,
Barışı öğütleyenin yüreğiyse sevinçlidir.
21Doğru kişiye hiç zarar gelmez,
Kötünün başıysa beladan kurtulmaz.
22RAB yalancı dudaklardan iğrenir,
Ama gerçeğe uyanlardan hoşnut kalır.
23İhtiyatlı kişi bilgisini kendine saklar,
Oysa akılsızın yüreği ahmaklığını ilan eder.
24Çalışkanların eli egemenlik sürer,
Tembellikse köleliğe götürür.
25Kaygılı yürek insanı çökertir,
Ama güzel söz sevindirir.
26Doğru kişi arkadaşına da yol gösterir,
Kötünün tuttuğu yolsa kendini saptırır.
27Tembel kişi işini bitirmezd,
Oysa çalışkan değerli bir servet kazanır.
28Doğru yol yaşam kaynağıdır,
Bu yol ölümsüzlüğe götürür.
13
1Bilge kişi terbiye edilmeyi sever,
Alaycı kişi azarlansa da aldırmaz.
2İyi insan ağzından çıkan sözler için ödüllendirilir,
Ama hainlerin soluduğu zorbalıktır.
3Dilini tutan canını korur,
Ama boşboğazın sonu yıkımdır.
4Tembel canının çektiğini elde edemez,
Çalışkanın istekleriyse tümüyle yerine gelir.
5Doğru kişi yalandan nefret eder,
Kötünün sözleriyse iğrençtir, yüzkarasıdır.
6Doğruluk dürüst yaşayanı korur,
Kötülük günahkârı yıkar.
7Kimi hiçbir şeyi yokken kendini zengin gösterir,
Kimi serveti çokken kendini yoksul gösterir.
8Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur,
Oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz.
9Doğruların ışığı parlak yanar,
Kötülerin çırası söner.
10Kibirden ancak kavga çıkar,
Öğüt dinleyense bilgedir.
11Havadan kazanılan para yok olur,
Azar azar biriktirenin serveti çok olur.
12Ertelenen umut hayal kırıklığına uğratır,
Yerine gelen dilekse yaşam verir.
13Uyarılara kulak asmayan bedelini öder,
Buyruklara saygılı olansa ödülünü alır.
14Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır,
İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.
15Sağduyulu davranış saygınlık kazandırır,
Hainlerin yoluysa yıkıma götürüre.
16İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar,
Akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler.
17Kötü ulak belaya düşer,
Güvenilir elçiyse şifa getirir.
18Terbiye edilmeye yanaşmayanı
Yokluk ve utanç bekliyor,
Ama azara kulak veren onurlandırılır.
19Yerine getirilen dilek mutluluk verir.
Akılsız kötülükten uzak kalamaz.
20Bilgelerle oturup kalkan bilge olur,
Akılsızlarla dost olansa zarar görür.
21Günahkârın peşini felaket bırakmaz,
Doğruların ödülüyse gönençtir.
22İyi kişi torunlarına miras bırakır,
Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.
23Yoksulun tarlası bol ürün verebilir,
Ama haksızlık bunu alıp götürür.
24Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir.
Seven baba özenlef terbiye eder.
25Doğru kişinin yeterince yiyeceği vardır,
Kötünün karnıysa aç kalır.
14
1Bilge kadın evini yapar,
Ahmak kadın evini kendi eliyle yıkar.
2Doğru yolda yürüyen, RAB'den korkar,
Yoldan sapan, RAB'bi hor görür.
3Ahmağın sözleri sırtına kötektir,
Ama bilgenin dudakları kendisini korur.
4Öküz yoksa yemlik boş kalır,
Çünkü bol ürünü sağlayan öküzün gücüdür.
5Güvenilir tanık yalan söylemez,
Yalancı tanıksa yalan solur.
6Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz,
Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.
7Akılsız kişiden uzak dur,
Çünkü sana öğretecek bir şeyi yok.
8İhtiyatlı kişinin bilgeliği, ne yapacağını bilmektir,
Akılsızların ahmaklığıysa aldanmaktır.
9Ahmaklar suç sunusuylag alay eder,
Dürüstler ise iyi niyetlidir.
10Yürek kendi acısını bilir,
Sevinciniyse kimse paylaşmaz.
11Kötü kişinin evi yerle bir edilecek,
Doğru kişinin konutuysa bayındır olacak.
12*Öyle yol var ki, insana düz gibi görünür,
Ama sonu ölümdür.
13Gülerken bile yürek sızlayabilir,
Sevinç bitince acı yine görünebilir.
14Yüreği dönek olan tuttuğu yolun,
İyi kişi de yaptıklarının ödülünü alacaktır.
15Saf kişi her söze inanır,
İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar.
16Bilge kişi korktuğu için kötülükten uzaklaşır,
Akılsızsa büyüklük taslayıp kendine güvenir.
17Çabuk öfkelenen ahmakça davranır,
Düzenbazdan herkes nefret eder.
18Saf kişilerin mirası akılsızlıktır,
İhtiyatlı kişilerin tacı ise bilgidir.
19Alçaklar iyilerin önünde,
Kötüler doğruların kapısında eğilirler.
20Komşusu bile yoksulu sevmez,
Oysa zenginin dostu çoktur.
21Komşuyu hor görmek günahtır,
Ne mutlu mazluma lütfedene!
22Kötülük tasarlayan yolunu şaşırmaz mı?
Oysa iyilik tasarlayan sevgi ve sadakat kazanır.
23Her emek kazanç getirir,
Ama boş lakırdı yoksulluğa götürür.
24Bilgelerin tacı servetleridir,
Akılsızlarsa ahmaklıklarıyla tanınırh.
25Dürüst tanık can kurtarır,
Yalancı tanık aldatıcıdır.
26RAB'den korkan tam güvenliktedir,
RAB onun çocuklarına da sığınak olacaktır.
27RAB korkusu yaşam kaynağıdır,
İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.
28Kralın yüceliği halkının çokluğuna bağlıdır,
Halk yok olursa hükümdar da mahvolur.
29Geç öfkelenen akıllıdır,
Çabuk sinirlenen ahmaklığını gösterir.
30Huzurlu yürek bedenin yaşam kaynağıdır,
Hırs ise insanı için için yer bitirir.
31Muhtacı ezen, Yaradanı'nı hor görüyor demektir.
Yoksula acıyansa Yaradan'ı yüceltir.
32Kötü kişi uğradığı felaketle yıkılır,
Doğru insanın ölümde bile sığınacak yeri var.
33Bilgelik akıllı kişinin yüreğinde barınır,
Akılsızlar arasında bile kendini belli eder.
34Doğruluk bir ulusu yüceltir,
Oysa günah herhangi bir halk için utançtır.
35Kral sağduyulu kulunu beğenir,
Utanç getirene öfkelenir.
15
1Yumuşak yanıt gazabı yatıştırır,
Oysa yaralayıcı söz öfkeyi alevlendirir.
2Bilgenin dili bilgiyi iyi kullanır,
Akılsızın ağzındansa ahmaklık akar.
3RAB'bin gözü her yerde olanı görür,
Kötüleri de iyileri de gözler.
4Okşayıcı dil yaşam verirı,
Çarpık dilse ruhu yaralar.
5Ahmak babasının uyarılarını küçümser,
İhtiyatlı kişi azara kulak verir.
6Doğru kişinin evi büyük hazine gibidir,
Kötünün geliriyse sıkıntı kaynağıdır.
7Bilgelerin dudakları bilgi yayar,
Ama akılsızların yüreği öyle değildir.
8RAB kötülerin kurbanından iğrenir,
Ama doğruların duası O'nu hoşnut eder.
