Loading...

Mısırdan Çıkış

GİRİŞ

Mısır'dan Çıkış Kitabı, İsrail halkının yaklaşık 3 500 yıl önce köle oldukları Mısır'dan ayrılmalarını anlatır. Kitap dört ana bölüme ayrılabilir:

1. İsrailliler'in kölelikten kurtulması.

2. Sina Dağı'na yaptıkları yolculuk.

3. Tanrı'nın Sina Dağı'nda halkıyla yaptığı antlaşma.

(Bu antlaşma yaşamlarına ışık tutacak ahlaksal, sosyal ve dinsel yasaları içermekteydi.)

4. Tapınma yerinin yapımı, döşenmesi, Tanrı'ya tapınma, kâhinlerle ilgili yasalar.

Kitap, her şeyden önce Tanrı'nın halkını kölelikten kurtarıp geleceğe umutla bakan bir ulus kılmak için neler yaptığını anlatır.

Kitabın odağındaki kişi, Tanrı'nın halkını Mısır'dan çıkarmaya öncülük etsin diye seçtiği Musa'dır. 20. bölümde geçen On Buyruk kitabın en iyi bilinen konularındandır.

Ana Hatlar:

1:1-15:21 İsrailliler'in Mısır'dan kurtulması

a.1:1-22 Mısır'da kölelik

b.2:1-4:31 Musa'nın doğumu ve gençlik yılları

c.5:1-11:10 Musa'yla Harun'un firavuna meydan okuması

ç.12:1-15:21 Fısıh kurbanı ve Mısır'dan çıkış

15:22-18:27 Kamış Denizi'nden Sina Dağı'na göç

19:1-24:18 Sina Dağı'nda yapılan antlaşma

25:1-40:38 Buluşma Çadırı'yla tapınma kuralları

1

İsrailliler Mısır'da Baskı Görüyor

1*Yakup'la birlikte aileleriyle Mısır'a giden İsrailoğulları'nın adları şunlardır: 2Ruben, Şimon, Levi, Yahuda, 3İssakar, Zevulun, Benyamin, 4Dan, Naftali, Gad, Aşer. 5Yakup'un soyundan gelenler toplam yetmiş kişiydi. Yusuf zaten Mısır'daydı.

6Zamanla Yusuf, kardeşleri ve o kuşağın hepsi öldü. 7*Ama soyları arttı; üreyip çoğaldılar, gittikçe büyüdüler, ülke onlarla dolup taştı.

8*Sonra Yusuf hakkında bilgisi olmayan yeni bir kral Mısır'da tahta çıktı. 9Halkına, “Bakın, İsrailliler sayıca bizden daha çok” dedi, 10*“Gelin, onlara karşı aklımızı kullanalım, yoksa daha da çoğalırlar; bir savaş çıkarsa, düşmanlarımıza katılıp bize karşı savaşır, ülkeyi terk ederler.”

11Böylece Mısırlılar İsrailliler'in başına onları ağır işlere koşacak angaryacılar atadılar. İsrailliler firavun için Pitom ve Ramses adında ambarlı kentler yaptılar. 12Ama Mısırlılar baskı yaptıkça İsrailliler daha da çoğalarak bölgeye yayıldılar. Mısırlılar korkuya kapılarak 13İsrailliler'i amansızca çalıştırdılar. 14Her türlü tarla işi, harç ve kerpiç yapımı gibi ağır işlerle yaşamı onlara zehir ettiler. Bütün işlerinde onları amansızca kullandılar.

15Mısır Kralı, Şifra ve Pua adındaki İbrani ebelere şöyle dedi: 16“İbrani kadınlarını doğum sandalyesinde doğurturken iyi bakın; çocuk erkekse öldürün, kızsa dokunmayın.” 17Ama ebeler Tanrı'dan korkan kimselerdi, Mısır Kralı'nın buyruğuna uymayarak erkek çocukları sağ bıraktılar. 18Bunun üzerine Mısır Kralı ebeleri çağırtıp, “Niçin yaptınız bunu?” diye sordu, “Neden erkek çocukları sağ bıraktınız?”

19Ebeler, “İbrani kadınlar Mısırlı kadınlara benzemiyor” diye yanıtladılar, “Çok güçlüler. Daha ebe gelmeden doğuruyorlar.”

20Tanrı ebelere iyilik etti. Halk çoğaldıkça çoğaldı. 21Ebeler kendisinden korktukları için Tanrı onları ev bark sahibi yaptı.

22*Bunun üzerine firavun bütün halkına buyruk verdi: “Doğan her İbrani erkek çocuk Nil'e atılacak, kızlar sağ bırakılacak.”

2

Musa'nın Doğumu

1Levili bir adam kendi oymağından bir kızla evlendi. 2*Kadın gebe kaldı ve bir erkek çocuk doğurdu. Güzel bir çocuk olduğunu görünce, onu üç ay gizledi. 3Daha fazla gizleyemeyeceğini anlayınca, hasır bir sepet alıp katran ve ziftle sıvadı. İçine çocuğu yerleştirip Nil kıyısındaki sazlığa bıraktı. 4Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.

5O sırada firavunun kızı yıkanmak için ırmağa indi. Hizmetçileri ırmak kıyısında yürüyorlardı. Sazların arasındaki sepeti görünce, firavunun kızı onu getirmesi için hizmetçisini gönderdi. 6Sepeti açınca ağlayan çocuğu gördü. Ona acıyarak, “Bu bir İbrani çocuğu” dedi.

7Çocuğun ablası firavunun kızına, “Gidip bir İbrani sütnine çağırayım mı?” diye sordu, “Senin için bebeği emzirsin.”

8Firavunun kızı, “Olur” diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı. 9Firavunun kızı kadına, “Bu bebeği al, benim için emzir, ücretin neyse veririm” dedi. Kadın bebeği alıp emzirdi. 10*Çocuk büyüyünce, onu geri getirdi. Firavunun kızı çocuğu evlat edindi. “Onu sudan çıkardım” diyerek adını Musag koydu.

Musa Midyan'a Kaçıyor

11**Musa büyüdükten sonra bir gün soydaşlarının yanına gitti. Yaptıkları ağır işleri seyrederken bir Mısırlı'nın bir İbrani'yi dövdüğünü gördü. 12Çevresine göz gezdirdi; kimse olmadığını anlayınca, Mısırlı'yı öldürüp kuma gizledi. 13Ertesi gün gittiğinde, iki İbrani'nin kavga ettiğini gördü. Haksız olana, “Niçin kardeşini dövüyorsun?” diye sordu.

14Adam, “Kim seni başımıza yönetici ve yargıç atadı?” diye yanıtladı, “Mısırlı'yı öldürdüğün gibi beni de mi öldürmek istiyorsun?” O zaman Musa korkarak, “Bu iş ortaya çıkmış!” diye düşündü. 15*Firavun olayı duyunca Musa'yı öldürtmek istedi. Ancak Musa ondan kaçıp Midyan yöresine gitti. Bir kuyunun başında otururken 16Midyanlı bir kâhinin* yedi kızı su çekmeye geldi. Babalarının sürüsünü suvarmak için yalakları dolduruyorlardı. 17Ama bazı çobanlar gelip onları kovmak istedi. Musa kızların yardımına koşup hayvanlarını suvardı.

18Sonra kızlar babaları Reuel'in yanına döndüler. Reuel, “Nasıl oldu da bugün böyle tez geldiniz?” diye sordu.

19Kızlar, “Mısırlı bir adam bizi çobanların elinden kurtardı” diye yanıtladılar, “Üstelik bizim için su çekip hayvanlara verdi.”

20Babaları, “Nerede o?” diye sordu, “Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.”

21Musa Reuel'in yanında kalmayı kabul etti. Reuel de kızı Sippora'yı onunla evlendirdi. 22Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, “Garibim bu yabancı ülkede” diyerek çocuğa Gerşomh adını verdi.

23Aradan yıllar geçti, bu arada Mısır Kralı öldü. İsrailliler hâlâ kölelik altında inliyor, feryat ediyorlardı. Sonunda yakarışları Tanrı'ya erişti. 24*Tanrı iniltilerini duydu; İbrahim, İshak ve Yakup'la yaptığı antlaşmayı anımsadı. 25İsrailliler'e baktı ve onlara ilgi gösterdi.

3

Tanrı Musa'yı Çağırıyor

1*Musa kayınbabası Midyanlı Kâhin Yitro'nun sürüsünü güdüyordu. Sürüyü çölün batısına sürdü ve Tanrı Dağı'na, Horev'e vardı. 2RAB'bin meleği bir çalıdan yükselen alevlerin içinde ona göründü. Musa baktı, çalı yanıyor, ama tükenmiyor. 3“Çok garip” diye düşündü, “Gidip bir bakayım, çalı neden tükenmiyor!”

4RAB Tanrı Musa'nın yaklaştığını görünce, çalının içinden, “Musa, Musa!” diye seslendi.

Musa, “Buyur!” diye yanıtladı.

5*Tanrı, “Fazla yaklaşma” dedi, “Çarıklarını çıkar. Çünkü bastığın yer kutsal topraktır. 6*Ben babanın Tanrısı, İbrahim'in Tanrısı, İshak'ın Tanrısı ve Yakup'un Tanrısı'yım.” Musa yüzünü kapadı, çünkü Tanrı'ya bakmaya korkuyordu.

7RAB, “Halkımın Mısır'da çektiği sıkıntıyı yakından gördüm” dedi, “Angaryacılar yüzünden ettikleri feryadı duydum. Acılarını biliyorum. 8Bu yüzden onları Mısırlılar'ın elinden kurtarmak için geldim. O ülkeden çıkarıp geniş ve verimli topraklara, süt ve bal akan ülkeye, Kenan, Hitit*, Amor, Periz, Hiv ve Yevus topraklarına götüreceğim. 9İsrailliler'in feryadı bana erişti. Mısırlılar'ın onlara yapmakta olduğu baskıyı görüyorum. 10Şimdi gel, halkım İsrail'i Mısır'dan çıkarmak için seni firavuna göndereyim.”

11Musa, “Ben kimim ki firavuna gidip İsrailliler'i Mısır'dan çıkarayım?” diye karşılık verdi.

12Tanrı, “Kuşkun olmasın, ben seninle olacağım” dedi, “Seni benim gönderdiğimin kanıtı şu olacak: Halkı Mısır'dan çıkardığın zaman bu dağda bana tapınacaksınız.”

13*Musa şöyle karşılık verdi: “İsrailliler'e gidip, ‘Beni size atalarınızın Tanrısı gönderdi’ dersem, ‘Adı nedir?’ diye sorabilirler. O zaman ne diyeyim?”

14*Tanrı, “Ben Ben'im” dedi, “İsrailliler'e de ki, ‘Beni size Ben Ben'im diyen gönderdi.’

15*“İsrailliler'e de ki, ‘Beni size atalarınızın Tanrısı, İbrahim'in Tanrısı, İshak'ın Tanrısı ve Yakup'un Tanrısı Yahveı gönderdi.’ Sonsuza dek adım bu olacak. Kuşaklar boyunca böyle anılacağım. 16Git, İsrail ileri gelenlerini topla, onlara şöyle de: ‘Atalarınız İbrahim'in, İshak'ın, Yakup'un Tanrısı Yahve bana görünerek şunları söyledi: Sizinle ve Mısır'da size yapılanlarla yakından ilgileniyorum. 17Söz verdim, sizi Mısır'da çektiğiniz sıkıntıdan kurtaracağım; Kenan, Hitit, Amor, Periz, Hiv ve Yevus topraklarına, süt ve bal akan ülkeye götüreceğim.’

18“İsrail ileri gelenleri seni dinleyecekler. Sonra birlikte Mısır Kralı'na gidip, ‘İbraniler'in Tanrısı Yahve bizimle görüştü’ diyeceksiniz, ‘Şimdi izin ver, Tanrımız Yahve'ye kurban kesmek için çölde üç gün yol alalım.’ 19Ama biliyorum, güçlü bir el zorlamadıkça Mısır Kralı gitmenize izin vermeyecek. 20Elimi uzatacak ve aralarında şaşılası işler yaparak Mısır'ı cezalandıracağım. O zaman sizi salıverecek.

21*“Halkımın Mısırlılar'ın gözünde lütuf bulmasını sağlayacağım. Gittiğinizde eli boş gitmeyeceksiniz. 22Her kadın Mısırlı komşusundan ya da konuğundan altın ve gümüş takılar, giysiler isteyecek. Oğullarınızı, kızlarınızı bunlarla süsleyeceksiniz. Mısırlılar'ı soyacaksınız.”

4

Rab Musa'ya Belirtiler Gösteriyor

1Musa, “Ya bana inanmazlarsa?” dedi, “Sözümü dinlemez, ‘RAB sana görünmedi’ derlerse, ne olacak?”

2RAB, “Elinde ne var?” diye sordu.

Musa, “Değnek” diye yanıtladı.

3RAB, “Onu yere at” dedi. Musa değneğini yere atınca, değnek yılan oldu. Musa yılandan kaçtı.

4RAB, “Elini uzat, kuyruğundan tut” dedi. Musa elini uzatıp kuyruğunu tutunca yılan yine değnek oldu. 5RAB, “Bunu yap ki, ataları İbrahim'in, İshak'ın, Yakup'un Tanrısı RAB'bin sana göründüğüne inansınlar” dedi.

6Sonra, “Elini koynuna koy” dedi. Musa elini koynuna koydu. Çıkardığı zaman eli bir deri hastalığına yakalanmış, kar gibi bembeyaz olmuştu.

7RAB, “Elini yine koynuna koy” dedi. Musa elini yine koynuna koydu. Çıkardığı zaman eli eski haline dönmüştü.

8RAB, “Eğer sana inanmaz, ilk belirtiyi önemsemezlerse, ikinci belirtiye inanabilirler” dedi, 9“Bu iki belirtiye de inanmaz, sözünü dinlemezlerse, Nil'den biraz su alıp kuru toprağa dök. Irmaktan aldığın su toprakta kana dönecek.”

10Musa RAB'be, “Aman, ya Rab!” dedi, “Ben kulun ne geçmişte, ne de benimle konuşmaya başladığından bu yana iyi bir konuşmacı oldum. Çünkü dili ağır, tutuk biriyim.”

11RAB, “Kim ağız verdi insana?” dedi, “İnsanı sağır, dilsiz, görür ya da görmez yapan kim? Ben değil miyim? 12Şimdi git! Ben konuşmana yardımcı olacağım. Ne söylemen gerektiğini sana öğreteceğim.”

13Musa, “Aman, ya Rab!” dedi, “Ne olur, benim yerime başkasını gönder.”