9RAB kötü kişinin yolundan iğrenir,
Doğruluğun ardından gideni sever.
10Yoldan sapan şiddetle cezalandırılır
Ve azarlanmaktan nefret eden ölüme gider.
11RAB, ölüm ve yıkım diyarında olup biteni bilir,
Nerde kaldı ki insanın yüreği!
12Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz,
Bilgelere gidip danışmaz.
13Mutlu yürek yüzü neşelendirir,
Acılı yürek ruhu ezer.
14Akıllı yürek bilgi arar,
Akılsızın ağzıysa ahmaklıkla beslenir.
15Mazlumun bütün günleri sıkıntı doludur,
Mutlu bir yürekse sahibine sürekli ziyafettir.
16Yoksul olup RAB'den korkmak,
Zengin olup kaygı içinde yaşamaktan yeğdir.
17Sevgi dolu bir ortamdaki sebze yemeği,
Nefret dolu bir ortamdaki besili danadan yeğdir.
18Huysuz kişi çekişme yaratır,
Sabırlı kişi kavgayı yatıştırır.
19Tembelin yolu dikenli çit gibidir,
Doğrunun yoluysa ana caddeye benzer.
20Bilge çocuk babasını sevindirir,
Akılsız çocuksa annesini küçümser.
21Sağduyudan yoksun kişi ahmaklığıyla sevinir,
Ama akıllı insan dürüst bir yaşam sürer.
22Karşılıklı danışılmazsa tasarılar boşa çıkar,
Danışmanların çokluğuyla başarıya ulaşılır.
23Uygun yanıt sahibini mutlu eder,
Yerinde söylenen söz ne güzeldir!
24Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır,
Bu da ölüler diyarına inmesini önler.
25RAB kibirlinin evini yıkar,
Dul kadının sınırını korur.
26RAB kötünün tasarılarından iğrenir,
Temiz düşüncelerden hoşnut kalıri.
27Kazanca düşkün kişi kendi evine sıkıntı verir,
Rüşvetten nefret edense rahat yaşar.
28Doğru kişinin aklı yanıtını iyi tartar,
Kötünün ağzı kötülük saçar.
29RAB kötülerden uzak durur,
Oysa doğruların duasını duyar.
30Gülen gözler yüreği sevindirir,
İyi haber bedeni ferahlatır.
31Yaşam veren uyarıları dinleyen,
Bilgeler arasında konaklar.
32Terbiyeden kaçan kendine zarar verir,
Azara kulak verense sağduyu kazanır.
33RAB korkusu bilgelik öğretir,
Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur.
16
1İnsan aklıyla çok şey tasarlayabilir,
Ama dilin vereceği yanıt RAB'dendir.
2İnsan her yaptığını temiz sanır,
Ama niyetlerini tartan RAB'dir.
3Yapacağın işleri RAB'be emanet et,
O zaman tasarıların gerçekleşir.
4RAB her şeyi amacına uygun yapar,
Kötü kişinin yıkım gününü de O hazırlar.
5RAB yüreği küstah olandan iğrenir,
Bilin ki, öyleleri cezasız kalmaz.
6Sevgi ve bağlılık suçları bağışlatır,
RAB korkusu insanı kötülükten uzaklaştırır.
7RAB kişinin yaşayışından hoşnutsa
Düşmanlarını bile onunla barıştırır.
8Doğrulukla kazanılan az şey
Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.
9Kişi yüreğinde gideceği yolu tasarlar,
Ama adımlarını RAB yönlendirir.
10Tanrı buyruklarını kralın ağzıyla açıklar,
Bu nedenle kral adaleti çiğnememelidir.
11Doğru terazi ve baskül RAB'bindir,
Bütün tartı ağırlıklarını O belirler.
12Krallar kötülükten iğrenir,
Çünkü tahtın güvencesi adalettir.
13Kral doğru söyleyenden hoşnut kalır,
Dürüst konuşanı sever.
14Kralın öfkesi ölüm habercisidir,
Ama bilge kişi onu yatıştırır.
15Kralın yüzü gülüyorsa, yaşam demektir.
Lütfu son yağmuru getiren bulut gibidir.
16Bilgelik kazanmak altından daha değerlidir,
Akla sahip olmak da gümüşe yeğlenir.
17Dürüstlerin tuttuğu yol kötülükten uzaklaştırır,
Yoluna dikkat eden, canını korur.
18Gururun ardından yıkım,
Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.
19Mazlumlar arasında alçakgönüllü biri olmak,
Kibirlilerle çapul malı paylaşmaktan iyidir.
20Öğüde kulak veren başarıya ulaşır,
RAB'be güvenen mutlu olur.
21Bilge yüreklilere akıllı denir,
Tatlı söz ikna gücünü artırır.
22Sağduyu, sahibine yaşam kaynağı,
Ahmaklıksa ahmaklara cezadır.
23Bilgenin aklı diline yön verir,
Dudaklarının ikna gücünü artırır.
24Hoş sözler petek balı gibidir,
Cana tatlı ve bedene şifadır.
25*Öyle yol var ki, insana düz gibi görünür,
Ama sonu ölümdür.
26Emekçinin iştahıdır onu çalıştıran,
Çünkü açlığı onu kamçılar.
27Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar,
Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.
28Huysuz kişi çekişmeyi körükler,
Dedikoducu can dostları ayırır.
29Zorba kişi başkalarını ayartır
Ve onları olumsuz yola yöneltir.
30Göz kırpmak düzenbazlığa,
Sinsi gülücükler kötülüğe işarettir.
31Ağarmış saçlar onur tacıdır,
Doğru yaşayışla kazanılır.
32Sabırlı kişi yiğitten üstündür,
Kendini denetleyen de kentler fethedenden üstündür.
33İnsan kura atar,
Ama her kararı RAB verir.
17
1Huzur içinde kuru bir lokma,
Kavga ve ziyafet dolu evden iyidir.
2Sağduyulu köle,
Ailesini utanca sokan oğula egemen olur
Ve kardeşlerle birlikte mirastan pay alır.
3Altın ocakta, gümüş potada arıtılır,
Yüreği arıtansa RAB'dir.
4Kötü kişi fesat yüklü dudakları dinler,
Yalancı da yıkıcı dile kulak verir.
5Yoksulla alay eden, onu yaratanı hor görür.
Felakete sevinen cezasız kalmaz.
6Torunlar yaşlıların tacıdır,
Çocukların övüncü anne babalarıdır.
7Kurumlu sözler ahmağa nasıl yakışmazsa,
Soyluya da yalancı dudaklar hiç yakışmaz.
8Sahibinin gözünde rüşvet bir tılsımdır.
Ne yapsa başarılı olur.
9Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar,
Olayı diline dolayansa can dostları ayırır.
10Akıllı kişiyi azarlamak,
Akılsıza yüz darbe vurmaktan etkilidir.
11Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir,
Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.
12Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak,
Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.
13İyiliğin karşılığını kötülükle ödeyenin
Evinden kötülük eksik olmaz.
14Kavganın başlangıcı su sızıntısına benzer,
Bir patlamaya yol açmadan çekişmeyi bırak.
15Kötüyü aklayan da, doğruyu mahkûm eden de
RAB'bi tiksindirir.
16Akılsız biri bilgelik satın almak için niye para harcasın?
Zaten sağduyudan yoksun!
17Dost her zaman sever,
Kardeş sıkıntılı günde belli olur.
18Sağduyudan yoksun kişi el sıkışıp
Başkasına kefil olur.
19Başkaldırıyı seven kavgayı sever,
Kapısını yüksek yapan yıkımına davetiye çıkarır.
20Sapık yürekli kişi iyilik beklememeli.
Diliyle aldatan da belaya düşer.
21Akılsız kendisini doğurana derttir,
Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.
22İç ferahlığı sağlık getirir,
Ezik ruh ise bedeni yıpratır.
23Kötü kişi adaleti saptırmak için
Gizlice rüşvet alır.
24Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz,
Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.
25Akılsız çocuk babasına üzüntü,
Annesine acı verir.
26Ne suçsuza ceza kesmek iyidir,
Ne de görevliyi dürüst davrandığı için dövmek...
27Bilgili kişi az konuşur,
Akıllı kişi sakin ruhludur.
28Çenesini tutup susan ahmak bile
Bilge ve akıllı sayılır.
18
1Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir,
İyi öğüde hep karşı çıkar.
2Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok
Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.
3Kötülüğü aşağılanma,
Ayıbı utanç izler.
4Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir,
Bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu.
5Kötüyü kayırmak da,
Suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir.
6Akılsızın dudakları çekişmeye yol açar,
Ağzı da dayağı davet eder.
7Akılsızın ağzı kendisini mahveder,
Dudakları da canına tuzaktır.
8Dedikodu tatlı lokma gibidir,
İnsanın ta içine işler.
9İşini savsaklayan kişi
Yıkıcıya kardeştir.
10RAB'bin adı güçlü kuledir,
Ona sığınan doğru kişi için korunaktır.
11Zengin servetini bir kale,
Aşılmaz bir sur sanır.
12Yürekteki gururu düşüş,
Alçakgönüllülüğü ise onur izler.
13Dinlemeden yanıt vermek
Ahmaklık ve utançtır.
14İnsanın ruhu hastalıkta ona destektir.
Ama ezik ruh nasıl dayanabilir?
15Akıllı kişi bilgiyi satın alır,
Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.
16Armağan, verenin yolunu açar
Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.
17Duruşmada ilk konuşan haklı görünür,
Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.
18Kura çekişmeleri sona erdirir,
Güçlü rakipleri uzlaştırır.
19Gücenmiş kardeş surlu kentten daha zor elde edilir.
Çekişme sürgülü kale kapısı gibidir.
20İnsanın karnı ağzının meyvesiyle,
Dudaklarının ürünüyle doyar.
21Dil ölüme de götürebilir, yaşama da;
Konuşmayı seven, dilin meyvesine katlanmak zorundadır.
22İyi bir eş bulan iyilik bulur
Ve RAB'bin lütfuna erer.
23Yoksul acınma dilenir,
Zenginin yanıtıysa serttir.
24Yıkıma götüren dostlar vardırj,
Ama öyle dost var ki, kardeşten yakındır insana.
19
1Dürüst yaşayan bir yoksul olmak,
Yalancı bir akılsız olmaktan yeğdir.
2Bilgisiz heves işe yaramaz,
Acelecilik insanı yanılgıya düşürür.
3İnsanın ahmaklığı yaşamını yıkar,
Yine de içinden RAB'be öfkelenir.
4Zenginlik dost üstüne dost kazandırır.
Oysa yoksulun dostu onu yüzüstü bırakır.
5Yalancı tanık cezasız kalmaz,
Yalan soluyan kurtulamaz.
6Birçokları önemli kişinin gözüne girmek
Ve eli açık olanın dostu olmak ister.
7Yoksulun akrabaları bile onu sevmezse,
Dostlarının ondan uzak duracağı daha da kesindir.
Ne kadar yalvarsa ona yaklaşmazlar.
8Sağduyulu olan canını sever,
Aklı izleyen bolluğa kavuşur.
9Yalancı tanık cezasız kalmaz,
Yalan soluyan yok olur.
10Akılsızın gösterişli bir yaşam sürmesi uygun değilse,
Kölelerin önderlere egemen olması
Hiç uygun değildir.
11Sağduyulu kişi sabırlıdır,
Kusurları hoş görmesi ona onur kazandırır.
12Kralın öfkesi genç aslanın kükreyişine benzer,
Lütfuysa otların üzerine düşen çiy gibidir.
13Akılsız çocuk babasının başına beladır,
Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.
14Ev ve servet babadan mirastır,
Ama sağduyulu kadın RAB'bin armağanıdır.
15Tembellik insanı uyuşukluğa iter,
Haylaz kişi de aç kalır.
16Tanrı buyruğuna uyan canını korur,
Gitmesi gereken yolları umursamayan ölür.
17Yoksula acıyan kişi RAB'be ödünç vermiş olur,
Yaptığı iyilik için RAB onu ödüllendirir.
18Henüz umut varken çocuğunu eğit,
Onun yıkımına neden olma.
19Huysuz insan cezasını çekmelidir.
Onu bir kere kurtarsan da, hep aynı şeyi yapman gerekir.
20Öğüde kulak ver, terbiyeyi kabul et ki,
Ömrünün kalan kısmı boyunca bilge olasın.
21İnsan yüreğinde çok şey tasarlar,
Ama gerçekleşen, RAB'bin amacıdır.
22İnsandan istenen vefadır,
Yoksul olmak yalancı olmaktan yeğdir.
23RAB korkusu
Doygun ve dertsiz bir yaşama kavuşturur.
24Tembel sahana daldırdığı elini
Ağzına geri götürmek bile istemez.
25Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır,
Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.
26Babasına saldıran, annesini kovan çocuk,
Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.
27Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan,
Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.
28Niyeti bozuk tanık adaletle eğlenir,
Kötülerin ağzı fesatla beslenir.
29Alaycılar için ceza,
Akılsızların sırtı için kötek hazırdır.
20
1Şarap insanı alaycı, içki gürültücü yapar,
Onun etkisiyle yoldan sapan bilge değildir.
2Kralın öfkesi genç aslanın kükreyişine benzer,
Onu kızdıran canından olur.
3Kavgadan kaçınmak insan için onurdur,
Oysa her ahmak tartışmaya hazırdır.
4Sonbaharda çift sürmeyen tembel,
Hasatta aradığını bulamaz.
5İnsanın niyetleri derin bir kuyunun suları gibidir,
Akıllı kişi onları açığa çıkarır.
6İnsanların çoğu, “Vefalıyım” der.
Ama sadık birini kim bulabilir?
7Doğru ve dürüst bir babaya
Sahip olan çocuklara ne mutlu!
8Yargı kürsüsünde oturan kral,
Kötülüğü gözleriyle ayıklar.
9Kim, “Yüreğimi pak kıldım,
Günahımdan arındım” diyebilir?
10RAB hileli tartıdan da, hileli ölçüden de tiksinir.
11Çocuk bile eylemleriyle kendini belli eder,
Yaptıkları pak ve doğru mu, değil mi, anlaşılır.
12İşiten kulağı da gören gözü de
RAB yaratmıştır.
13Uykuyu seversen yoksullaşırsın,
Uyanık durursan ekmeğin bol olur.
14Alıcı, “İşe yaramaz, işe yaramaz” der,
Ama alıp gittikten sonra aldığıyla övünür.
15Bol bol altının, mücevherin olabilir,
Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir.
16Tanımadığı birine kefil olanın giysisini al;
Bir yabancı için yapıyorsa bunu,
Giysisini rehin tut.
17Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir,
Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.
18Tasarılarını danışarak yap,
Yöntemlere uyarak savaş.
19Dedikoducu sır saklayamaz,
Bu nedenle ağzı gevşek olanla arkadaşlık etme.
20Annesine ya da babasına sövenin
Işığı zifiri karanlıkta sönecek.
21Tez elde edilen mirasın
Sonu bereketli olmaz.