14RAB Musa'ya öfkelendi ve, “Ağabeyin Levili Harun var ya!” dedi, “Bilirim, o iyi konuşur. Hem şu anda seni karşılamaya geliyor. Seni görünce sevinecek. 15Onunla konuş, ne söylemesi gerektiğini anlat. İkinizin konuşmasına da yardımcı olacak, ne yapacağınızı size öğreteceğim. 16O sana sözcülük edecek, senin yerine halkla konuşacak. Sen de onun için Tanrı gibi olacaksın. 17Bu değneği eline al, çünkü belirtileri onunla gerçekleştireceksin.”

Musa Mısır'a Dönüyor

18Musa kayınbabası Yitro'nun yanına döndü. Ona, “İzin ver, Mısır'daki soydaşlarımın yanına döneyim” dedi, “Bakayım, hâlâ yaşıyorlar mı?”

Yitro, “Esenlikle git” diye karşılık verdi.

19RAB Midyan'da Musa'ya, “Mısır'a dön, çünkü canını almak isteyenlerin hepsi öldü” demişti. 20Böylece Musa karısını, oğullarını eşeğe bindirdi; Tanrı'nın buyurduğu değneği de eline alıp Mısır'a doğru yola çıktı.

21RAB Musa'ya, “Mısır'a döndüğünde, sana verdiğim güçle bütün şaşılası işleri firavunun önünde yapmaya bak” dedi, “Ama ben onu inatçı yapacağım. Halkı salıvermeyecek. 22Sonra firavuna de ki, ‘RAB şöyle diyor: İsrail benim ilk oğlumdur. 23*Sana, bırak oğlum gitsin, bana tapsın, dedim. Ama sen onu salıvermeyi reddettin. Bu yüzden senin ilk oğlunu öldüreceğim.’ ”

24RAB yolda, bir konaklama yerinde Musa'ylai karşılaştı, onu öldürmek istedi. 25O anda Sippora keskin bir taş alıp oğlunu sünnet etti, derisini Musa'nınj ayaklarına dokundurdu. “Gerçekten sen bana kanlı güveysin” dedi. 26Böylece RAB Musa'yı esirgedi. Sippora Musa'ya sünnetten ötürü “Kanlı güveysin” demişti.

27RAB Harun'a, “Çöle, Musa'yı karşılamaya git” dedi. Harun gitti, onu Tanrı Dağı'nda karşılayıp öptü. 28Musa duyurması için RAB'bin kendisine söylediği bütün sözleri ve gerçekleştirmesini buyurduğu bütün belirtileri Harun'a anlattı.

29Musa'yla Harun varıp İsrail'in bütün ileri gelenlerini topladılar. 30Harun RAB'bin Musa'ya söylemiş olduğu her şeyi onlara anlattı. Musa da halkın önünde belirtileri gerçekleştirdi. 31Halk inandı; RAB'bin kendileriyle ilgilendiğini, çektikleri sıkıntıyı görmüş olduğunu duyunca, eğilip tapındılar.

5

Musa'yla Harun Firavunun Huzurunda

1Sonra Musa'yla Harun firavuna gidip şöyle dediler: “İsrail'in Tanrısı RAB diyor ki, ‘Halkımı bırak gitsin, çölde bana bayram yapsın.’ ”

2Firavun, “RAB kim oluyor ki, O'nun sözünü dinleyip İsrail halkını salıvereyim?” dedi. “RAB'bi tanımıyorum. İsrailliler'in gitmesine izin vermeyeceğim.”

3Musa'yla Harun, “İbraniler'in Tanrısı bizimle görüştü” diye yanıtladılar, “İzin ver, Tanrımız RAB'be kurban kesmek için çölde üç gün yol alalım. Yoksa bizi salgın hastalık ya da kılıçla cezalandırabilir.”

4Mısır Firavunu, “Ey Musa ve Harun, niçin halkı işinden alıkoyuyorsunuz? Siz de işinizin başına dönün” dedi, 5“Bakın, halkınız Mısırlılar'dan daha kalabalık, oysa siz onların işini engellemeye çalışıyorsunuz.”

6Firavun o gün angaryacılara ve halkın başındaki görevlilere buyruk verdi: 7“Kerpiç yapmak için artık halka saman vermeyeceksiniz. Gitsinler, kendi samanlarını kendileri toplasınlar. 8Önceki gibi aynı sayıda kerpiç yapmalarını isteyin, kerpiç sayısını azaltmayın. Çünkü tembel insanlardır; bu yüzden, ‘Gidelim, Tanrımız'a kurban keselim’ diye bağrışıyorlar. 9İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.”

10Angaryacılarla görevliler gidip İsrailliler'e şöyle dediler: “Firavun diyor ki, ‘Artık size saman vermeyeceğim. 11Gidin, nerede bulursanız oradan kendinize saman alın. Ancak işiniz hiç hafifletilmeyecek.’ ” 12Böylece halk saman yerine anız toplamak üzere bütün Mısır'a dağıldı. 13Angaryacılar, “Saman verildiği günlerdeki gibi gündelik görevlerinizi eksiksiz yerine getirin” diyerek onlara baskı yapıyordu. 14Firavunun angaryacılarının atadığı İsrailli görevliler, “Niçin dün ve bugün daha önceki gibi gereken sayıda kerpiç yaptırmadınız?” diyerek dövüldüler.

15Bunun üzerine İsrailli görevliler firavunun yanına varıp yakındılar: “Neden kullarına böyle davranıyorsun? 16Neden bize saman verilmediği halde, ‘Kerpiç yapın!’ deniyor? İşte kulların dövülüyor, oysa suçlu senin kendi halkındır.”

17Firavun, “Tembelsiniz siz, tembel!” diye karşılık verdi, “Bu yüzden ‘Gidip RAB'be kurban keselim’ diyorsunuz. 18Haydi, işinizin başına dönün. Size saman verilmeyecek; yine de aynı sayıda kerpiç üreteceksiniz.”

19Kendilerine, “Her gün üretmeniz gereken kerpiç sayısını azaltmayacaksınız” dendiğinde İsrailli görevliler zor durumda olduklarını anladılar. 20Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musa'yla Harun'a çıkıştılar. 21“RAB yaptığınızı görsün, cezanızı versin!” dediler, “Bizi firavunla görevlilerinin gözünde rezil ettiniz. Bizi öldürmeleri için ellerine bir kılıç verdiniz.”

Tanrı Kurtuluş Sözü Veriyor

22Musa RAB'be döndü ve, “Ya Rab, niçin bu halka kötü davrandın?” dedi, “Beni bunun için mi gönderdin? 23Senin adına firavunla konuşmaya gittim gideli firavun bu halka kötü davranıyor. Sen de kendi halkını kurtarmak için hiçbir şey yapmadın.”

 

6

1RAB Musa'ya, “Firavuna ne yapacağımı şimdi göreceksin” dedi, “Güçlü elimden ötürü İsrail halkını salıverecek, güçlü elimden ötürü onları ülkesinden kovacak.”

2*Tanrı ayrıca Musa'ya, “Ben Yahve'yimk” dedi, 3“İbrahim'e, İshak'a ve Yakup'a Her Şeye Gücü Yeten Tanrı olarak göründüm, ama onlara kendimi Yahve adıyla tanıtmadım. 4Yabancı olarak yaşadıkları Kenan ülkesini kendilerine vermek üzere onlarla antlaşma yaptım. 5Mısırlılar'ın köleleştirdiği İsrailliler'in iniltilerini duydum ve antlaşmamı hep andım.

6“Onun için İsrailliler'e de ki, ‘Ben Yahve'yim. Sizi Mısırlılar'ın boyunduruğundan çıkaracak, onların kölesi olmaktan kurtaracağım. Onları ağır biçimde yargılayacak ve kudretli elimle sizi özgür kılacağım. 7Sizi kendi halkım yapacak ve Tanrınız olacağım. O zaman sizi Mısırlılar'ın boyunduruğundan çıkaran Tanrınız Yahve'nin ben olduğumu bileceksiniz. 8Sizi İbrahim'e, İshak'a ve Yakup'a vereceğime ant içtiğim topraklara götüreceğim. Orayı size mülk olarak vereceğim. Ben Yahve'yim.’ ”

9Musa bunları İsrailliler'e anlattı, ama umutları kırıldığı ve ağır baskı altında oldukları için onu dinlemediler.

10-11RAB Musa'ya, “Git, Mısır Firavunu'na İsrailliler'i ülkesinden salıvermesini söyle” dedi.

12Ama Musa, “İsrailliler beni dinlemedikten sonra, firavun nasıl dinler?” diye karşılık verdi, “Zaten iyi konuşan biri değiliml.”

13RAB Musa ve Harun'la İsrailliler ve Mısır Firavunu hakkında konuştu. İsrailliler'i Mısır'dan çıkarmalarını buyurdu.

Musa'yla Harun'un Soy Kütüğü

14İsrailliler'in aile önderleri şunlardır: Yakup'un ilk oğlu Ruben'in oğulları: Hanok, Pallu, Hesron, Karmi. Ruben'in boyları bunlardır. 15Şimon'un oğulları: Yemuel, Yamin, Ohat, Yakin, Sohar ve Kenanlı bir kadının oğlu Şaul. Şimon'un boyları bunlardır. 16*Kayıtlarına göre Levioğulları'nın adları şunlardır: Gerşon, Kehat, Merari. Levi 137 yıl yaşadı. 17Gerşon'un oğulları boylarına göre şunlardır: Livni, Şimi. 18Kehat'ın oğulları: Amram, Yishar, Hevron, Uzziel. Kehat 133 yıl yaşadı. 19Merari'nin oğulları: Mahli, Muşi. Kayıtlarına göre Levi boyları bunlardır.

20Amram halası Yokevet'le evlendi. Yokevet ona Harun'la Musa'yı doğurdu. Amram 137 yıl yaşadı. 21Yishar'ın oğulları: Korah, Nefek, Zikri. 22Uzziel'in oğulları: Mişael, Elsafan, Sitri. 23Harun Nahşon'un kızkardeşi ve Amminadav'ın kızı Elişeva'yla evlendi. Elişeva ona Nadav, Avihu, Elazar ve İtamar'ı doğurdu. 24Korah'ın oğulları: Assir, Elkana, Aviasaf. Korahlılar'ın boyları bunlardır. 25Harun'un oğlu Elazar Putiel'in kızlarından biriyle evlendi. Karısı ona Pinehas'ı doğurdu. Boylarına göre Levili aile önderleri bunlardır.

26RAB'bin, “İsrailliler'i ordular halinde Mısır'dan çıkarın” dediği Harun ve Musa bunlardır. 27İsrailliler'i Mısır'dan çıkarmak için Mısır Firavunu ile konuşanlar da Musa'yla Harun'dur.

Rab Musa'yla Harun'a Buyruk Veriyor

28-29RAB Mısır'da Musa'yla konuştuğunda, ona, “Ben RAB'bim” dedi, “Sana söylediğim her şeyi Mısır Firavunu'na ilet.”

30Musa RAB'bin huzurunda, “Ben iyi konuşan biri değilim” diye karşılık verdi, “Firavun beni nasıl dinler?”

 

7

1RAB, “Bak, seni firavuna karşı Tanrı gibi yaptım” dedi, “Ağabeyin Harun senin peygamberin olacak. 2Sana buyurduğum her şeyi ağabeyine anlat. O da firavuna İsrailliler'i ülkesinden salıvermesini söylesin. 3*Ben firavunu inatçı yapacağım ki, belirtilerimi ve şaşılası işlerimi Mısır'da artırabileyim. 4Ama firavun sizi dinlemeyecek. O zaman elimi Mısır'ın üzerine koyacağım ve onları ağır biçimde cezalandırarak halkım İsrail'i ordular halinde Mısır'dan çıkaracağım. 5Mısır'a karşı elimi kaldırdığım ve İsrailliler'i aralarından çıkardığım zaman Mısırlılar benim RAB olduğumu anlayacak.”

6Musa'yla Harun RAB'bin buyurduğu gibi yaptılar. 7Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.

Harun'un Değneği Yılan Oluyor

8RAB Musa'yla Harun'a şöyle dedi: 9“Firavun size, ‘Bir mucize yapın’ dediğinde, söyle Harun'a, değneğini alıp firavunun önüne atsın. Değnek yılan olacak.”

10Böylece Musa'yla Harun firavunun yanına gittiler ve RAB'bin buyurduğu gibi yaptılar. Harun değneğini firavunla görevlilerinin önüne attı. Değnek yılan oluverdi. 11*Bunun üzerine firavun kendi bilgelerini, büyücülerini çağırdı. Mısırlı büyücüler de büyüleriyle aynı şeyi yaptılar. 12Her biri değneğini attı, değnekler yılan oldu. Ancak Harun'un değneği onların değneklerini yuttu. 13Yine de, RAB'bin söylediği gibi firavun inat etti ve Musa'yla Harun'u dinlemedi.

Kan Belası

14RAB Musa'ya, “Firavun inat ediyor, halkı salıvermeyi reddediyor” dedi, 15“Sabah git, firavun Nil'e inerken onu karşılamak için ırmak kıyısında bekle. Yılana dönüşen değneği eline al 16ve ona de ki, ‘Halkımı salıver, çölde bana tapsınlar, demem için İbraniler'in Tanrısı RAB beni sana gönderdi. Ama sen şu ana kadar kulak asmadın. 17*Benim RAB olduğumu şundan anla, diyor RAB. İşte, elimdeki değneği ırmağın sularına vuracağım, sular kana dönecek. 18Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.’ ”

19Sonra RAB Musa'ya şöyle buyurdu: “Harun'a de ki, ‘Değneğini al ve elini Mısır'ın suları üzerine –ırmakları, kanalları, havuzları, bütün su birikintileri üzerine– uzat, hepsi kana dönsün. Bütün Mısır'da tahta ve taş kaplardaki sular bile kana dönecek.’ ”

20Musa'yla Harun RAB'bin buyurduğu gibi yaptılar. Harun firavunla görevlilerinin gözü önünde değneğini kaldırıp ırmağın sularına vurdu. Bütün sular kana dönüştü. 21Irmaktaki balıklar öldü, ırmak kokmaya başladı. Mısırlılar ırmağın suyunu içemez oldular. Mısır'ın her yerinde kan vardı.

22Mısırlı büyücüler de kendi büyüleriyle aynı şeyi yaptılar. RAB'bin söylediği gibi firavun inat etti ve Musa'yla Harun'u dinlemedi. 23Olanlara aldırmadan sarayına döndü. 24Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.

25RAB'bin ırmağı vurmasının üzerinden yedi gün geçti.

8

Kurbağa Belası

1RAB Musa'ya şöyle dedi: “Firavunun yanına git ve ona de ki, ‘RAB şöyle diyor: Halkımı salıver, bana tapsınlar. 2Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım. 3Irmak kurbağalarla dolup taşacak. Kurbağalar çıkıp sarayına, yatak odana, yatağına, görevlilerinin ve halkının evlerine, fırınlarına, hamur teknelerine girecekler. 4Senin, halkının, bütün görevlilerinin üstüne sıçrayacaklar.’

5“Harun'a de ki, ‘Elindeki değneği ırmakların, kanalların, havuzların üzerine uzatıp kurbağaları çıkart; Mısır'ı kurbağalar kaplasın.’ ”

6Böylece Harun elini Mısır'ın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısır'ı kapladı. 7Ancak büyücüler de kendi büyüleriyle aynı şeyi yaptılar ve ülkeye kurbağaları saldılar.

8Firavun Musa'yla Harun'u çağırtıp, “RAB'be dua edin, benim ve halkımın üzerinden kurbağaları uzaklaştırsın” dedi, “O zaman halkınızı RAB'be kurban kessinler diye salıvereceğim.”

9Musa, “Sen karar ver” diye karşılık verdi, “Bunu sana bırakıyorum. Kurbağalar senden ve evlerinden uzak dursun, yalnız ırmakta kalsınlar diye senin, görevlilerin ve halkın için ne zaman dua edeyim?”

10Firavun, “Yarın” dedi.

Musa, “Peki, dediğin gibi olsun” diye karşılık verdi, “Böylece bileceksin ki, Tanrımız RAB gibisi yoktur. 11Kurbağalar senden, evlerinden, görevlilerinden, halkından uzaklaşacak, yalnız ırmakta kalacaklar.”

12Musa'yla Harun firavunun yanından ayrıldılar. Musa RAB'bin firavunun başına getirdiği kurbağa belası için RAB'be feryat etti. 13RAB Musa'nın isteğini yerine getirdi. Kurbağalar evlerde, avlularda, tarlalarda öldüler. 14Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu. 15Ancak firavun ülkenin rahatladığını görünce, RAB'bin söylediği gibi inatçılık etti ve Musa'yla Harun'u dinlemedi.

Sivrisinek Belası

16RAB Musa'ya şöyle dedi: “Harun'a de ki, ‘Değneğini uzatıp yere vur, yerdeki toz sivrisineğe dönüşsün, bütün Mısır'ı kaplasın.’ ” 17Öyle yaptılar. Harun elindeki değneği uzatıp yere vurunca, insanlarla hayvanların üzerine sivrisinekler üşüştü. Mısır'da yerin bütün tozu sivrisineğe dönüştü. 18Büyücüler de kendi büyüleriyle tozu sivrisineğe dönüştürmek istedilerse de başaramadılar. İnsanların, hayvanların üzerini sivrisinek kapladı.

19*Büyücüler firavuna, “Bu işte Tanrı'nın parmağı var” dediler. Ne var ki, RAB'bin söylediği gibi firavun inat etti, Musa'yla Harun'u dinlemedi.

At Sineği Belası

20RAB Musa'ya şöyle dedi: “Sabah erkenden kalk, firavun ırmağa inerken onu karşıla ve şöyle de: ‘RAB diyor ki, halkımı salıver, bana tapsınlar. 21Halkımı salıvermezsen senin, görevlilerinin, halkının, evlerinin üzerine at sineği yağdıracağım. Mısırlılar'ın evleri ve üzerinde yaşadıkları topraklar at sinekleriyle dolup taşacak.

22“ ‘Ama o gün halkımın yaşadığı Goşen bölgesinde farklı davranacağım. Orada at sineği olmayacak. Böylece bileceksin ki, bu ülkede RAB benim. 23Kendi halkımla senin halkın arasına fark koyacağım. Yarın bu belirti gerçekleşecek.’ ”

24RAB dediğini yaptı. Firavunun sarayına, görevlilerinin evlerine sürü sürü at sineği gönderdi. Mısır at sineği yüzünden baştan sona harap oldu.

25Firavun Musa'yla Harun'u çağırtıp, “Gidin, bu ülkede Tanrınız'a kurban kesin” dedi.

26Musa, “Bu doğru olmaz” diye karşılık verdi, “Çünkü Mısırlılar Tanrımız RAB'be kurban kesmeyi iğrenç sayıyorlar. İğrenç saydıkları bu şeyi gözlerinin önünde yaparsak bizi taşlamazlar mı? 27Tanrımız RAB'be kurban kesmek için, bize buyurduğu gibi üç gün çölde yol almalıyız.”

28Firavun, “Çölde Tanrınız RAB'be kurban kesmeniz için sizi salıveriyorum” dedi, “Yalnız çok uzağa gitmeyeceksiniz. Şimdi benim için dua edin.”

29Musa, “Yarın at sineklerini firavunun, görevlilerinin, halkının üzerinden uzaklaştırsın diye, yanından ayrılır ayrılmaz RAB'be dua edeceğim” dedi, “Yalnız firavun RAB'be kurban kesmek için halkın gitmesini önleyerek bizi yine aldatmamalı.”

30Musa firavunun yanından çıkıp RAB'be dua etti. 31RAB Musa'nın isteğini yerine getirdi; firavunun, görevlilerinin, halkının üzerinden at sineklerini uzaklaştırdı. Tek sinek kalmadı. 32Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.

9

Hayvanların Ölümü

1RAB Musa'ya şöyle dedi: “Firavunun yanına git ve ona de ki, ‘İbraniler'in Tanrısı RAB şöyle diyor: Halkımı salıver, bana tapsınlar. 2Salıvermeyi reddeder, onları tutmakta diretirsen, 3RAB'bin eli kırlardaki hayvanlarınızı –atları, eşekleri, develeri, sığırları, davarları– büyük kırıma uğratarak sizi cezalandıracak. 4RAB İsrailliler'le Mısırlılar'ın hayvanlarına farklı davranacak. İsrailliler'in hayvanlarından hiçbiri ölmeyecek.’ ”

5RAB zamanı da belirleyerek, “Yarın ülkede bunu yapacağım” dedi. 6Ertesi gün RAB dediğini yaptı: Mısırlılar'ın hayvanları büyük çapta öldü. Ama İsrailliler'in hayvanlarından hiçbiri ölmedi. 7Firavun adam gönderdi, İsrailliler'in bir tek hayvanının bile ölmediğini öğrendi. Öyleyken, inat etti ve halkı salıvermedi.

Çıban Belası

8RAB Musa'yla Harun'a, “Yanınıza iki avuç dolusu ocak kurumu alın” dedi, “Musa kurumu firavunun önünde göğe doğru savursun. 9Kurum bütün Mısır'ın üzerinde ince bir toza dönüşecek; ülkenin her yanındaki insanların, hayvanların bedenlerinde irinli çıbanlar çıkacak.”

10*Böylece Musa'yla Harun ocak kurumu alıp firavunun önünde durdular. Musa kurumu göğe doğru savurdu. İnsanlarda ve hayvanlarda irinli çıbanlar çıktı. 11Büyücüler çıbandan ötürü Musa'nın karşısında duramaz oldular. Çünkü bütün Mısırlılar'da olduğu gibi onlarda da çıbanlar çıkmıştı. 12RAB firavunu inatçı yaptı, RAB'bin Musa'ya söylediği gibi, firavun Musa'yla Harun'u dinlemedi.

Dolu Belası

13RAB Musa'ya şöyle dedi: “Sabah erkenden kalkıp firavunun huzuruna çık, de ki, ‘İbraniler'in Tanrısı RAB şöyle diyor: Halkımı salıver, bana tapsınlar. 14Yoksa bu kez senin, görevlilerinin, halkının üzerine bütün belalarımı yağdıracağım. Öyle ki, bu dünyada benim gibisi olmadığını öğrenesin. 15Çünkü elimi kaldırıp seni ve halkını salgın hastalıkla vurmuş olsaydım, yeryüzünden silinmiş olurdun. 16*Gücümü sana göstermek, adımı bütün dünyaya tanıtmak için seni ayakta tuttum. 17Hâlâ halkımı salıvermiyor, onlara üstünlük taslıyorsun. 18Bu yüzden, yarın bu saatlerde Mısır'a tarihinde görülmemiş ağır bir dolu yağdıracağım. 19Şimdi buyruk ver, hayvanların ve kırda neyin varsa hepsi sığınaklara konsun. Dolu yağınca, eve getirilmeyen, kırda kalan bütün insanlarla hayvanlar ölecek.’ ”

20Firavunun görevlileri arasında RAB'bin uyarısından korkanlar köleleriyle hayvanlarını çabucak evlerine getirdiler. 21RAB'bin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.

22RAB Musa'ya, “Elini göğe doğru uzat” dedi, “Mısır'ın her yerine, insanların, hayvanların, kırdaki bütün bitkilerin üzerine dolu yağsın.” 23Musa değneğini göğe doğru uzatınca RAB gök gürlemeleri ve dolu gönderdi. Yıldırım düştü. RAB Mısır'a dolu yağdırdı. 24*Şiddetli dolu yağıyor, sürekli şimşek çakıyordu. Mısır Mısır olalı böylesi bir dolu görmemişti. 25Dolu Mısır'da insandan hayvana dek kırdaki her şeyi, bütün bitkileri mahvetti, bütün ağaçları kırdı. 26Yalnız İsrailliler'in yaşadığı Goşen bölgesine dolu düşmedi.

27Firavun Musa'yla Harun'u çağırtarak, “Bu kez günah işledim” dedi, “RAB haklı, ben ve halkım haksızız. 28RAB'be dua edin, yeter bu gök gürlemeleri ve dolu. Sizi salıvereceğim, artık burada kalmayacaksınız.”

29Musa, “Kentten çıkınca, ellerimi RAB'be uzatacağım” dedi, “Gök gürlemeleri duracak, artık dolu yağmayacak. Böylece dünyanın RAB'be ait olduğunu bileceksin. 30Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrı'dan hâlâ korkmuyorsunuz.”

31Keten ve arpa mahvolmuştu; çünkü arpa başak vermiş, keten çiçek açmıştı. 32Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.

33Musa firavunun yanından ayrılıp kentten çıktı. Ellerini RAB'be uzattı. Gök gürlemesi ve dolu durdu, yağmur dindi. 34Firavun yağmurun, dolunun, gök gürlemesinin kesildiğini görünce, yine günah işledi. Hem kendisi, hem görevlileri inat ettiler. 35RAB'bin Musa aracılığıyla söylediği gibi, firavun inat ederek İsrailliler'i salıvermedi.

10

Çekirge Belası

1RAB Musa'ya, “Firavunun yanına git” dedi, “Belirtilerimi aralarında göstermek için firavunla görevlilerini inatçı yaptım. 2Mısır'la nasıl alay ettiğimi, aralarında gösterdiğim belirtileri sen de çocuklarına, torunlarına anlat ki, benim RAB olduğumu bilesiniz.”

3Musa'yla Harun firavunun yanına varıp şöyle dediler: “İbraniler'in Tanrısı RAB diyor ki, ‘Ne zamana dek alçakgönüllü olmayı reddedeceksin? Halkımı salıver, bana tapsınlar. 4Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim. 5Yeryüzünü öylesine kaplayacaklar ki, toprak görünmez olacak. Doludan kurtulan ürünlerinizi, kırda biten bütün ağaçlarınızı yiyecekler. 6Evlerine, bütün görevlilerinin, bütün Mısırlılar'ın evlerine çekirge dolacak. Ne babaların, ne ataların ömürlerince böylesini görmediler.’ ” Sonra Musa dönüp firavunun yanından ayrıldı.

7Görevlileri firavuna, “Ne zamana dek bu adam bize tuzak kuracak?” dediler, “Bırak gitsinler, Tanrıları RAB'be tapsınlar. Mısır harap oldu, hâlâ anlamıyor musun?”

8Böylece, Musa'yla Harun'u firavunun yanına geri getirdiler. Firavun, “Gidin, Tanrınız RAB'be tapın” dedi, “Ama kimler gidecek?”

9Musa, “Genç, yaşlı hep birlikte gideceğiz” dedi, “Oğullarımızı, kızlarımızı, davarlarımızı, sığırlarımızı yanımıza alacağız. Çünkü RAB'be bayram yapmalıyız.”

10Firavun, “Alın çoluk çocuğunuzu, gidin gidebilirseniz, RAB yardımcınız olsun!” dedi, “Bakın, kötü niyetiniz ne kadar açık. 11Olmaz. Yalnız erkekler gidip RAB'be tapsın. Zaten istediğiniz de bu.” Sonra Musa'yla Harun firavunun yanından kovuldular.

12RAB Musa'ya, “Elini Mısır'ın üzerine uzat” dedi, “Çekirge yağsın; ülkenin bütün bitkilerini, doludan kurtulan her şeyi yesinler.”

13Musa değneğini Mısır'ın üzerine uzattı. Bütün o gün ve gece RAB ülkede doğu rüzgarı estirdi. Sabah olunca da doğu rüzgarı çekirgeleri getirdi. 14*Mısır'ın üzerinde uçuşan çekirgeler ülkeyi boydan boya kapladı. Öyle çoktular ki, böylesi hiçbir zaman görülmedi, kuşaklar boyu da görülmeyecek. 15Toprağın üzerini öyle kapladılar ki, ülke kapkara kesildi. Bütün bitkileri, dolunun zarar vermediği ağaçlarda kalan meyvelerin hepsini yediler. Mısır'ın hiçbir yerinde, ne ağaçlarda, ne de kırdaki bitkilerde yeşillik kalmadı.

16Firavun acele Musa'yla Harun'u çağırttı. “Tanrınız RAB'be ve size karşı günah işledim” dedi, 17“Lütfen bir kez daha günahımı bağışlayın ve Tanrınız RAB'be dua edin; bu ölümcül belayı üzerimden uzaklaştırsın.”

18Musa firavunun yanından çıkıp RAB'be dua etti. 19RAB rüzgarı çok şiddetli batı rüzgarına döndürdü. Rüzgar çekirgeleri sürükleyip Kamış Denizi'ne* döktü. Mısır'da tek çekirge kalmadı. 20Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsrailliler'i salıvermedi.

Karanlık Belası

21*RAB Musa'ya, “Elini göğe doğru uzat” dedi, “Mısır'ı hissedilebilir bir karanlık kaplasın.” 22Musa elini göğe doğru uzattı, Mısır üç gün koyu karanlığa gömüldü. 23Üç gün boyunca kimse kimseyi göremez, yerinden kımıldayamaz oldu. Yalnız İsrailliler'in yaşadığı yerler aydınlıktı.

24Firavun Musa'yı çağırttı. “Gidin, RAB'be tapın” dedi, “Yalnız davarlarınızla sığırlarınız alıkonacak. Çoluk çocuğunuz sizinle birlikte gidebilir.”

25Musa, “Ama Tanrımız RAB'be kurban kesmemiz için bize kurbanlık ve yakmalık sunular* da vermelisin” diye karşılık verdi, 26“Hayvanlarımızı da yanımıza almalıyız. Bir tırnak bile kalmamalı burada. Çünkü Tanrımız RAB'be tapmak için bazı hayvanları kullanacağız. Oraya varmadıkça hangi hayvanları RAB'be sunacağımızı bilemeyiz.”

27Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsrailliler'i salıvermeye yanaşmadı. 28Musa'ya, “Git başımdan” dedi, “Sakın bir daha karşıma çıkma. Yüzümü gördüğün gün ölürsün.”

29Musa, “Dediğin gibi olsun” diye karşılık verdi, “Bir daha yüzünü görmeyeceğim.”

11

İlk Doğan Çocukların Ölümü

1RAB Musa'ya, “Firavunun ve Mısır'ın başına bir bela daha getireceğim” dedi, “O zaman gitmenize izin verecek, sizi buradan adeta kovacak. 2Halkına söyle, kadın erkek herkes komşusundan altın, gümüş eşya istesin.” 3RAB İsrail halkının Mısırlılar'ın gözünde lütuf bulmasını sağladı. Musa da Mısır'da, firavunun görevlilerinin ve halkın gözünde çok büyüdü.

4Musa firavuna şöyle dedi: “RAB diyor ki, ‘Gece yarısı Mısır'ı boydan boya geçeceğim. 5Tahtında oturan firavunun ilk çocuğundan, değirmendeki kadın kölenin ilk çocuğuna kadar, hayvanlar dahil Mısır'daki bütün ilk doğanlar ölecek. 6Bütün Mısır'da benzeri ne görülmüş, ne de görülecek büyük bir feryat kopacak. 7İsrailliler'e ya da hayvanlarına bir köpek bile havlamayacak.’ O zaman RAB'bin İsrailliler'le Mısırlılar'a nasıl farklı davrandığını anlayacaksınız. 8Bu görevlilerinin hepsi gelip önümde eğilecek, ‘Sen ve seni izleyenler, gidin!’ diyecekler. Ondan sonra gideceğim.” Musa firavunun yanından büyük bir öfkeyle ayrıldı.

9RAB Musa'ya, “Mısır'da şaşılası işlerim çoğalsın diye firavun sizi dinlemeyecek” demişti. 10Musa'yla Harun firavunun önünde bütün bu şaşılası işleri yaptılar. Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsrailliler'i ülkesinden salıvermedi.

12

Fısıh Bayramı

1-2*RAB Mısır'da Musa'yla Harun'a, “Bu ay sizin için ilk ay*, yılın ilk ayı olacak” dedi, 3“Bütün İsrail topluluğuna bildirin: Bu ayın onunda herkes ailesine göre kendi ev halkına birer kuzum alacak. 4Eğer bir kuzu bir aileye çok geliyorsa, aile bireylerinin sayısı ve herkesin yiyeceği miktar hesaplanacak ve aile kuzuyu en yakın komşusuyla paylaşabilecek. 5Koyun ya da keçilerden seçeceğiniz hayvan kusursuz, erkek ve bir yaşında olmalı. 6Ayın on dördüne kadar ona bakacaksınız. O akşamüstü bütün İsrail topluluğu hayvanları boğazlayacak. 7Hayvanın kanını alıp, etin yeneceği evin yan ve üst kapı sövelerine sürecekler. 8O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir. 9Eti çiğ veya haşlanmış olarak değil, başı, bacakları, bağırsakları ve işkembesiyle birlikte kızartarak yiyeceksiniz. 10Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız. 11Eti şöyle yemelisiniz: Beliniz kuşanmış, çarıklarınız ayağınızda, değneğiniz elinizde olmalı. Eti çabuk yemelisiniz. Bu RAB'bin Fısıh* kurbanıdır.

12“O gece Mısır'dan geçeceğim. Hem insanların hem de hayvanların bütün ilk doğanlarını öldüreceğim. Mısır'ın bütün ilahlarını yargılayacağım. Ben RAB'bim. 13Bulunduğunuz evlerin üzerindeki kan sizin için belirti olacak. Kanı görünce üzerinizden geçeceğimn. Mısır'ı cezalandırırken ölüm saçan size hiçbir zarar vermeyecek. 14Bu gün sizin için anma günü olacak. Bu günü RAB'bin bayramı olarak kutlayacaksınız. Gelecek kuşaklarınız boyunca sürekli bir kural olarak bu günü kutlayacaksınız.”

Mayasız Ekmek Bayramı

(Lev.23:4-8; Say.28:16-25; Yas.16:1-8)

15“Yedi gün mayasız ekmek yiyeceksiniz. İlk gün evlerinizden mayayı kaldıracaksınız. Kim bu yedi gün içinde mayalı bir şey yerse, İsrail'den atılacaktır. 16Birinci ve yedinci günler kutsal toplantı yapacaksınız. O günler hiçbir iş yapılmayacak. Herkes yalnız kendi yiyeceğini hazırlayacak. 17Mayasız Ekmek Bayramı'nı* kutlayacaksınız, çünkü sizi ordular halinde o gün Mısır'dan çıkardım. Bu günü kalıcı bir kural olarak kuşaklarınız boyunca kutlayacaksınız. 18Birinci ayın* on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz. 19Evlerinizde yedi gün maya bulunmayacak. Mayalı bir şey yiyen yerli yabancı herkes İsrail topluluğundan atılacaktır. 20Mayalı bir şey yemeyeceksiniz. Yaşadığınız her yerde mayasız ekmek yiyeceksiniz.”

İlk Fısıh Bayramı

21Musa İsrail'in bütün ileri gelenlerini çağırtarak onlara şöyle dedi: “Hemen gidin, aileleriniz için kendinize davarlar seçip Fısıh* kurbanı olarak boğazlayın. 22Bir demet mercanköşkotu alın, leğendeki kana batırıp kanı kapılarınızın yan ve üst sövelerine sürün. Sabaha kadar kimse evinden çıkmasın. 23*RAB Mısırlılar'ı öldürmek için gelecek, kapılarınızın yan ve üst sövelerindeki kanı görünce üzerinden geçecek, ölüm saçanın evlerinize girip sizi öldürmesine izin vermeyecek.

24“Sen ve çocukların kalıcı bir kural olarak bu olayı kutlayacaksınız. 25RAB'bin size söz verdiği topraklara girdiğiniz zaman bu töreye uyacaksınız. 26Çocuklarınız size, ‘Bu törenin anlamı nedir?’ diye sorduklarında, 27‘Bu RAB'bin Fısıh kurbanıdır’ diyeceksiniz, ‘Çünkü RAB Mısırlılar'ı öldürürken evlerimizin üzerinden geçerek bizi bağışladı.’ ” İsrailliler eğilip tapındılar. 28Sonra gidip RAB'bin Musa'yla Harun'a verdiği buyruğu eksiksiz uyguladılar.

29*Gece yarısı RAB tahtında oturan firavunun ilk çocuğundan zindandaki tutsağın ilk çocuğuna kadar Mısır'daki bütün insanların ve hayvanların ilk doğanlarını öldürdü. 30O gece firavunla görevlileri ve bütün Mısırlılar uyandı. Büyük feryat koptu. Çünkü ölüsü olmayan ev yoktu.

Mısır'dan Çıkış

31Aynı gece firavun Musa'yla Harun'u çağırttı ve, “Kalkın!” dedi, “Siz ve İsrailliler halkımın arasından çıkıp gidin, istediğiniz gibi RAB'be tapın. 32Dediğiniz gibi davarlarınızı, sığırlarınızı da alın götürün. Beni de kutsayın!”

33İsrailliler'in ülkeyi hemen terk etmesi için Mısırlılar diretti. “Yoksa hepimiz öleceğiz!” diyorlardı. 34Böylece halk mayası henüz katılmamış hamurunu aldı, giysilere sarılı hamur teknelerini omuzlarında taşıdı.

35*İsrailliler Musa'nın dediğini yapmış, Mısırlılar'dan altın, gümüş eşya ve giysi istemişlerdi. 36RAB İsrailliler'in Mısırlılar'ın gözünde lütuf bulmasını sağladı. Mısırlılar onlara istediklerini verdiler. Böylece İsrailliler onları soydular.

37İsrailliler kadın ve çocukların dışında altı yüz bin kadar erkekle yaya olarak Ramses'ten Sukkot'a doğru yola çıktılar. 38Daha pek çok kişi de onlarla birlikte gitti. Yanlarında çok sayıda davar ve sığır vardı. 39Mısır'dan getirdikleri hamurla mayasız pide pişirdiler. Maya yoktu. Çünkü Mısır'dan kovulmuşlar, kendilerine azık hazırlayacak zaman bulamamışlardı.

40*İsrailliler Mısır'da dört yüz otuz yıl yaşadı. 41Dört yüz otuz yılın sonuncu günü RAB'bin halkı ordular halinde Mısır'ı terk etti. 42O gece RAB İsrailliler'i Mısır'dan çıkarmak için sürekli bekledi. İsrailliler de kuşaklar boyunca aynı gece RAB'bi yüceltmek için uyanık olmalıdır.

Fısıh Kuralları

43RAB Musa'yla Harun'a şöyle dedi: “Fısıh Bayramı'nın* kuralları şunlardır: Hiçbir yabancı Fısıh* etini yemeyecek. 44Ama satın aldığınız köleler sünnet edildikten sonra ondan yiyebilir. 45Konuklar ve ücretli işçiler ondan yemeyecek. 46*Fısıh eti evde yenmeli, evin dışına çıkarılmamalı. Kemikleri kırmayacaksınız. 47Bütün İsrail topluluğu Fısıh Bayramı'nı kutlayacak. 48Yanınızdaki yabancı bir konuk RAB'bin Fısıh Bayramı'nı kutlamak isterse, önce evindeki bütün erkekler sünnet edilmeli; sonra yerel halktan biri gibi İsrail halkına katılıp bayramı kutlayabilir. Ama sünnetsiz* biri Fısıh etini yemeyecektir. 49Ülkede doğan için de, aranızda yaşayan yabancı için de aynı kural geçerlidir.” 50İsrailliler RAB'bin Musa'yla Harun'a verdiği buyruğu eksiksiz yerine getirdiler. 51O gün RAB İsrailliler'i ordular halinde Mısır'dan çıkardı.

13

İlk Doğanların Adanması

1-2*RAB Musa'ya, “Bütün ilk doğanları bana adayın” dedi, “İsrailliler arasında insan olsun, hayvan olsun her rahmin ilk ürünü bana aittir.”

3Musa halka, “Mısır'dan, köle olduğunuz ülkeden çıktığınız bugünü anımsayın” dedi, “Çünkü RAB güçlü eliyle sizi oradan çıkardı. Mayalı hiçbir şey yenmeyecek. 4Bugün Aviv ayında* buradan ayrılıyorsunuz. 5RAB sizi Kenan, Hitit*, Amor, Hiv ve Yevus topraklarına, atalarınıza vereceğine ant içtiği süt ve bal akan ülkeye götürdüğü zaman bu ay şu törelere uyacaksınız: 6Yedi gün mayasız ekmek yiyecek, yedinci gün RAB'be bayram yapacaksınız. 7O yedi gün içinde yalnız mayasız ekmek yiyeceksiniz. Aranızda ve ülkenizin hiçbir yerinde mayalı bir şey görülmeyecek. 8O gün oğullarınıza, ‘Mısır'dan çıktığımızda RAB'bin bizim için yaptıklarından dolayı bunları yapıyoruz’ diye anlatacaksınız. 9Bu elinizde bir belirti ve alnınızda bir anma işareti olacak; öyle ki, RAB'bin yasası hep ağzınızda olsun. Çünkü RAB güçlü eliyle sizi Mısır'dan çıkardı. 10Siz de her yıl belirlenen tarihte bu kuralı uygulamalısınız.

11“RAB size ve atalarınıza ant içerek söz verdiği gibi sizi Kenan topraklarına getirecektir. Orayı size verdiği zaman, 12*ilk doğan erkek çocuklarınızın ve hayvanlarınızın hepsini RAB'be adayacaksınız. Çünkü bunlar RAB'be aittir. 13İlk doğan her sıpanın bedelini bir kuzuyla ödeyin. Bedelini ödemezseniz, boynunu kırın. Bütün ilk doğan erkek çocuklarınızın bedelini ödemelisiniz.

14“İlerde oğullarınız size, ‘Bunun anlamı ne?’ diye sorduklarında, ‘RAB bizi güçlü eliyle Mısır'dan, köle olduğumuz ülkeden çıkardı’ diye yanıtlarsınız, 15‘Firavun bizi salıvermemekte diretince, RAB Mısır'da insanların ve hayvanların bütün ilk doğanlarını öldürdü. İşte bunun için hayvanların ilk doğan erkek yavrularını RAB'be kurban ediyoruz. İlk doğan erkek çocuklarımızın bedelini ise bir hayvanla ödüyoruz.’ 16Bu uygulama elinizde bir belirti ve alnınızda bir anma işareti olacak; RAB'bin bizi Mısır'dan güçlü eliyle çıkardığını anımsatacak.”

Kamış Denizi'ni Geçiş

17Firavun İsrailliler'i salıverdiğinde, Filist yöresi yakın olmasına karşın, Tanrı onları oradan götürmedi. Çünkü, “Halk savaşla karşılaşınca, düşüncelerini değiştirip Mısır'a geri dönebilir” diye düşündü. 18Halkı çöl yolundan Kamış Denizi'ne* doğru dolaştırdı. İsrailliler Mısır'dan silahlı çıkmışlardı.

19*Musa Yusuf'un kemiklerini yanına almıştı. Çünkü Yusuf İsrail'in oğullarına, “Tanrı kesinlikle size yardım edecek, kemiklerimi buradan götüreceksiniz” diye sıkı sıkı ant içirmişti.

20Sukkot'tan ayrılıp çöl kenarında, Etam'da konakladılar. 21Gece gündüz ilerlemeleri için, RAB gündüzün bir bulut sütunu içinde yol göstererek, geceleyin bir ateş sütunu içinde ışık vererek onlara öncülük ediyordu. 22Gündüz bulut sütunu, gece ateş sütunu halkın önünden eksik olmadı.

 

14

1-2RAB Musa'ya, “İsrailliler'e söyle, dönsünler” dedi, “Pi– Hahirot yakınlarında, Migdol ile deniz arasında, Baal-Sefon'un karşısında deniz kıyısında konaklasınlar. 3Firavun şöyle düşünecek: ‘İsrailliler ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlardır, çöl onları kuşatmıştır.’ 4Firavunu inatçı yapacağım. Onların peşine düşecek. Böylece firavunla ordusunu yenerek yücelik kazanacağım. Mısırlılar bilecek ki, ben RAB'bim.” İsrailliler söyleneni yaptılar.