22“Bu kötülüğü sana ödeteceğim” deme;
RAB'bi bekle, O seni kurtarır.
23RAB hileli tartıdan tiksinir,
Hileli teraziden hoşlanmaz.
24İnsanın adımlarını RAB yönlendirir;
Öyleyse insan tuttuğu yolu nasıl anlayabilir?
25Düşünmeden adakta bulunmak
Sakıncalıdır.
26Bilge kral kötüleri ayıklar,
Harman döver gibi cezalandırır.
27İnsanın ruhu RAB'bin ışığıdır,
İç varlığın derinliklerine işler.
28Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir.
Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir.
29Gençlerin görkemi güçleri,
Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.
30Yaralayan darbeler kötülüğü temizler,
Kötek iç varlığın derinliklerini paklar.
21
1Kralın yüreği RAB'bin elindedir,
Kanaldaki su gibi onu istediği yöne çevirir.
2İnsan izlediği her yolun doğru olduğunu sanır,
Ama niyetlerini tartan RAB'dir.
3RAB kendisine kurban sunulmasından çok,
Doğruluğun ve adaletin yerine getirilmesini ister.
4Küstah bakışlar ve kibirli yürek
Kötülerin çırası ve günahıdır.
5Çalışkanın tasarıları hep bollukla,
Her türlü acelecilik hep yoklukla sonuçlanır.
6Yalan dolanla yapılan servet,
Sis gibi geçicidir ve ölüm tuzağıdır.
7Kötülerin zorbalığı kendilerini süpürüp götürür,
Çünkü doğru olanı yapmaya yanaşmazlar.
8Suçlunun yolu dolambaçlı,
Pak kişinin yaptıklarıysa dosdoğrudur.
9Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa,
Damın köşesinde oturmak yeğdir.
10Kötünün can attığı kötülüktür,
Hiç kimseye acımaz.
11Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır,
Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.
12Adil Olan, kötünün evini dikkatle gözler
Ve kötüleri yıkıma uğratır.
13Yoksulun feryadına kulağını tıkayanın
Feryadına yanıt verilmeyecektir.
14Gizlice verilen armağan öfkeyi,
Koyna sokuşturulan rüşvet de kızgın gazabı yatıştırır.
15Hak yerine gelince doğru kişi sevinir,
Fesatçı dehşete düşer.
16Sağduyudan uzaklaşan,
Kendini ölüler arasında bulur.
17Zevkine düşkün olan yoksullaşır,
Şaraba ve zeytinyağına düşkün kişi de zengin olmaz.
18Kötü kişi doğru kişinin fidyesidir,
Hain de dürüstün.
19Çölde yaşamak,
Can sıkıcı ve kavgacı kadınla yaşamaktan yeğdir.
20Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur,
Akılsızsa malını har vurup harman savurur.
21Doğruluğun ve sevginin ardından koşan,
Yaşam, gönenç ve onur bulur.
22Bilge kişi güçlülerin kentine saldırıp
Güvendikleri kaleyi yıkar.
23Ağzını ve dilini tutan
Başını beladan korur.
24Gururlu, küstah ve alaycı:
Bunlar kas kas kasılan insanın adlarıdır.
25Tembelin isteği onu ölüme götürür,
Çünkü elleri çalışmaktan kaçınır;
26Bütün gün isteklerini sıralar durur,
Oysa doğru kişi esirgemeden verir.
27Kötülerin sunduğu kurban iğrençtir,
Hele bunu kötü niyetle sunarlarsa.
28Yalancı tanık yok olur,
Dinlemeyi bilenin tanıklığıysa inandırıcıdır.
29Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir,
Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.
30RAB'be karşı başarılı olabilecek
Bilgelik, akıl ve tasarı yoktur.
31At savaş günü için hazır tutulur,
Ama zafer sağlayan RAB'dir.
22
1İyi ad büyük servetten,
Saygınlık gümüş ve altından yeğdir.
2Zenginle yoksulun ortak yönü şu:
Her ikisini de RAB yarattı.
3İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır,
Bönse öne atılır ve zarar görür.
4Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü,
Zenginlik, onur ve yaşamdır.
5Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur.
Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.
6Çocuğu tutması gereken yola göre yetiştir,
Yaşlandığında o yoldan ayrılmaz.
7Zengin yoksullara egemen olur,
Borç alan borç verenin kulu olur.
8Fesat eken dert biçer,
Gazabının değneği yok olur.
9Cömert olan kutsanır,
Çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır.
10Alaycıyı kov, kavga biter;
Çekişme ve aşağılamalar da sona erer.
11Yürek temizliğini ve güzel sözleri seven,
Kralın dostluğunu kazanır.
12RAB bilgiyi gözetip korur,
Hainin sözlerini ise altüst eder.
13Tembel der ki, “Dışarda aslan var,
Sokağa çıksam beni parçalar.”
14Sokak kadınının ağzı dipsiz çukur gibidir,
RAB'bin gazabına uğrayan oraya düşer.
15Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır,
Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır.
16Servetini büyütmek için yoksulu ezenle
Zengine armağan verenin sonu yoksulluktur.
Bilgeden Otuz Öğüt
17Kulak ver, bilgelerin sözlerini dinle,
Öğrettiğimi zihnine işle.
18Sözlerimi yüreğinde saklarsan mutlu olursun,
Onlar hep hazır olsun dudaklarında.
19RAB'be güvenmen için
Bugün bunları sana, evet sana da bildiriyorum.
20Senin için otuz sözk yazdım,
Bilgi ve öğüt sözleri...
21Öyle ki, güvenilir, doğru sözleri bilesin,
Böylece seni gönderene güvenilir yanıt verebilesin.
(1)l
22Yoksulu, yoksul olduğu için soymaya kalkma,
Düşkünü mahkemede ezme.
23Çünkü onların davasını RAB yüklenecek
Ve onları soyanların canını alacak.
(2)
24Huysuz kişiyle arkadaşlık etme;
Tez öfkelenenle yola çıkma.
25Yoksa onun yollarına alışır,
Kendini tuzağa düşmüş bulursun.
(3)
26El sıkışıp
Başkasının borcuna kefil olmaktan kaçın.
27Ödeyecek paran olmazsa,
Altındaki döşeğe bile el koyarlar.
(4)
28Atalarının belirlediği
Eski sınır taşlarının yerini değiştirme.
(5)
29İşinde usta birini görüyor musun?
Öylesi sıradan kişilere değil,
Krallara bile hizmet eder.
23
(6)
1Bir önderle yemeğe oturduğunda
Önüne konulana dikkat et.
2İştahına yenilecek olursan,
Daya bıçağı kendi boğazına.
3Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın,
Böyle yemeğin ardında hile olabilir.
(7)
4Zengin olmak için didinip durma,
Çıkar bunu aklından.
5Servet göz açıp kapayana dek yok olur,
Kanatlanıp kartal gibi göklere uçar.
(8)
6Cimrinin verdiği yemeği yeme,
Lezzetli yemeklerini çekmesin canın.
7Çünkü yediğin her şeyin hesabını tutar,
“Ye, iç” der sana,
Ama yüreği senden yana değildir.
8Yediğin azıcık yemeği kusarsın,
Söylediğin güzel sözler de boşa gider.
(9)
9Akılsıza öğüt vermeye kalkma,
Çünkü senin sözlerindeki sağduyuyu küçümser.
(10)
10Eski sınır taşlarının yerini değiştirme,
Öksüzlerin toprağına el sürme.
11Çünkü onların Velisim güçlüdür
Ve onların davasını sana karşı O yürütür.