5Halkın kaçtığı Mısır Firavunu'na bildirilince, firavunla görevlileri onlara ilişkin düşüncelerini değiştirdiler: “Biz ne yaptık?” dediler, “İsrailliler'i salıvermekle kölelerimizi kaybetmiş olduk!” 6Firavun savaş arabasını hazırlattı, ordusunu yanına aldı. 7Seçme altı yüz savaş arabasının yanısıra, Mısır'ın bütün savaş arabalarını sorumlu sürücüleriyle birlikte yanına aldı. 8RAB Mısır Firavunu'nu inatçı yaptı. Firavun zafer havası içinde ilerleyen İsrailliler'in peşine düştü. 9Mısırlılar firavunun bütün atları, savaş arabaları, atlıları, askerleriyle onların ardına düştüler ve deniz kıyısında, Pi-Hahirot yakınlarında, Baal-Sefon'un karşısında konaklarken onlara yetiştiler.

10Firavun yaklaşırken, İsrailliler Mısırlılar'ın arkalarından geldiğini görünce dehşete kapılarak RAB'be feryat ettiler. 11Musa'ya, “Mısır'da mezar mı yoktu da bizi çöle ölmeye getirdin?” dediler, “Bak, Mısır'dan çıkarmakla bize ne yaptın! 12Mısır'dayken sana, ‘Bırak bizi, Mısırlılar'a kulluk edelim’ demedik mi? Çölde ölmektense Mısırlılar'a kulluk etsek bizim için daha iyi olurdu.”

13Musa, “Korkmayın!” dedi, “Yerinizde durup bekleyin, RAB bugün sizi nasıl kurtaracak görün. Bugün gördüğünüz Mısırlılar'ı bir daha hiç görmeyeceksiniz. 14RAB sizin için savaşacak, siz sakin olun yeter.”

15RAB Musa'ya, “Niçin bana feryat ediyorsun?” dedi, “İsrailliler'e söyle, ilerlesinler. 16Sen değneğini kaldır, elini denizin üzerine uzat. Sular yarılacak ve İsrailliler kuru toprak üzerinde yürüyerek denizi geçecekler. 17Ben Mısırlılar'ı inatçı yapacağım ki, artlarına düşsünler. Firavunu, bütün ordusunu, savaş arabalarını, atlılarını yenerek yücelik kazanacağım. 18Firavun, savaş arabaları ve atlılarından ötürü yücelik kazandığım zaman, Mısırlılar bilecek ki, ben RAB'bim.”

19-20İsrail ordusunun önünde yürüyen Tanrı'nın meleği yerini değiştirip arkaya geçti. Önlerindeki bulut sütunu da yerini değiştirip arkalarına, Mısır ve İsrail ordularının arasına geldi. Gece boyunca bulut bir yanı karartıyor, öbür yanı aydınlatıyordu. Bu yüzden, bütün gece iki taraf birbirine yaklaşamadı.

21Musa elini denizin üzerine uzattı. RAB bütün gece güçlü doğu rüzgarıyla suları geri itti, denizi karaya çevirdi. Sular ikiye bölündü, 22*İsrailliler kuru toprak üzerinde yürüyerek denizi geçtiler. Sular sağlarında, sollarında onlara duvar oluşturdu. 23Mısırlılar artlarından geliyordu. Firavunun bütün atları, savaş arabaları, atlıları denizde onları izliyordu. 24Sabah nöbetinde RAB ateş ve bulut sütunundan Mısır ordusuna baktı ve onları şaşkına çevirdi. 25Arabalarının tekerleklerini çıkardıo; öyle ki, arabalarını zorlukla sürdüler. Mısırlılar, “İsrailliler'den kaçalım!” dediler, “Çünkü RAB onlar için bizimle savaşıyor.”

26RAB Musa'ya, “Elini denizin üzerine uzat” dedi, “Sular Mısırlılar'ın, savaş arabalarının, atlılarının üzerine dönsün.” 27Musa elini denizin üzerine uzattı. Sabaha karşı deniz olağan haline döndü. Mısırlılar sulardan kaçarken RAB onları denizin ortasında silkip attı. 28Geri dönen sular savaş arabalarını, atlıları, İsrailliler'in peşinden denize dalan firavunun bütün ordusunu yuttu. Onlardan bir kişi bile sağ kalmadı.

29Ama İsrailliler denizi kuru toprakta yürüyerek geçmişlerdi. Sular sağlarında, sollarında onlara duvar oluşturmuştu. 30RAB o gün İsrailliler'i Mısırlılar'ın elinden kurtardı. İsrailliler deniz kıyısında Mısırlılar'ın ölülerini gördüler. 31RAB'bin Mısırlılar'a gösterdiği büyük gücü gören İsrail halkı RAB'den korkup O'na ve kulu Musa'ya güvendi.

15

Kurtuluş Ezgisi

1*Musa'yla İsrailliler RAB'be şu ezgiyi söylediler:

 

“Ezgiler sunacağım RAB'be,

Çünkü yüceldikçe yüceldi;

Atları da, atlıları da denize döktü.

 2*Rab gücüm ve ezgimdir,

O kurtardı beni.

O'dur Tanrım,

Övgüler sunacağım O'na.

O'dur babamın Tanrısı,

Yücelteceğim O'nu.

 3Savaş eridir RAB,

Adı RAB'dir.

 

 4“Denize attı firavunun ordusunu,

Savaş arabalarını.

Kamış Denizi'nde* boğuldu seçme subayları.

 5Derin sulara gömüldüler,

Taş gibi dibe indiler.

 

 6“Senin sağ elin, ya RAB,

Senin sağ elin korkunç güce sahiptir.

Altında düşmanlar kırılır.

 7Devrilir sana başkaldıranlar büyük görkemin karşısında,

Gönderir gazabını anız gibi tüketirsin onları.

 8Burnunun soluğu karşısında,

Sular yığıldı bir araya.

Kabaran sular duvarlara dönüştü,

Denizin göbeğindeki derin sular dondu.

 9Düşman böbürlendi:

‘Peşlerine düşüp yakalayacağım onları’ dedi,

‘Bölüşeceğim çapulu,

Dileğimce yağmalayacağım,

Kılıcımı çekip yok edeceğim onları.’

 10Üfledin soluğunu, denize gömüldüler,

Kurşun gibi engin sulara battılar.

 

 11“Var mı senin gibisi ilahlar arasında, ya RAB?

Senin gibi kutsallıkta görkemli, heybetiyle övgüye değer,

Harikalar yaratan var mı?

 12Sağ elini uzattın,

Yer yuttu onları.

 13Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka,

Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.

 14Uluslar duyup titreyecekler,

Filist halkını dehşet saracak.

 15Edom beyleri korkuya kapılacak,

Moav önderlerini titreme alacak,

Kenan'da yaşayanların tümü korkudan eriyecek.

 16Korku ve dehşet düşecek üzerlerine,

Senin halkın geçinceye dek, ya RAB,

Sahip olduğun bu halk geçinceye dek,

Bileğinin gücü karşısında taş kesilecekler.

 17Ya RAB, halkını içeri alacaksın.

Kendi dağına, yaşamak için seçtiğin yere,

Ellerinle kurduğun kutsal yere dikeceksin, ya Rab!

 18RAB sonsuza dek egemen olacaktır.”

19Firavunun atları, savaş arabaları, atlıları denize dalınca, RAB suları onların üzerine çevirdi. Ama İsrailliler denizi kuru toprakta yürüyerek geçtiler.

20Harun'un kızkardeşi Peygamber Miryam tefini eline aldı, bütün kadınlar teflerle, oynayarak onu izlediler. 21Miryam onlara şu ezgiyi söyledi:

“Ezgiler sunun RAB'be,

Çünkü yüceldikçe yüceldi,

Atları, atlıları denize döktü.”

Acı Su

22Musa İsrailliler'i Kamış Denizi'nin* ötesine çıkardı. Şur Çölü'ne girdiler. Çölde üç gün yol aldılarsa da su bulamadılar. 23Mara'ya vardılar. Ama Mara'nın suyunu içemediler, çünkü su acıydı. Bu yüzden oraya Maraö adı verildi. 24Halk, “Ne içeceğiz?” diye Musa'ya yakınmaya başladı.

25Musa RAB'be yakardı. RAB ona bir ağaç parçası gösterdi. Musa onu suya atınca sular tatlı oldu.

Orada RAB onlar için bir kural ve ilke koydu, hepsini sınadı. 26“Ben, Tanrınız RAB'bin sözünü dikkatle dinler, gözümde doğru olanı yapar, buyruklarıma kulak verir, bütün kurallarıma uyarsanız, Mısırlılar'a verdiğim hastalıkların hiçbirini size vermeyeceğim” dedi, “Çünkü size şifa veren RAB benim.”

27*Sonra Elim'e gittiler. Orada on iki su kaynağı, yetmiş hurma ağacı vardı. Su kıyısında konakladılar.

16

Man ve Bıldırcın

1Bütün İsrail topluluğu Elim'den ayrıldı. Mısır'dan çıktıktan sonra ikinci ayın* on beşinci günü Elim ile Sina arasındaki Sin Çölü'ne vardılar. 2Çölde hepsi Musa'yla Harun'a yakınmaya başladı. 3“Keşke RAB bizi Mısır'dayken öldürseydi” dediler, “Hiç değilse orada et kazanlarının başına oturur, doyasıya yerdik. Ama siz bütün topluluğu açlıktan öldürmek için bizi bu çöle getirdiniz.”

4*RAB Musa'ya, “Size gökten ekmek yağdıracağım” dedi, “Halk her gün gidip günlük ekmeğini toplayacak. Böylece onları sınayacağım: Benim yasama göre yaşıyorlar mı, yaşamıyorlar mı, göreceğim. 5Altıncı gün her gün topladıklarının iki katını toplayıp hazırlayacaklar.”

6Musa'yla Harun İsrailliler'e, “Bu akşam sizi Mısır'dan RAB'bin çıkardığını bileceksiniz” dediler, 7“Sabah da RAB'bin görkemini göreceksiniz. Çünkü RAB kendisine söylendiğinizi duydu. Biz kimiz ki, bize söyleniyorsunuz?” 8Sonra Musa, “Akşam size yemek için et, sabah da dilediğiniz kadar ekmek verilince, RAB'bin görkemini göreceksiniz” dedi, “Çünkü RAB kendisine söylendiğinizi duydu. Biz kimiz ki? Siz bize değil, RAB'be söyleniyorsunuz.”

9Musa Harun'a, “Bütün İsrail topluluğuna söyle, RAB'bin huzuruna gelsinler” dedi, “Çünkü RAB söylendiklerini duydu.”

10Harun İsrail topluluğuna bunları anlatırken, çöle doğru baktılar. RAB'bin görkemi bulutta görünüyordu.

11RAB Musa'ya şöyle dedi: 12“İsrailliler'in yakınmalarını duydum. Onlara de ki, ‘Akşamüstü et yiyeceksiniz, sabah da ekmekle karnınızı doyuracaksınız. O zaman bileceksiniz ki, Tanrınız RAB benim.’ ”

13Akşam bıldırcınlar geldi, ordugahı sardı. Sabah ordugahın çevresini çiy kaplamıştı. 14Çiy eriyince, toprakta, çölün yüzeyinde kırağıya benzer ince pulcuklar göründü. 15*Bunu görünce İsrailliler birbirlerine, “Bu da ne?” diye sordular. Çünkü ne olduğunu anlayamamışlardı.

Musa, “RAB'bin size yemek için verdiği ekmektir bu” dedi, 16“RAB'bin buyruğu şudur: ‘Herkes yiyeceği kadar toplasın. Çadırınızdaki her kişi için birer omerp alın.’ ”

17İsrailliler söyleneni yaptılar. Kimi çok, kimi az topladı. 18*Omerle ölçtüklerinde, çok toplayanın fazlası, az toplayanın da eksiği yoktu. Herkes yiyeceği kadar toplamıştı.

19Musa onlara, “Kimse sabaha bir parça bile bırakmasın” dedi.

20Ama bazıları ona aldırmayıp sabaha bıraktılar. Bıraktıkları kurtlanıp kokmaya başlayınca Musa onlara öfkelendi.

21Her sabah herkes yiyeceği kadar topluyordu. Güneş ortalığı ısıtınca, yerde kalanlar eriyordu. 22Altıncı gün kişi başına iki omerr, yani iki kat topladılar. Topluluğun önderleri gelip durumu Musa'ya bildirdiler. 23*Musa, “RAB'bin buyruğu şudur” dedi, “ ‘Yarın dinlenme günü, RAB için kutsal Şabat Günü'dür*. Pişireceğinizi pişirin, haşlayacağınızı haşlayın. Artakalanı bir kenara koyun, sabaha kalsın.’ ”

24Musa'nın buyurduğu gibi artakalanı sabaha bıraktılar. Ne koktu, ne kurtlandı. 25Musa, “Artakalanı bugün yiyin” dedi, “Çünkü bugün RAB için Şabat Günü'dür. Bugün dışarda ekmek bulamayacaksınız. 26Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak.”

27Yedinci gün bazıları ekmek toplamak için dışarı çıktı, ama hiçbir şey bulamadılar. 28RAB Musa'ya, “Ne zamana dek buyruklarıma ve yasalarıma uymayı reddedeceksiniz?” dedi, 29“Size Şabat Günü'nü verdim. Bunun için altıncı gün size iki günlük ekmek veriyorum. Yedinci gün herkes neredeyse orada kalsın, dışarı çıkmasın.” 30Böylece halk yedinci gün dinlendi.

31*İsrailliler o ekmeğe mans adını verdiler. Kişniş tohumu gibi beyazımsı, tadı ballı yufka gibiydi. 32Musa, “RAB'bin buyruğu şudur” dedi, “ ‘Mısır'dan sizi çıkardığımda, gelecek kuşakların çölde size yedirdiğim ekmeği görmesi için, bir omer saklansın.’ ”

33*Musa Harun'a, “Bir testi al, içine bir omer man doldur” dedi, “Gelecek kuşaklar için saklanmak üzere onu RAB'bin huzuruna koy.”

34RAB'bin Musa'ya buyurduğu gibi Harun manı saklanmak üzere Antlaşma Levhaları'nın önüne koydu.

35*İsrailliler yerleştikleri Kenan topraklarına varıncaya dek kırk yıl man yediler. 36–Bir omer efanınş onda biridir.–

17

Kayadan Çıkan Su

1*RAB'bin buyruğu uyarınca, bütün İsrail topluluğu Sin Çölü'nden ayrıldı, bir yerden öbürüne göçerek Refidim'de konakladı. Ancak orada içecek su yoktu. 2Musa'ya, “Bize içecek su ver” diye çıkıştılar.

Musa, “Niçin bana çıkışıyorsunuz?” dedi, “Neden RAB'bi deniyorsunuz?”

3Ama halk susamıştı. “Niçin bizi Mısır'dan çıkardın?” diye Musa'ya söylendiler, “Bizi, çocuklarımızı, hayvanlarımızı susuzluktan öldürmek için mi?”

4Musa, “Bu halka ne yapayım?” diye RAB'be feryat etti, “Neredeyse beni taşlayacaklar.”