(11)
12Uyarıları zihnine işle,
Bilgi dolu sözlere kulak ver.
13Çocuğunu terbiye etmekten geri kalma,
Onu değnekle dövsen de ölmez.
14Onu değnekle döversen,
Canını ölüler diyarından kurtarırsın.
(12)
15Oğlum, bilge yürekli olursan,
Benim yüreğim de sevinir.
16Dudakların doğru konuştuğunda
Gönlüm de coşar.
(13)
17Günahkârlara imrenmektense,
Sürekli RAB korkusunda yaşa.
18Böylece bir geleceğin olur
Ve umudun boşa çıkmaz.
19Oğlum, dinle ve bilge ol,
Yüreğini doğru yolda tut.
(14)
20Aşırı şarap içenlerle,
Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.
21Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır,
Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.
(15)
22Sana yaşam veren babanın sözlerine kulak ver,
Yaşlandığı zaman anneni hor görme.
(16)
23Gerçeği satın al ve satma;
Bilgeliği, terbiyeyi, aklı da.
24Doğru kişinin babası coştukça coşar,
Bilgece davranan oğulun babası sevinir.
25Annenle baban seninle coşsun,
Seni doğuran sevinsin.
(17)
26Oğlum, beni yürekten dinle,
Gözünü gittiğim yoldan ayırma.
27Çünkü fahişe derin bir çukur,
Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.
28Evet, soyguncu gibi pusuda bekler
Ve birçok erkeği yoldan çıkarır.
(18)
29Ah çeken kim? Vah çeken kim?
Kimdir çekişip duran?
Yakınan kim? Boş yere yaralanan kim?
Gözleri kanlı olan kim?
30İçmeye oturup kalkamayanlar,
Karışık şarapları denemeye gidenlerdir.
31Şarabın kızıl rengine,
Kadehte ışımasına,
Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.
32Sonunda yılan gibi ısırır,
Engerek gibi sokar.
33Gözlerin garip şeyler görür,
Aklından ahlaksızlıklar geçer.
34Kendini kâh denizin ortasında,
Kâh gemi direğinin tepesinde yatıyor sanırsın.
35“Dövdüler beni ama incinmedim,
Vurdular ama farketmedim” dersin,
“Yeniden içmek için ne zaman ayılacağım?”
24
(19)
1Kötülere imrenme,
Onlarla birlikte olmayı isteme.
2Çünkü yürekleri zorbalık tasarlar,
Dudakları belalardan söz eder.
(20)
3Ev bilgelikle yapılır,
Akılla pekiştirilir.
4Bilgi sayesinde odaları
Her türlü değerli, güzel eşyayla dolar.
(21)
5Bilgelik güçten,
Bilgi kaba kuvvetten üstündürn.
6Savaşmak için yöntem,
Zafer kazanmak için birçok danışman gerekli.
(22)
7Ahmak için bilgelik ulaşılamayacak kadar yüksektir,
Kent kurulunda ağzını açamaz.
(23)
8Kötülük tasarlayan kişi
Düzenbaz olarak bilinecektir.
9Ahmakça tasarılar günahtır,
Alaycı kişiden herkes iğrenir.
(24)
10Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen,
Gücün kıt demektir.
(25)
11Ölüm tehlikesi içinde olanları kurtar,
Ölmek üzere olanları esirge.
12“İşte bunu bilmiyordum” desen de,
İnsanın yüreğindekini bilen sezmez mi?
Senin canını koruyan anlamaz mı?
Ödetmez mi herkese yaptığını?
(26)
13Oğlum, bal ye, çünkü iyidir,
Süzme bal damağa tatlı gelir.
14Bilgelik de canın için öyledir, bilmiş ol.
Bilgeliği bulursan bir geleceğin olur
Ve umudun boşa çıkmaz.
(27)
15Ey kötü adam, doğru kişinin evine karşı pusuya yatma,
Konutunu yıkmaya kalkma.
16Çünkü doğru kişi yedi kez düşse yine kalkar,
Ama kötüler felakette yıkılır.
(28)
17Düşmanın düşüşüne keyiflenme,
Sendelemesine sevinme.
18Yoksa RAB görür ve hoşnut kalmaz
Ve düşmanına duyduğu öfke yatışır.
(29)
19Kötülük edenlere kızıp üzülme,
Onlara özenme.
20Çünkü kötülerin geleceği yok,
Çırası sönecek onların.
(30)
21Oğlum, RAB'be ve krala saygı göster,
Onlara başkaldıranlarla arkadaşlık etme.
22Çünkü onlar ansızın felakete uğrar,
İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?
Bilgelerin Öbür Özdeyişleri
23Şunlar da bilgelerin sözleridir:
Yargılarken yan tutmak iyi değildir.
24Kötüye, “Suçsuzsun” diyen yargıcı
Halklar lanetler, uluslar kınar.
25Ne mutlu suçluyu mahkûm edene!
Herkes onu candan kutlar.
26Dürüst yanıt
Gerçek dostluğun işaretidiro.
27İlkin dışardaki işini bitirip tarlanı hazırla,
Ondan sonra evini yap.
28Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme
Ve dudaklarınla aldatma.
29“Bana yaptığını ben de ona yapacağım,
Ödeteceğim bana yaptığını” deme.
30Tembelin tarlasından,
Sağduyudan yoksun kişinin bağından geçtiğimde
31Her yanı dikenlerin, otların
Kapladığını gördüm;
Taş duvar da yıkılmıştı.
32Gördüklerimi derin derin düşündüm,
Seyrettiklerimden ibret aldım.
33*“Biraz kestireyim, biraz uyuklayayım,
Ellerimi kavuşturup şöyle bir uyuyayım” demeye kalmadan,
34Yokluk bir haydut gibi,
Yoksulluk bir akıncı gibi gelir üzerine.
25
Süleyman'ın Özdeyişlerinin İkinci Bölümü
1Bundan sonrakiler de Süleyman'ın özdeyişleridir.
Bunları Yahuda Kralı Hizkiya'nın adamları derledi.
2Tanrı'yı gizli tuttuğu şeyler için,
Krallarıysa açığa çıkardıkları için yüceltiriz.
3Göğün yüksekliği, yerin derinliği gibi,
Kralların aklından geçen de kestirilemez.
4Cürufu gümüşten ayırınca,
Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.
5Kötüleri kralın huzurundan uzaklaştırırsan
Kralın tahtı adaletle pekişir.
6*Kralın önünde kendini yüceltme,
Önemli kişiler arasında yer edinmeye çalışma.
7Çünkü kralın seni bir soylunun önünde alaşağı etmesindense,
Sana, “Yukarıya gel” demesi yeğdir.
8Gördüklerinle hemencecik mahkemeye başvurma;
Çünkü başkası seni utandırabilir,
Sonra ne yapacağını bilemezsin.
9Davanı doğrudan komşunla gör;
Başkasının sırrını açıklama.
10Yoksa işiten seni utandırabilir
Ve bu kötü ün yakanı bırakmaz.
11Yerinde söylenen söz,
Gümüş oymalardaki altın elmaö gibidir.
12Altın küpe ya da altın bir süs neyse,
Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.
13Hasatta kar serinliği nasılsa,
Güvenilir ulak da kendisini gönderenler için öyledir.
Böyle biri efendilerinin canına can katar.
14Yağmursuz bulut ve yel nasılsa,
Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.
15Sabırla bir hükümdar bile ikna edilir,
Tatlı dil en güçlü direncip kırar.
16Bal buldun mu yeteri kadar ye,
Fazla doyarsan kusarsın.
17Başkalarının evine seyrek git,
Yoksa onları bezdirir, nefretini kazanırsın.