5RAB Musa'ya, “Halkın önüne geç” dedi, “Birkaç İsrail ileri gelenini ve Nil'e vurduğun değneği de yanına alıp yürü. 6Ben Horev Dağı'nda bir kayanın üzerinde, senin önünde duracağım. Kayaya vuracaksın, halk içsin diye su fışkıracak.” Musa İsrail ileri gelenlerinin önünde denileni yaptı.

7Oraya Massat ve Merivau adı verildi. Çünkü İsrailliler orada Musa'ya çıkışmış ve, “Acaba RAB aramızda mı, değil mi?” diye RAB'bi denemişlerdi.

Amalekliler Bozguna Uğruyor

8Amalekliler gelip Refidim'de İsrailliler'e savaş açtılar. 9Musa Yeşu'ya, “Adam seç, git Amalekliler'le savaş” dedi, “Yarın ben elimde Tanrı'nın değneğiyle tepenin üzerinde duracağım.”

10Yeşu Musa'nın buyurduğu gibi Amalekliler'le savaştı. Bu arada Musa, Harun ve Hur tepenin üzerine çıktılar. 11Musa elini kaldırdıkça İsrailliler, indirdikçe Amalekliler kazanıyordu. 12Ne var ki, Musa'nın elleri yoruldu. Bir taş getirip altına koydular. Musa üzerine oturdu. Bir yanda Harun, öbür yanda Hur Musa'nın ellerini yukarıda tuttular. Güneş batıncaya dek Musa'nın elleri yukarıda kaldı. 13Böylece Yeşu Amalek ordusunu yenip kılıçtan geçirdi.

14*RAB Musa'ya, “Bunu anı olarak kayda geç” dedi, “Yeşu'ya da söyle, Amalekliler'in adını yeryüzünden büsbütün sileceğim.”

15Musa bir sunak yaptı, adını “Yahve nissiü” koydu. 16“Eller Rab'bin tahtına doğru kaldırıldı” dedi, “RAB kuşaklar boyunca Amalekliler'e karşı savaşacak!”

18

Yitro Musa'yı Ziyaret Ediyor

1Musa'nın kayınbabası Midyanlı Kâhin Yitro, Tanrı'nın Musa ve halkı İsrail için yaptığı her şeyi, RAB'bin İsrailliler'i Mısır'dan nasıl çıkardığını duydu. 2-3**Musa'nın kendisine göndermiş olduğu karısı Sippora'yı ve iki oğlunu yanına aldı. Musa, “Garibim bu yabancı diyarda” diyerek oğullarından birine Gerşomv adını vermişti. 4Sonra, “Babamın Tanrısı bana yardım etti, beni firavunun kılıcından esirgedi” diyerek öbürüne de Eliezery adını koymuştu.

5Yitro Musa'nın karısı ve oğullarıyla birlikte Tanrı Dağı'na, Musa'nın konakladığı çöle geldi. 6Musa'ya şu haberi gönderdi: “Ben, kayınbaban Yitro, karın ve iki oğlunla birlikte sana geliyoruz.”

7Musa kayınbabasını karşılamaya çıktı, önünde eğilip onu öptü. Birbirinin hatırını sorup çadıra girdiler. 8Musa İsrailliler uğruna RAB'bin firavunla Mısırlılar'a bütün yaptıklarını, yolda çektikleri sıkıntıları, RAB'bin kendilerini nasıl kurtardığını kayınbabasına bir bir anlattı.

9Yitro RAB'bin İsrailliler'e yaptığı iyiliklere, onları Mısırlılar'ın elinden kurtardığına sevindi. 10“Sizi Mısırlılar'ın ve firavunun elinden kurtaran RAB'be övgüler olsun” dedi, “Halkı Mısır'ın boyunduruğundan O kurtardı. 11Artık biliyorum ki, RAB bütün ilahlardan büyüktür. Çünkü onların gurur duyduğu şeylerin üstesinden geldi.” 12Sonra Tanrı'ya yakmalık sunu* ve kurbanlar getirdi. Harun'la bütün İsrail ileri gelenleri, Musa'nın kayınbabasıyla Tanrı'nın huzurunda yemek yemeye geldiler.

Yitro'nun Öğüdü

(Yas.1:9-18)

13Ertesi gün Musa halkın davalarına bakmak için yargı kürsüsüne çıktı. Halk sabahtan akşama kadar çevresinde ayakta durdu.

14Kayınbabası Musa'nın halk için yaptıklarını görünce, “Nedir bu, halka yaptığın?” dedi, “Neden sen tek başına yargıç olarak oturuyorsun da herkes sabahtan akşama kadar çevrende bekliyor?”

15Musa, “Çünkü halk Tanrı'nın istemini bilmek için bana geliyor” diye yanıtladı, 16“Ne zaman bir sorunları olsa, bana gelirler. Ben de taraflar arasında karar veririm; Tanrı'nın kurallarını, yasalarını onlara bildiririm.”

17Kayınbabası, “Yaptığın iş iyi değil” dedi, 18“Hem sen, hem de yanındaki halk tükeneceksiniz. Bu işi tek başına kaldıramazsın. Sana ağır gelir. 19Beni dinle, sana öğüt vereyim. Tanrı seninle olsun. Tanrı'nın önünde halkı sen temsil etmeli, sorunlarını Tanrı'ya sen iletmelisin. 20Kuralları, yasaları halka öğret, izlemeleri gereken yolu, yapacakları işi göster. 21Bunun yanısıra halkın arasından Tanrı'dan korkan, yetenekli, haksız kazançtan nefret eden dürüst adamlar seç; onları biner, yüzer, ellişer, onar kişilik toplulukların başına önder ata. 22Halka sürekli onlar yargıçlık etsin. Büyük davaları sana getirsinler, küçük davaları kendileri çözsünler. Böylece işini paylaşmış olurlar. Yükün hafifler. 23Eğer böyle yaparsan, Tanrı da buyurursa, dayanabilirsin. Herkes esenlik içinde evine döner.”

24Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi. 25İsrailliler arasından yetenekli adamlar seçti. Onları biner, yüzer, ellişer, onar kişilik toplulukların başına önder atadı. 26Halka sürekli yargıçlık eden bu kişiler zor davaları Musa'ya getirdiler, küçük davaları ise kendileri çözdüler. 27Sonra Musa kayınbabasını uğurladı. Yitro da ülkesine döndü.

19

İsrailliler Sina Dağı'nda

1İsrailliler Mısır'dan çıktıktan tam üç ay sonra Sina Çölü'ne vardılar. 2Refidim'den yola çıkıp Sina Çölü'ne girdiler. Orada, Sina Dağı'nın karşısında konakladılar.

3Musa Tanrı'nın huzuruna çıktı. RAB dağdan kendisine seslendi: “Yakup soyuna, İsrail halkına şöyle diyeceksin: 4Mısırlılar'a ne yaptığımı, sizi nasıl kartal kanatları üzerinde taşıyarak yanıma getirdiğimi gördünüz. 5**Şimdi sözümü dikkatle dinler, antlaşmama uyarsanız, bütün uluslar içinde öz halkım olursunuz. Çünkü yeryüzünün tümü benimdir. 6Siz benim için kâhinlerz krallığı, kutsal ulus olacaksınız. İsrailliler'e böyle söyleyeceksin.”

7Musa gidip halkın ileri gelenlerini çağırdı ve RAB'bin kendisine buyurduğu her şeyi onlara anlattı. 8Bütün halk bir ağızdan, “RAB'bin söylediği her şeyi yapacağız” diye yanıtladılar. Musa halkın yanıtını RAB'be iletti.

9RAB Musa'ya, “Sana koyu bir bulut içinde geleceğim” dedi, “Öyle ki, seninle konuşurken halk işitsin ve her zaman sana güvensin.” Musa halkın söylediklerini RAB'be iletti.

10RAB Musa'ya, “Git, bugün ve yarın halkı arındır” dedi, “Giysilerini yıkasınlar. 11Üçüncü güne hazır olsunlar. Çünkü üçüncü gün bütün halkın gözü önünde ben, RAB Sina Dağı'na ineceğim. 12*Dağın çevresine sınır çiz ve halka de ki, ‘Sakın dağa çıkmayın, dağın eteğine de yaklaşmayın! Kim dağa dokunursa, kesinlikle öldürülecektir. 13Ya taşlanacak, ya da okla vurulacak; ona insan eli değmeyecek. İster hayvan olsun ister insan, yaşamasına izin verilmeyecek.’ Ancak boru uzun uzun çalınınca dağa çıkabilirler.”

14Sonra Musa dağdan halkın yanına inip onları arındırdı. Herkes giysilerini yıkadı. 15Musa halka, “Üçüncü güne hazır olun” dedi, “Bu süre içinde cinsel ilişkide bulunmayın.”

16**Üçüncü günün sabahı gök gürledi, şimşekler çaktı. Dağın üzerinde koyu bir bulut vardı. Derken, çok güçlü bir boru sesi duyuldu. Ordugahta herkes titremeye başladı. 17Musa halkın Tanrı'yla görüşmek üzere ordugahtan çıkmasına öncülük etti. Dağın eteğinde durdular. 18Sina Dağı'nın her yanından duman tütüyordu. Çünkü RAB dağın üstüne ateş içinde inmişti. Dağdan ocak dumanı gibi duman çıkıyor, bütün dağ şiddetle sarsılıyordu. 19Boru sesi gitgide yükselince, Musa konuştu ve Tanrı gök gürlemeleriyle onu yanıtladı. 20RAB Sina Dağı'nın üzerine indi, Musa'yı dağın tepesine çağırdı. Musa tepeye çıktı. 21RAB, “Aşağı inip halkı uyar” dedi, “Sakın beni görmek için sınırı geçmesinler, yoksa birçoğu ölür. 22Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.”

23Musa, “Halk Sina Dağı'na çıkamaz” diye karşılık verdi, “Çünkü sen, ‘Dağın çevresine sınır çiz, onu kutsal kıl’ diyerek bizi uyardın.”

24RAB, “Aşağı inip Harun'u getir” dedi, “Ama kâhinlerle halk huzuruma gelmek için sınırı geçmesinler. Yoksa onları şiddetle cezalandırırım.” 25Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.

20

On Buyruk

(Yas.5:6-21)

1Tanrı şöyle konuştu:

2“Seni Mısır'dan, köle olduğun ülkeden çıkaran Tanrın RAB benim.

3“Benden başka tanrın olmayacak.

4*“Kendine yukarıda gökyüzünde, aşağıda yeryüzünde ya da yer altındaki sularda yaşayan herhangi bir canlıya benzer put yapmayacaksın. 5*Putların önünde eğilmeyecek, onlara tapmayacaksın. Çünkü ben, Tanrın RAB, kıskanç bir Tanrı'yım. Benden nefret edenin babasının işlediği suçun hesabını çocuklarından, üçüncü, dördüncü kuşaklardan sorarım. 6Ama beni seven, buyruklarıma uyan binlerce kuşağaa sevgi gösteririm.

7*“Tanrın RAB'bin adını boş yere ağzına almayacaksın. Çünkü RAB, adını boş yere ağzına alanları cezasız bırakmayacaktır.

8*“Şabat Günü'nü* kutsal sayarak anımsa. 9*Altı gün çalışacak, bütün işlerini yapacaksın. 10Ama yedinci gün bana, Tanrın RAB'be Şabat Günü olarak adanmıştır. O gün sen, oğlun, kızın, erkek ve kadın kölen, hayvanların, aranızdaki yabancılar dahil, hiçbir iş yapmayacaksınız. 11*Çünkü ben, RAB yeri göğü, denizi ve bütün canlıları altı günde yarattım, yedinci gün dinlendim. Bu yüzden Şabat Günü'nü kutsadım ve kutsal bir gün olarak belirledim.

12**“Annene babana saygı göster. Öyle ki, Tanrın RAB'bin sana vereceği ülkede ömrün uzun olsun.

13*“Adam öldürmeyeceksin.

14*“Zina etmeyeceksin.

15*“Çalmayacaksın.

16*“Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.

17*“Komşunun evine, karısına, erkek ve kadın kölesine, öküzüne, eşeğine, hiçbir şeyine göz dikmeyeceksin.”

İsrailliler Korkuyor

(Yas.5:22-23)

18*Halk gök gürlemelerini, boru sesini duyup şimşekleri ve dağın başındaki dumanı görünce korkudan titremeye başladı. Uzakta durarak 19Musa'ya, “Bizimle sen konuş, dinleyelim” dediler, “Ama Tanrı konuşmasın, yoksa ölürüz.”

20Musa, “Korkmayın!” diye karşılık verdi, “Tanrı sizi denemek için geldi; Tanrı korkusu üzerinizde olsun, günah işlemeyesiniz diye.”

21Musa Tanrı'nın içinde bulunduğu koyu karanlığa yaklaşırken halk uzakta durdu.

Sunaklara İlişkin Yasalar

22*RAB Musa'ya şöyle dedi: “İsrailliler'e de ki, ‘Göklerden sizinle konuştuğumu gördünüz. 23Benim yanımsıra başka ilahlar yapmayacaksınız, altın ya da gümüş ilahlar dökmeyeceksiniz. 24Benim için toprak bir sunak yapacaksınız. Yakmalık ve esenlik sunularınızı*, davarlarınızı, sığırlarınızı onun üzerinde sunacaksınız. Adımı anımsattığım her yere gelip sizi kutsayacağım. 25*Eğer bana taş sunak yaparsanız, yontma taş kullanmayın. Çünkü kullanacağınız alet sunağın kutsallığını bozar. 26Sunağımın üzerine basamakla çıkmayacaksınız. Çünkü çıplak yeriniz görünebilir.’ ”

21

Kölelere Nasıl Davranmalı

(Yas.15:12-18)

1“İsrailliler'e şu ilkeleri bildir:

2**“İbrani bir köle satın alırsan, altı yıl kölelik edecek, ama yedinci yıl karşılık ödemeden özgür olacak. 3Bekâr geldiyse, yalnız kendisi özgür olacak; evli geldiyse, karısı da özgür olacak. 4Efendisi kendisine bir kadın verir ve o kadından çocukları olursa, kadın ve çocuklar efendisinde kalacak, yalnız kendisi gidecek.

5“Ama köle açıkça, ‘Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum’ derse, 6efendisi onu yargıç huzurunab çıkaracak. Kapıya ya da kapı sövesine yaklaştırıp kulağını bizle delecek. Böylece köle yaşam boyu efendisine hizmet edecek.

7“Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak. 8Efendisi kızla nişanlanır, sonra kızdan hoşlanmazsa, kızın geri alınmasına izin vermelidir. Kızı aldattığı için onu yabancılara satamaz. 9Eğer cariyeyi oğluna nişanlarsa, ona kendi kızı gibi davranmalıdır. 10Eğer ikinci bir kadınla evlenirse, ilk karısını nafakadan, giysiden, karılık haklarından yoksun bırakmamalıdır. 11Eğer bu üç hakkı ona vermezse, kadın karşılıksız özgür olacaktır.”