18Başkasına karşı yalancı tanıklık eden
Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.
19Sıkıntılı günde haine güvenmek,
Çürük dişe ya da sakat ayağa güvenmek gibidir.
20Dertli kişiye ezgi söylemek,
Soğuk günde giysilerini üzerinden almaya,
Ya da sodaya sirke katmaya benzer.
21*Düşmanın acıkmışsa doyur,
Susamışsa su ver.
22Bunu yapmakla onu utanca boğarsınr
Ve RAB seni ödüllendirir.
23Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse,
İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.
24Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa,
Damın köşesinde oturmak yeğdir.
25Susamış kişi için soğuk su neyse,
Uzak ülkeden gelen iyi haber de öyledir.
26Kötünün önünde pes eden doğru kişi,
Suyu bulanmış pınar, kirlenmiş kuyu gibidir.
27Fazla bal yemek iyi değildir;
Hep yüceltilmeyi beklemek de...
28Kendini denetleyemeyen kişi
Yıkılmış sursuz kent gibidir.
26
1Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi,
Akılsıza da onur yakışmaz.
2Öteye beriye uçuşan serçe
Ve kırlangıç gibi,
Hak edilmemiş lanet de tutmaz.
3Ata kırbaç, eşeğe gem,
Akılsızın sırtına da değnek gerek.
4Akılsıza ahmaklığına göre karşılık verme,
Yoksa sen de onun düzeyine inersin.
5Akılsıza ahmaklığına uygun karşılık ver,
Yoksa kendini bilge sanır.
6Akılsızın eliyle haber gönderen,
Kendi ayaklarını kesen biri gibi,
Kendine zarar verir.
7Akılsızın ağzında özdeyiş,
Kötürümün sarkan bacakları gibidir.
8Akılsızı onurlandırmak,
Taşı sapana bağlamak gibidir.
9Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise,
Akılsızın ağzında özdeyiş de odur.
10Oklarını gelişigüzel fırlatan okçu neyse,
Yoldan geçen akılsızı ya da sarhoşu ücretle tutan da öyledir.
11*Ahmaklığını tekrarlayan akılsız,
Kusmuğuna dönen köpek gibidir.
12Kendini bilge gören birini tanıyor musun?
Akılsız bile ondan daha umut vericidir.
13Tembel, “Yolda aslan var,
Sokaklarda aslan dolaşıyor” der.
14Menteşeleri üzerinde dönen kapı gibi,
Tembel de yatağında döner durur.
15Tembel elini sahana daldırır,
Yeniden ağzına götürmeye üşenir.
16Tembel kendini,
Akıllıca yanıt veren yedi kişiden daha bilge sanır.
17Kendini ilgilendirmeyen bir kavgaya bulaşan kişi,
Yoldan geçen köpeği kulaklarından tutana benzer.
18-19Ateşli ve öldürücü oklar savuran bir deli neyse,
Komşusunu aldatıp, “Şaka yapıyordum”
Diyen de öyledir.
20Odun bitince ateş söner,
Dedikoducu yok olunca kavga diner.
21Kor için kömür, ateş için odun neyse,
Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.
22Dedikodu tatlı lokma gibidir,
İnsanın ta içine işler.
23Okşayıcı dudaklarla kötü yürek,
Sırlanmış toprak kaba benzer.
24Yüreği nefret dolu kişi sözleriyle niyetini gizlemeye çalışır,
Ama içi hile doludur.
25Güzel sözlerine kanma,
Çünkü yüreğinde yedi iğrenç şey vardır.
26Nefretini hileyle örtse bile,
Kötülüğü toplumun önünde ortaya çıkar.
27Başkasının kuyusunu kazan içine kendi düşer,
Taşı yuvarlayan altında kalır.
28Yalancı dil incittiği kişilerden nefret eder,
Yaltaklanan ağızdan yıkım gelir.
27
1*Yarınla övünme,
Çünkü ne getireceğini bilemezsin.
2Seni kendi ağzın değil, başkaları övsün,
Kendi dudakların değil, yabancı övsün.
3Taş ağırdır, kum bir yüktür,
Ama ahmağın kışkırtması ikisinden de ağırdır.
4Öfke zalim, hiddet azgındır,
Ama kıskançlığa kim dayanabilir?
5Açık bir azar,
Gizli tutulan sevgiden iyidir.
6Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır,
Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.
7Tok insanın canı balı bile çekmez,
Aç kişiye en acı şey tatlı gelir.
8Yuvasından uzak kalan kuş nasılsa,
Yurdundan uzak kalan insan da öyledir.
9Güzel koku ve buhur canı ferahlatır,
Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.
10Kendi dostunu da babanın dostunu da bırakma
Ve felakete uğradığın gün kardeşinin evine gitme;
Yakın komşun uzaktaki kardeşten yeğdir.
11Oğlum, bilgece davran ki yüreğim sevinsin,
Beni ayıplayana yanıt vereyim.
12İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır,
Bönse öne atılır ve zarar görür.
13Tanımadığı birine kefil olanın giysisini al;
Bir yabancı için yapıyorsa bunu,
Giysisini rehin tut.
14Sabah sabah komşuya verilen gürültülü bir selam
Küfür sayılır.
15Kavgacı kadının dırdırı
Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.
16Böyle bir kadını dizginlemeye kalkmak,
Rüzgarı ya da yağı avuçta tutmaya çalışmak gibidir.
17Demir demiri biler,
İnsan da insanı...
18İncir ağacını budayan meyvesini yer,
Efendisine hizmet eden onurlandırılır.
19Su görüntümüzü nasıl yansıtıyorsa,
Yürek de insanın içini yansıtır.
20Ölüm ve yıkım diyarı insana doymaz,
İnsanın gözü de hiç doymaz.
21Altın ocakta, gümüş potada sınanır,
İnsansa aldığı övgüyle sınanır.
22Ahmağı buğdayla birlikte dibekte tokmakla dövsen bile,
Ahmaklığından kurtulmaz.
23Davarına iyi bak,
Sığırlarına dikkat et.
24Çünkü zenginlik kalıcı değildir
Ve taç kuşaktan kuşağa geçmez.
25Çayır biçilince, yeni çimen çıkınca,
Dağlardaki otlar toplanınca,
26Kuzular seni giydirir,
Tekeler tarlanın bedeli olur.
27Keçilerin sütü yalnız seni değil,
Ev halkını, hizmetçilerini de doyurmaya yeter.
28
1Kötü kişi kendisini kovalayan olmasa bile kaçar,
Doğrularsa genç aslan gibi yüreklidir.
2Ayaklanan ülke çok başlı olur,
Ama akıllı, bilgili kişi düzeni sağlar.
3Yoksulu ezen yoksul,
Ürünü harap eden sağanak yağmur gibidir.
4Yasayı terk eden kötüyü över,
Yerine getirense kötüye karşı çıkar.
5Kötüler adaletten anlamaz,
RAB'be yönelenlerse her yönüyle anlar.
6Dürüst bir yoksul olmak,
Yolsuzlukla zengin olmaktan yeğdir.
7Kutsal Yasa'yı yerine getiren çocuk akıllıdır,
Oburlarla arkadaşlık edense babasını utandırır.
8Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi,
Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.
9Yasaya kulağını tıkayanın
Duası da iğrençtir.
10Dürüst kişileri kötü yola saptıran
Kendi kazdığı çukura düşer.
İyiliği, özü sözü bir olanlar miras alacak.
11Zengin kendini bilge sanır,
Ama akıllı yoksul onun içini okur.
12Doğruların zaferi coşkuyla kutlanır,
Ama kötüler egemen olunca insan kaçacak yer arar.
13Günahlarını gizleyen başarılı olmaz,
İtiraf edip bırakansa merhamet bulur.
14Günahtan çekinen ne mutludur!
İnatçılık edense belaya düşer.
15Yoksul halkı yöneten kötü kişi
Kükreyen aslan, saldırgan ayı gibidir.
16Gaddar önderin aklı kıttır;
Haksız kazançtan nefret edense uzun ömürlü olur.
17Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır;
Kimse ona yardım etmesin.
18Alnı ak yaşayan kurtulur,
Yolsuzluk yapan ansızın yıkıma uğrar.
19Toprağını işleyenin ekmeği bol olur,
Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.
20Güvenilir kişi bolluğa erer,
Zengin olmaya can atansa beladan kurtulamaz.
21Hatır gözetmek iyi değildir,
Çünkü insan bir lokma ekmek için bile suç işler.
22Cimri servet peşinde koşar,
Yoksulluğa uğrayacağını düşünmez.
23Başkasını azarlayan sonunda
Pohpohlayandan daha çok beğeni kazanır.
24Annesini ya da babasını soymayı günah saymayan,
Haydutla birdir.
25Açgözlü kavga çıkarır,
RAB'be güvenense bolluk içinde yaşar.
26Kendine güvenen akılsızdır,
Bilgece davranan güvenlikte olur.
27Yoksula verenin eksiği olmaz,
Yoksulu görmezden gelense bir sürü lanete uğrar.
28Kötüler egemen olunca insan kaçacak yer arar,
Ama kötüler yok olunca doğrular çoğalır.
29
1Defalarca azarlandığı halde dikbaşlılık eden,
Ansızın yıkıma uğrayacak, çare yok.
2Doğru kişiler çoğalınca halk sevinir,
Kötü kişi hükümdar olunca halk inler.
3Bilgeliği seven babasını sevindirir,
Fahişelerle dostluk eden malını yitirir.
4Adaletle yöneten kral ülkesini ayakta tutar,
Rüşvet alansa çökertir.
5Başkasını pohpohlayan kişi,
Ona tuzak olur.
6Kötünün başkaldırısı kendine tuzak olur,
Doğru kişiyse ezgi söyler ve sevinir.
7Doğru kişi yoksulların hakkını verir,
Kötü kişi hak hukuk nedir bilmez.
8Alaycı kişiler kentleri bile karıştırır,
Bilgelerse öfkeyi yatıştırır.
9Bilge kişiyle davası olan ahmak
Kızar, alay eder ve rahat vermez.
10Kana susamışlar dürüst kişiden nefret eder,
Doğrularsa onun canını korur.
11Akılsız hep patlamaya hazırdır,
Bilgeyse öfkesini dizginler.
12Hükümdar yalana kulak verirse,
Bütün görevlileri de kötü olur.
13Zorbayla yoksulun ortak bir noktası var:
İkisinin de gözünü açan RAB'dir.
14Yoksulları adaletle yöneten kralın
Tahtı hep güvenlikte olur.
15Değnekle terbiye bilgelik kazandırır,
Kendi haline bırakılan çocuksa annesini utandırır.
16Kötüler çoğalınca başkaldırı da çoğalır,
Ama doğrular onların düşüşünü görecektir.
17Oğlunu terbiye et, o da sana huzur verecek
Ve gönlünü hoşnut edecektir.
18Tanrısal esinden yoksun olan halk
Sınır tanımaz olur.
Ne mutlu Kutsal Yasa'yı yerine getirene!
19Köle salt sözle terbiye edilemez,
Çünkü anlasa da kulak asmaz.
20Sözünü tartmadan konuşan birini tanıyor musun?
Akılsızın durumu bile onunkinden daha umut vericidir.
21Çocukluğundan beri kölesini şımartan,
Sonunda cezasını çeker.
22Öfkeli kişi çekişme yaratır,
Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.
23Kibir insanı küçük düşürür,
Alçakgönüllülükse onur kazandırır.
24Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir,
Mahkemede yemin etse de bildiğini söylemez.
25İnsandan korkmak tuzaktır,
Ama RAB'be güvenen güvenlikte olur.
26Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur,
Ama RAB'dir insana adalet sağlayan.
27Doğrular haksızlardan iğrenir,
Kötüler de dürüst yaşayanlardan.
30
Agur'un Özdeyişleri
1Massalı Yake oğlu Agur'un sözleri:
Bu adam şöyle diyor:
“Yoruldum, ey Tanrım, yoruldum ve tükendims.
2Gerçekten ben insanların en cahiliyim,
Bende insan aklı yok.
3Bilgeliği öğrenmedim,
Kutsal Olan'a ilişkin bilgiden de yoksunum.
4Kim göklere çıkıp indi?
Kim yeli avuçlarında topladı?
Suları giysisiyle sarıp sarmalayan kim?
Kim belirledi dünyanın sınırlarını?
Adı nedir, oğlunun adı nedir, biliyorsan söyle!
5Tanrı'nın her sözü güvenilirdir,
O kendisine sığınan herkese kalkandır.
6O'nun sözüne bir şey katma,
Yoksa seni azarlar, yalancı çıkarsın.
7Ey Tanrı, iki şey diledim senden:
Ben ölmeden bunları esirgeme benden.
8Sahtekârlığı, yalanı benden uzak tut,
Bana ne yoksulluk ne de zenginlik ver;
Payıma düşen ekmeği ver, yeter.
9Yoksa bolluktan, ‘Kimmiş RAB?’ diye seni yadsır,
Ya da yoksulluktan çalar
Ve Tanrım'ın adını lekelemiş olurum.
10“Köleyi efendisine çekiştirme,
Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.
11Öyleleri var ki, babalarına lanet eder,
Annelerine değer vermezler.
12Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar,
Oysa kötülüklerinden arınmış değiller.
13Öyleleri var ki, kendilerinden üstün kimse yok sanır,
Herkese tepeden bakarlar.
14Öyleleri var ki, dişleri kılıç, çeneleri bıçaktır,
Mazlumlarla yoksulları yutup yeryüzünden yok ederler.
15Sülüğün iki kızı vardır, adları ‘Ver, ver’ dir.
Hiç doymayan üç şey,
‘Yeter’ demeyen dört şey vardır:
16Ölüler diyarı, kısır rahim,
Suya doymayan toprak ve ‘Yeter’ demeyen ateş.
17Babasıyla alay edenin, annesinin sözünü hor görenin
Gözünü vadideki kargalar oyacak;
O akbabalara yem olacak.
18Aklımın ermediği üç şey,
Anlamadığım dört şey var:
19Kartalın gökyüzünde,
Yılanın kayada,
Geminin denizde izlediği yol
Ve erkeğin genç kızla tuttuğu yol.
20Zina eden kadının yolu da şöyledir:
Yer, ağzını siler,
Sonra da, ‘Suç işlemedim’ der.
21Yeryüzü üç şeyin altında sarsılır;
Katlanamadığı dört şey vardır:
22Kölenin kral olması,
Budalanın doyması,
23Nefret edilen kadının evlenmesi
Ve hizmetçinin hanımının yerine geçmesi.
24“Dünyada dört küçük yaratık var ki,
Çok bilgece davranırlar:
25Karıncalar güçlü olmayan bir topluluktur,
Ama yiyeceklerini yazdan biriktirirler.
26Kaya tavşanları* da güçsüz bir topluluktur,
Ama yuvalarını kaya kovuklarında yaparlar.
27Çekirgelerin kralı yoktur,
Ama bölük bölük ilerlerler.