Şiddete Karşı Yasalar

12*“Kim birini vurup öldürürse, kendisi de kesinlikle öldürülecektir. 13*Ama olayda kasıt yoksa, ona ben izin vermişsem, size adamın kaçacağı yeri bildireceğim. 14Eğer bir adam komşusuna düzen kurar, kasıtlı olarak saldırıp onu öldürürse, sunağıma bile kaçmış olsa, onu çıkarıp öldüreceksiniz.

15“Kim annesini ya da babasını döverse, kesinlikle öldürülecektir.

16*“Kim adam kaçırırsa, onu ister satmış olsun, ister elinde tutsun, kesinlikle öldürülecektir.

17*“Annesine ya da babasına lanet eden kesinlikle öldürülecektir.

18“Kavga çıkar, bir adam komşusuna taşla ya da yumrukla vurur, vurulan adam ölmeyip yatağa düşer, 19sonra kalkıp değnekle dışarıda gezebilirse, vuran adam suçsuz sayılacaktır. Yalnız yaralının kaybettiği zamanın karşılığını ödeyecek ve tümüyle iyileşmesini sağlayacaktır.

20“Bir adam erkek ya da kadın kölesini değnekle döverken öldürürse, kesinlikle cezalandırılacaktır. 21Ama köle hemen ölmez, bir iki gün sonra ölürse, köle sahibi ceza görmeyecektir. Çünkü köle onun malı sayılır.

22“İki kişi kavga ederken gebe bir kadına çarpar, kadın erken doğum yapar ama başka bir zarar görmezse, saldırgan, kadının kocasının istediği ve yargıçların onayladığı miktarda para cezasına çarptırılacaktır. 23-25*Ama başka bir zarar varsa, cana karşılık can, göze karşılık göz, dişe karşılık diş, ele karşılık el, ayağa karşılık ayak, yanığa karşılık yanık, yaraya karşılık yara, bereye karşılık bere ödenecektir.

26“Bir adam erkek ya da kadın kölesini gözüne vurarak kör ederse, gözüne karşılık onu özgür bırakacaktır. 27Eğer erkek ya da kadın kölesinin dişini kırarsa, dişine karşılık onu özgür bırakacaktır.”

Mal Sahiplerinin Sorumluluğu

28“Eğer bir boğa bir erkeği ya da kadını boynuzuyla vurup öldürürse, kesinlikle taşlanacak ve eti yenmeyecektir. Boğanın sahibi ise suçsuz sayılacaktır. 29Ama saldırganlığı bilinen bir boğanın sahibi uyarılmasına karşın boğasına sahip çıkmazsa ve boğası bir erkeği ya da kadını öldürürse, hem boğa taşlanacak, hem de sahibi öldürülecektir. 30Ancak, boğanın sahibinden para cezası istenirse, istenen miktarı ödeyerek canını kurtarabilir. 31Boğa ister erkek, ister kız çocuğunu öldürsün, aynı kural uygulanacaktır. 32Eğer boğa bir erkek ya da kadın köleyi öldürürse, kölenin efendisine otuz şekelc gümüş verilecek ve boğa taşlanacaktır.

33“Bir adam bir çukur açar ya da kazdığı çukurun üzerini örtmezse ve çukura bir boğa ya da bir eşek düşerse, 34çukuru kazan hayvanın bedelini ödeyecektir. Parayı hayvanın sahibine verecek, ölü hayvan kendisinin olacaktır.

35“Bir adamın boğası komşusunun boğasını yaralar, yaralı boğa ölürse, sağ boğayı satıp parasını paylaşacak, ölü hayvanı da bölüşeceklerdir. 36Eğer boğanın saldırgan olduğu ve sahibinin ona sahip çıkmadığı biliniyorsa, boğaya karşılık boğa verecek ve ölü hayvan kendisine kalacaktır.”

22

Mala İlişkin Yasalar

1“Bir adam öküz ya da davar çalıp boğazlar ya da satarsa, bir öküze karşılık beş öküz, bir koyuna karşılık dört koyun ödeyecektir.

2“Bir hırsız bir eve girerken yakalanıp öldürülürse, öldüren kişi suçlu sayılmaz. 3Ancak olay güneş doğduktan sonra olmuşsa, kan dökmekten sorumlu sayılır.

“Hırsız çaldığının karşılığını kesinlikle ödemelidir. Hiçbir şeyi yoksa, hırsızlık yaptığı için köle olarak satılacaktır. 4Çaldığı mal –öküz, eşek ya da koyun– sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir.

5“Tarlada ya da bağda hayvanlarını otlatan bir adam, hayvanlarının başkasının tarlasında otlamasına izin verirse, zararı kendi tarlasının ya da bağının en iyi ürünleriyle ödeyecektir.

6“Birinin yaktığı ateş dikenlere sıçrar, ekin demetleri, tarladaki ekin ya da tarla yanarsa, yangın çıkaran kişi zararı ödeyecektir.

7“Biri komşusuna saklasın diye parasını ya da eşyasını emanet eder ve bunlar komşusunun evinden çalınırsa, hırsız yakalandığında iki katını ödemelidir. 8Ama hırsız yakalanmazsa, komşusunun eşyasına el uzatıp uzatmadığının anlaşılması için ev sahibi yargıçç huzuruna çıkmalıdır. 9Emanete ihanet edilen konularda, öküz, eşek, koyun, giysi, herhangi bir kayıp eşya için ‘Bu benimdir’ diyen her iki taraf sorunu yargıcın huzuruna getirmelidir. Yargıcın suçlu bulduğu kişi komşusuna iki kat ödeyecektir.

10“Bir adam komşusuna korusun diye eşek, öküz, koyun ya da herhangi bir hayvan emanet ettiğinde, hayvan ölür, sakatlanır ya da kimse görmeden çalınırsa, 11komşusu adamın malına el uzatmadığına ilişkin RAB'bin huzurunda ant içmelidir. Mal sahibi bunu kabul edecek ve komşusu bir şey ödemeyecektir. 12Ama mal gerçekten ondan çalınmışsa, karşılığı sahibine ödenmelidir. 13Emanet hayvan parçalanmışsa, adam parçalarını kanıt olarak göstermelidir. Parçalanan hayvan için bir şey ödemeyecektir.

14“Biri komşusundan bir hayvan ödünç alır, sahibi yokken hayvan sakatlanır ya da ölürse, karşılığını ödemelidir. 15Ama sahibi hayvanla birlikteyse, ödünç alan karşılığını ödemeyecektir. Hayvan kiralanmışsa, kayıp ödenen kiraya sayılmalıdır.”

Sosyal Sorumluluklar

16*“Eğer biri nişanlı olmayan bir kızı aldatıp onunla yatarsa, başlık parasını ödemeli ve onunla evlenmelidir. 17Babası kızını ona vermeyi reddederse, adam normal başlık parası neyse onu ödemelidir.

18*“Büyücü kadını yaşatmayacaksınız.

19*“Hayvanlarla cinsel ilişki kuran herkes öldürülecektir.

20*“RAB'den başka bir ilaha kurban kesen ölüm cezasına çarptırılacaktır.

21*“Yabancıya haksızlık ve baskı yapmayacaksınız. Çünkü siz de Mısır'da yabancıydınız.

22“Dul ve öksüzün hakkını yemeyeceksiniz. 23Yerseniz, bana feryat ettiklerinde onları kesinlikle işitirim. 24Öfkem alevlenir, sizi kılıçtan geçirtirim. Kadınlarınız dul, çocuklarınız öksüz kalır.

25*“Halkıma, aranızda yaşayan bir yoksula ödünç para verirseniz, ona tefeci gibi davranmayacaksınız. Üzerine faiz eklemeyeceksiniz. 26*Komşunuzun abasını rehin alırsanız, gün batmadan geri vereceksiniz. 27Çünkü tek örtüsü abasıdır, ancak onunla örtünebilir. Onsuz nasıl yatar? Bana feryat ederse işiteceğim, çünkü ben iyilikseverim.

28*“Tanrı'ya sövmeyeceksiniz. Halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz.

29“Ürününüzü ve şıranızı sunmakta gecikmeyeceksiniz. İlk doğan oğullarınızı bana vereceksiniz. 30Öküzlerinize, davarlarınıza da aynı şeyi yapacaksınız. Yedi gün analarıyla kalacaklar, sekizinci gün onları bana vereceksiniz.

31*“Benim kutsal halkım olacaksınız. Bunun içindir ki, kırda parçalanmış hayvanların etini yemeyecek, köpeklerin önüne atacaksınız.”

23

Adalet ve Doğruluk Yasaları

1*“Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.

2“Kötülük yapan kalabalığı izlemeyeceksiniz. Bir davada çoğunluktan yana konuşarak adaleti saptırmayacaksınız. 3*Duruşmada yoksulu kayırmayacaksınız.

4*“Düşmanınızın yolunu şaşırmış öküzüne ya da eşeğine rastlarsanız, onu kendisine geri götüreceksiniz. 5Sizden nefret eden kişinin eşeğini yük altında çökmüş görürseniz, kendi haline bırakıp gitmeyecek, ona yardımcı olacaksınız.

6*“Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız. 7Yalandan uzak duracak, suçsuz ve doğru kişiyi öldürmeyeceksiniz. Çünkü ben kötü kişiyi aklamam.

8“Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.

9*“Yabancıya baskı yapmayacaksınız. Yabancılığın ne olduğunu bilirsiniz. Çünkü siz de Mısır'da yabancıydınız.

10*“Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız. 11Ama yedinci yıl nadasa bırakacaksınız; öyle ki, halkınızın arasındaki yoksullar yiyecek bulabilsin, onlardan artakalanı da yabanıl hayvanlar yesin. Bağınıza ve zeytinliğinize de aynı şeyi yapın.

12*“Altı gün çalışacak, yedinci gün dinleneceksiniz. Böylece hem öküzünüz, eşeğiniz dinlenir, hem de kadın kölenizin oğulları ve yabancılar rahat eder.

13“Söylediğim her şeyi yerine getirin. Başka ilahların adını anmayın, ağzınıza almayın.”

Üç Bayram

(Çık.34:18-26; Yas.16:1-17)

14“Yılda üç kez bana bayram yapacaksınız. 15*Size buyurduğum gibi, Aviv ayının* belirli günlerinde yedi gün mayasız ekmek yiyerek Mayasız Ekmek Bayramı'nı* kutlayacaksınız. Çünkü Mısır'dan o ay çıktınız.

“Kimse huzuruma eli boş çıkmasın.

16**“Tarlaya ektiğiniz ürünleri biçtiğinizde ilk ürünlerle Hasat Bayramı'nı* kutlayacaksınız.

“Yıl sonunda tarladan ürünlerinizi topladığınızda Ürün Devşirme Bayramı'nı* kutlayacaksınız.

17“Bütün erkekleriniz yılda üç kez ben Egemen RAB'bin huzuruna çıkacaklar.

18“Evinizde maya bulunduğu sürece bana kurban kesmeyeceksiniz.

“Bayramda bana kurban edilen hayvanın yağı sabaha bırakılmamalı.

19**“Toprağınızın seçme ilk ürünlerini Tanrınız RAB'bin Tapınağı'na getireceksiniz.

“Oğlağı anasının sütünde haşlamayacaksınız.”

Tanrı Meleği Öncülük Ediyor

20“Yolda sizi koruması, hazırladığım yere götürmesi için önünüzden bir melek gönderiyorum. 21Ona dikkat edin, sözünü dinleyin, başkaldırmayın. Çünkü beni temsil ettiği için başkaldırınızı bağışlamaz. 22Ama onun sözünü dikkatle dinler, bütün söylediklerimi yerine getirirseniz, düşmanlarınıza düşman, hasımlarınıza hasım olacağım. 23Meleğim önünüzden gidecek, sizi Amor, Hitit*, Periz, Kenan, Hiv ve Yevus topraklarına götürecek. Onları yok edeceğim. 24Onların ilahları önünde eğilmeyecek, tapınmayacaksınız; törelerini izlemeyeceksiniz. Tersine, ilahlarını yok edecek, dikili taşlarını büsbütün parçalayacaksınız. 25Tanrınız RAB'be tapacaksınız. Ekmeğinizi, suyunuzu bereketli kılacak, aranızdaki hastalıkları yok edeceğim. 26Ülkenizde kısır ve çocuk düşüren kadın olmayacak. Size uzun ömür vereceğim.

27“Dehşetimi önünüzden gönderecek, karşılaşacağınız bütün halkları şaşkına çevireceğim. Düşmanlarınız önünüzden kaçacak. 28Hivliler'i, Kenanlılar'ı, Hititler'i önünüzden kovmaları için önünüzsıra eşekarısıd göndereceğim. 29Ama onları bir yıl içinde kovmayacağım. Yoksa ülke viran olur, yabanıl hayvanlar çoğaldıkça çoğalır, sayıları sizi aşar. 30Siz çoğalıncaya, toprağı yurt edininceye dek onları azar azar kovacağım.

31“Sınırlarınızı Kamış Denizi'nden* Filist Denizi'nee, çölden Fırat Irmağı'na kadar genişleteceğim. Ülke halkını elinize teslim edeceğim. Onları önünüzden kovacaksınız. 32Onlarla ya da ilahlarıyla antlaşma yapmayacaksınız. 33Onları ülkenizde barındırmayacaksınız. Yoksa bana karşı günah işlemenize neden olurlar. İlahlarına taparsanız, size tuzak olur.”

24

Antlaşma Onaylanıyor

1RAB Musa'ya, “Sen, Harun, Nadav, Avihu ve İsrail ileri gelenlerinden yetmiş kişi bana gelin” dedi, “Bana uzaktan tapın. 2Yalnız sen bana yaklaşacaksın. Ötekiler yaklaşmamalı. Halk seninle dağa çıkmamalı.”

3Musa gidip RAB'bin bütün buyruklarını, ilkelerini halka anlattı. Herkes bir ağızdan, “RAB'bin her söylediğini yapacağız” diye karşılık verdi. 4Musa RAB'bin bütün buyruklarını yazdı. Sabah erkenden kalkıp dağın eteğinde bir sunak kurdu, İsrail'in on iki oymağını simgeleyen on iki taş sütun dikti. 5Sonra İsrailli gençleri gönderdi. Onlar da RAB'be yakmalık sunular* sundular, esenlik kurbanları olarak boğalar kestiler. 6Musa kanın yarısını leğenlere doldurdu, öbür yarısını sunağın üzerine döktü. 7Sonra antlaşma kitabını alıp halka okudu. Halk, “RAB'bin her söylediğini yapacağız, O'nu dinleyeceğiz” dedi.

8**Musa leğenlerdeki kanı halkın üzerine serpti ve, “Bütün bu sözler uyarınca, RAB'bin sizinle yaptığı antlaşmanın kanı budur” dedi.