28Kertenkele elle bile yakalanır,
Ama kral saraylarında bulunur.
29“Yürüyüşü gösterişli üç yaratık,
Davranışı gösterişli dört yaratık var:
30Hayvanların en güçlüsü olan
Ve hiçbir şeyin önünde pes etmeyen aslan,
31Tazış, teke
Ve ordusunun başındaki kral.
32“Eğer budala gibi kendini yücelttinse
Ya da kötülük tasarladınsa,
Dur ve düşünt!
33Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı,
Burnu sıkınca kan çıkarsa,
Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.”
31
Lemuel'in Özdeyişleri
1Massa Kralı Lemuel'in sözleri,
Annesinin ona öğrettikleri:
2“Oğlum, rahmimin ürünü, ne diyeyim?
Adaklarımın yanıtı oğlum, ne diyeyim?
3Gücünü kadınlara,
Gençliğini kralları mahvedenlere kaptırma!
4“Şarap içmek krallara yakışmaz, ey Lemuel,
Krallara yakışmaz!
İçkiyi özlemek hükümdarlara yaraşmaz.
5Çünkü içince kuralları unutur,
Mazlumun hakkını yerler.
6İçkiyi çaresize,
Şarabı kaygı çekene verin.
7İçsin ki yoksulluğunu unutsun,
Artık sefaletini anmasın.
8Ağzını hakkını savunamayan için,
Kimsesizin davasını gütmek için aç.
9Ağzını aç ve adaletle yargıla,
Mazlumun, yoksulun hakkını savun.”
Erdemli Kadınu
10Erdemli kadını kim bulabilir?
Onun değeri mücevherden çok üstündür.
11Kocası ona yürekten güvenir
Ve kazancı eksilmez.
12Kadın ona kötülükle değil,
Yaşamı boyunca iyilikle karşılık verir.
13Yün, keten bulur,
Zevkle elleriyle işler.
14Ticaret gemileri gibidir,
Yiyeceğini uzaktan getirir.
15Gün ağarmadan kalkar,
Ev halkına yiyecek, hizmetçilerine paylarını verir.
16Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır,
El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.
17Giyinip kollarını sıvar,
Canla başla çalışır.
18Ticaretinin kârlı olduğunu bilir,
Çırası gece boyunca yanar.
19Eliyle örekeyi tutar,
Avucunda iği tutar.
20Mazluma kollarını açar,
Yoksula elini uzatır.
21Kar yağınca ev halkı için kaygılanmaz,
Çünkü hepsinin iki katü giysisi vardır.
22Yatak örtüleri dokur,
Kendi giysileri ince mor ketendendir.
23Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar,
Kent kurulunda iyi tanınır.
24Kadın diktiği keten giysilerle
Ördüğü kuşakları tüccara satar.
25Güç ve onurla kuşanmıştır,
Geleceğe güvenle bakar.
26Ağzından bilgelik akar,
Dili iyilik öğütler.
27Ev halkının işlerini yönetir,
Tembellik nedir bilmez.
28Çocukları önünde ayağa kalkıp onu kutlar,
Kocası onu över.
29“Soylu işler yapan çok kadın var,
Ama sen hepsinden üstünsün” der.
30Çekicilik aldatıcı, güzellik boştur;
Ama RAB'be saygılı kadın övülmeye layıktır.
31Ellerinin hak ettiğini verin kendisine,
Yaptıkları için kent kurulunda övülsün.
* 1:1 1Kr.4:32
* 1:7 Eyü.28:28; Mez.111:10; Özd.9:10
* 1:16 Yşa.59:7; Rom.3:15
* 1:20-21 Özd.8:1-3
* 3:4 1Sa.2:26; Luk.2:52
* 3:7 Rom.12:16
a 3:10 “Tıka basa” ya da “Tahılla”.
* 3:11-12 İbr.12:5-6
* 3:11 Eyü.5:17
* 3:12 Va.3:19
* 3:34 Yak.4:6; 1Pe.5:5
* 4:26 İbr.12:12-13
* 6:10-11 Özd.24:33-34
b 6:26 “Çünkü fahişe yüzünden insan bir lokma ekmeğe muhtaç kalır” ya da “Çünkü fahişenin ücreti ancak bir somun ekmektir”.
* 8:1-3 Özd.1:20-21
* 8:22 Va.3:14-15
* 9:10 Eyü.28:28; Mez.111:10; Özd.1:7
c 10:10 Masoretik metin “Çenesi düşük ahmak da yıkıma uğrar” (bkz.10:8), Septuaginta “Cesaretle azarlayansa esenlik sağlar”.
* 10:12 Yak.5:19-20; 1Pe.4:8
ç 11:16 “Onur” sözcüğünden sonra Septuaginta'da şu tümceler geçiyor: “Ama doğruluktan nefret eden kadın onursuzluk tahtıdır. Tembeller servetten yoksun olur.”
* 11:31 1Pe.4:18
d 12:27 “İşini bitirmez”: İbranice “Avını pişirmez”.
e 13:15 Septuaginta, Süryanice, Vulgata “Yıkıma götürür”, Masoretik metin “Sürer” ya da “Çetindir”.
f 13:24 “Özenle” ya da “Zamanında” veya “Erkenden”.
g 14:9 “Suç sunusuyla” ya da “Suçla”.
* 14:12 Özd.16:25
h 14:24 “Akılsızlarsa ahmaklıklarıyla tanınır” ya da “Akılsızların çelengiyse ahmaklıktır”.
ı 15:4 “Yaşam verir”: İbranice “Yaşam ağacı”.
i 15:26 “Temiz düşüncelerden hoşnut kalır” ya da “Tatlı sözler temizdir”.
* 16:25 Özd.14:12
j 18:24 “Yıkıma götüren dostlar vardır” ya da “Çok dostu olan yıkıma gider”.
k 22:20 “Otuz söz” ya da “Değerli sözler”.
l 22:22 Ayetleri 1'den 30'a kadar gruplara ayıran bu numaralar Masoretik metinde geçmemektedir.
m 23:11 “Velisi”: İbranice sözcük “Goel” hem yakınlık, hem de kurtarıcılığı vurguluyor.
n 24:5 Olası metin “Bilgelik güçten, bilgi kaba kuvvetten üstündür” (bkz. Septuaginta), Masoretik metin “Bilge güçlü olur, bilgi sahibi gücünü artırır.”
o 24:26 “Dürüst yanıt gerçek dostluğun işaretidir”: İbranice “Dürüst yanıt veren dudakları öper.”
* 24:33-34 Özd.6:10-11
* 25:6-7 Luk.14:7-10
ö 25:11 “Elma” ya da “Kayısı”.
p 25:15 “En güçlü direnci”: İbranice “Kemiği”.
* 25:21-22 Rom.12:20
r 25:22 “Onu utanca boğarsın”: İbranice “Başına kor yığarsın.”
* 26:11 2Pe.2:22
* 27:1 Yak.4:13-14
s 30:1 “Bu adam şöyle diyor: ‘Yoruldum, ey Tanrım, yoruldum ve tükendim’ ” ya da “Bu adam İtiel'e, İtiel'e ve Ukkal'a şöyle diyor”.
ş 30:31 “Tazı” ya da “Horoz” veya “Savaş atı”. İbranice sözcüğün anlamı tam bilinmiyor.
t 30:32 “Dur ve düşün”: İbranice “Elini ağzına koy”.
u 31:10-31 ayetleri akrostiş biçimde yazılmıştır. Yani her satır sırayla İbranice alfabenin değişik bir harfiyle başlar.
ü 31:21 “İki kat” ya da “Kırmızı”.

languages