9Sonra Musa, Harun, Nadav, Avihu ve İsrail ileri gelenlerinden yetmiş kişi dağa çıkarak 10İsrail'in Tanrısı'nı gördüler. Tanrı'nın ayakları altında laciverttaşını andıran bir döşeme vardı. Gök gibi duruydu. 11Tanrı İsrail soylularına zarar vermedi. Tanrı'yı gördüler, sonra yiyip içtiler.

12RAB Musa'ya, “Dağa, yanıma gel” dedi, “Burada bekle, halkın öğrenmesi için üzerine yasalarla buyrukları yazdığım taş levhaları sana vereceğim.”

13Musa'yla yardımcısı Yeşu hazırlandılar. Musa Tanrı Dağı'na çıkarken, 14İsrail ileri gelenlerine, “Geri dönünceye kadar bizi burada bekleyin” dedi, “Harun'la Hur aranızda; kimin sorunu olursa onlara başvursun.”

15Musa dağa çıkınca, bulut dağı kapladı. 16RAB'bin görkemi Sina Dağı'nın üzerine indi. Bulut dağı altı gün örttü. Yedinci gün RAB bulutun içinden Musa'ya seslendi. 17RAB'bin görkemi İsrailliler'e dağın doruğunda yakıcı bir ateş gibi görünüyordu. 18*Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.

25

Buluşma Çadırı için Armağanlar

(Çık.35:4-9)

1RAB Musa'ya şöyle dedi: 2“İsrailliler'e söyle, bana armağan getirsinler. Gönülden veren herkesin armağanını alın. 3Onlardan alacağınız armağanlar şunlardır: Altın, gümüş, tunç*; 4lacivert, mor, kırmızı iplik; ince keten, keçi kılı, 5derif, kırmızı boyalı koç derisi, akasya ağacı, 6kandil için zeytinyağı, mesh yağıyla güzel kokulu buhur için baharat, 7başkâhinin efoduyla* göğüslüğü* için oniks ve öbür kakma taşlar.

8“Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar. 9Konutu ve eşyalarını sana göstereceğim örneğe tıpatıp uygun yapın.”

Antlaşma Sandığı

(Çık.37:1-9)

10“Akasya ağacından bir sandık yapsınlar. Boyu iki buçukg, eni ve yüksekliği birer buçuk arşınh olsun. 11İçini de dışını da saf altınla kapla. Çevresine altın pervaz yap. 12Dört altın halka döküp dört ayağına tak. İkisi bir yanda, ikisi öbür yanda olacak. 13Akasya ağacından sırıklar yapıp altınla kapla. 14Sandığın taşınması için sırıkları yanlardaki halkalara geçir. 15Sırıklar sandığın halkalarında kalacak, çıkarılmayacak. 16Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.

17“Saf altından bir Bağışlanma Kapağıı yap. Boyu iki buçuk, eni bir buçuk arşın olacak. 18Kapağın iki kenarına dövme altından birer Keruv* yap. 19Keruvlar'dan birini bir kenara, öbürünü öteki kenara, kapakla tek parça halinde yap. 20Keruvlar yukarı doğru açık kanatlarıyla kapağı örtecek. Yüzleri birbirine dönük olacak ve kapağa bakacak. 21Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy. 22Seninle orada, Levha Sandığı'nıni üstündeki Keruvlar arasında, Bağışlanma Kapağı'nın üzerinde görüşeceğim ve İsrailliler için sana buyruklar vereceğim.”

Üzerinde Ekmek Sunulan Masa

(Çık.37:10-16)

23“Akasya ağacından bir masa yap. Boyu ikij, eni birk, yüksekliği bir buçuk arşınl olacak. 24Masayı saf altınla kapla. Çevresine altın pervaz yap. 25Pervazın çevresine dört parmak eninde bir kenarlık yaparak altın pervazla çevir. 26Masa için dört altın halka yap, dört ayak üzerindeki dört köşeye yerleştir. 27Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakın olmalı. 28Sırıkları akasya ağacından yap, altınla kapla. Masa onlarla taşınacak. 29Masa için saf altından tabaklar, sahanlar, dökmelik sunu testileri, tasları yap. 30*Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.”

Kandillik

(Çık.37:17-24)

31“Saf altından bir kandillik yap. Ayağı, gövdesi dövme altın olsun. Çanak, tomurcuk ve çiçek motifleri kendinden olsun. 32Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak. 33Her kolda badem çiçeğini andıran üç çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunacak. Altı kol da aynı olacak. 34Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi olacak. 35Kandillikten yükselen ilk iki kolun, ikinci iki kolun, üçüncü iki kolun altında kendinden birer tomurcuk bulunacak. Toplam altı kol olacak. 36Tomurcukları, kolları tek parça olan kandillik saf dövme altından olacak.

37“Kandillik için yedi kandil yap; kandiller karşısını aydınlatacak biçimde yerleştirilsin. 38Fitil maşaları, tablaları saf altından olacak. 39Bütün takımları dahil kandilliğe bir talantm saf altın harcanacak. 40*Her şeyi sana dağda gösterilen örneğe göre yapmaya dikkat et.”

26

Tanrı'nın Konutu

(Çık.36:8-38)

1“Tanrı'nın Konutu'nu on perdeden yap. Perdeler lacivert, mor, kırmızı iplikle özenle dokunmuş ince ketenden olsun, üzeri Keruvlar'la* ustaca süslensin. 2Her perdenin boyu yirmi sekizn, eni dört arşıno olmalı. Bütün perdeler aynı ölçüde olacak. 3Perdeler beşer beşer birbirine eklenerek iki takım perde yapılacak. 4Birinci takımın kenarına lacivert ilmekler aç. Öbür takımın kenarına da aynı şeyi yap. 5Birinci takımın ilk perdesiyle ikinci takımın son perdesine ellişer ilmek aç. İlmekler birbirine karşı olmalı. 6Elli altın kopça yap, perdeleri kopçalayarak çadırı birleştir. Böylece konut tek parça haline gelecek.

7“Konutun üstünü kaplayacak çadır için keçi kılından on bir perde yap. 8Her perdenin boyu otuzö, eni dört arşın olacak. On bir perde de aynı ölçüde olmalı. 9Beş perde birbirine, altı perde birbirine birleştirilecek. Altıncı perdeyi çadırın önünde katla. 10Her iki perde takımının kenarlarına ellişer ilmek aç. 11Elli tunç* kopça yap, kopçaları ilmeklere geçir ki, çadır tek parça haline gelsin. 12Çadırın perdelerinden artan yarım perde konutun arkasından sarkacak. 13Perdelerin uzun kenarlarından artan kumaş çadırın yanlarından birer arşınp sarkarak konutu örtecek. 14Çadır için kırmızı boyalı koç derilerinden bir örtü, onun üstüne de deridenr başka bir örtü yap.

15“Konut için akasya ağacından dikine çerçeveler yap. 16Her çerçevenin boyu ons, eni bir buçuk arşınş olacak. 17Çerçevelerin birbirine uyan iki paralel çıkıntısı olacak. Konutun bütün çerçevelerini aynı biçimde yapacaksın. 18Konutun güneyi için yirmi çerçeve yap. 19Her çerçevenin altında iki çıkıntı için birer taban olmak üzere, yirmi çerçevenin altında kırk gümüş taban yap. 20-21Konutun öbür yanı, yani kuzeyi için de yirmi çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere kırk gümüş taban yap. 22Konutun batıya bakacak arka tarafı için altı çerçeve yap. 23Arkada konutun köşeleri için iki çerçeve yap. 24Bu köşe çerçevelerinin alt tarafı ayrı kalacak, üst tarafı ise birinci halkayla birleştirilecek. İki köşeyi oluşturan iki çerçeve aynı biçimde olacak. 25Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban olacak.

26-27“Konutun bir yanındaki çerçeveler için beş, öbür yanındaki çerçeveler için beş, batıya bakan arka tarafındaki çerçeveler için de beş olmak üzere akasya ağacından kirişler yap. 28Çerçevelerin ortasındaki kiriş çadırın bir ucundan öbür ucuna geçecek. 29Çerçeveleri ve kirişleri altınla kapla, kirişlerin geçeceği halkaları da altından yap.

30“Konutu dağda sana gösterilen plana göre yap.

31“Lacivert, mor, kırmızı iplikle özenle dokunmuş ince ketenden bir perde yap; üzerini Keruvlar'la ustaca süsle. 32Dört gümüş taban üstünde duran akasya ağacından altın kaplı dört direk üzerine as. Çengelleri altın olacak. 33*Perdeyi kopçaların altına asıp Levha Sandığı'nı perdenin arkasına koy. Perde Kutsal Yer'le* En Kutsal Yer'i* birbirinden ayıracak. 34Bağışlanma Kapağı'nı En Kutsal Yer'de bulunan Levha Sandığı'nın üzerine koy. 35Masayı perdenin öbür tarafına, konutun kuzeye bakan yanına yerleştir; kandilliği masanın karşısına, konutun güney tarafına koy.

36“Çadırın giriş bölümüne lacivert, mor, kırmızı iplikle özenle dokunmuş ince ketenden nakışlı bir perde yap. 37Perdeyi asmak için akasya ağacından beş direk yap, altınla kapla. Çengelleri de altın olacak. Direkler için tunçtan beş taban dök.”

27

Yakmalık Sunu Sunağı

(Çık.38:1-7)

1“Sunağı akasya ağacından kare biçiminde yap. Eni ve boyu beşer arşınt, yüksekliği üç arşınu olacak. 2Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla* kapla. 3Sunak için yağ ve kül kovaları, kürekler, çanaklar, büyük çatallar, ateş kapları yap. Tümü tunç olacak. 4Ağ biçiminde tunç bir ızgara da yap, dört köşesine birer tunç halka tak. 5Izgarayı sunağın kenarının altına koy. Öyle ki, aşağı doğru sunağın yarısına yetişsin. 6Sunak için akasya ağacından sırıklar yap, tunçla kapla. 7Sırıklar halkalara geçirilecek ve sunak taşınırken iki yanında olacak. 8Sunağı tahtadan, içi boş yapacaksın. Tıpkı dağda sana gösterildiği gibi olacak.”

Konutun Avlusu

(Çık.38:9-20)

9“Konuta bir avlu yap. Avlunun güney tarafı için yüz arşınü boyunda, özenle dokunmuş ince keten perdeler yapacaksın. 10Perdeler için yirmi direk yapılacak; direklerin tabanları tunç*, çengelleri ve çengel çemberleri gümüş olacak. 11Kuzey tarafı için yüz arşın boyunda perdeler, yirmi direk, direkler için yirmi tunç taban yapılacak. Direklerin çengelleriyle çemberleri gümüşten olacak.

12“Avlunun batı tarafı için elli arşınv boyunda perde, on direk, on taban yapılacak. 13Doğuya bakan tarafta avlunun eni elli arşın olacak. 14Girişin bir tarafında on beş arşıny boyunda perde, üç direk ve üç taban olacak. 15Girişin öbür tarafında da on beş arşın boyunda perde, üç direk ve üç taban olacak.

16“Avlunun girişinde lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden yirmi arşınz boyunda nakışlı bir perde olacak. Dört direği ve dört tabanı bulunacak. 17Avlunun çevresindeki bütün direkler gümüş çemberlerle donatılacak. Çengelleri gümüş, tabanları tunç olacak. 18Avlunun boyu yüz, eni elli, çevresindeki perdelerin yüksekliği beş arşına olacak. Perdeleri özenle dokunmuş ince ketenden, tabanları tunçtan olacak. 19Konutta her türlü hizmet için kullanılacak bütün aletler, konutun ve avlunun bütün kazıkları da tunçtan olacak.”

Rab'bin Huzurunda Yanan Işık

(Lev.24:1-3)

20“İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler. 21Harun'la oğulları kandilleri benim huzurumda, Buluşma Çadırı'ndab, Levha Sandığı'nın önündeki perdenin dışında, akşamdan sabaha kadar yanar tutacaklar. İsrailliler için kuşaklar boyunca sürekli bir kural olacak bu.”

28

Kâhin Giysileri

(Çık.39:1-7)

1“Bana kâhinlik etmeleri için İsrailliler arasından ağabeyin Harun'u, oğulları Nadav, Avihu, Elazar ve İtamar'ı yanına al. 2Ağabeyin Harun'a görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap. 3Bilgelik verdiğim becerikli adamlara söyle, Harun'a giysi yapsınlar. Öyle ki, bana kâhinlik etmek için kutsal kılınmış olsun. 4Yapacakları giysiler şunlardır: Göğüslük*, efod*, kaftan, nakışlı mintan, sarık, kuşak. Bana kâhinlik etmeleri için ağabeyin Harun'a ve oğullarına bu kutsal giysileri yapacaklar. 5Altın sırma, lacivert, mor, kırmızı iplik, ince keten kullanacaklar.”

Efod

(Çık.39:2-7)

6“Efodu* altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar. 7Bağlanabilmesi için iki köşesine takılmış ikişer omuzluğu olacak. 8Efodun üzerinde efod gibi ustaca dokunmuş bir şerit olacak. Efodun bir parçası gibi lacivert, mor, kırmızı iplikle, altın sırmayla, özenle dokunmuş ince ketenden olacak. 9-10İki oniks taşı alacak, İsrailoğulları'nın adlarını, doğuş sırasına göre altısını birinin, altısını ötekinin üzerine oyacaksın. 11-12İsrailoğulları'nın adlarını bu iki taşın üzerine usta oymacıların mühür oyduğu gibi oyacaksın. Taşları altın yuvalar içine koyduktan sonra İsrailliler'in anılması için efodun omuzluklarına tak. Harun, anılmaları için onların adlarını RAB'bin önünde iki omuzunda taşıyacak. 13-14Altın yuvalar ve saf altından iki zincir yap. Zincirleri örme kordon gibi yapıp yuvalara yerleştir.”

Göğüslük

(Çık.39:8-21)

15“Usta işi bir karar göğüslüğü* yap. Onu da efod* gibi, altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden yap. 16Dört köşe, eni ve boyu birer karışc olacak; ikiye katlanacak. 17Üzerine dört sıra taş yuvası kak. Birinci sırada yakut, topaz, zümrüt; 18ikinci sırada firuze, laciverttaşı, aytaşı; 19üçüncü sırada gökyakut, agat, ametist; 20dördüncü sırada sarı yakut, oniks ve yeşim olacak. Taşlar altın yuvalara kakılacak. 21On iki taş olacak. Üzerlerine mühür oyar gibi İsrailoğulları'nın adları bir bir oyulacak. Bu taşlar İsrail'in on iki oymağını simgeleyecek.

22“Göğüslük için saf altından örme zincirler yap. 23İki altın halka yap, göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koy. 24İki örme altın zinciri göğüslüğün köşelerindeki halkalara tak. 25Zincirlerin öteki iki ucunu iki yuvanın üzerinden geçirerek efodun ön tarafına, omuzlukların üzerine bağla. 26İki altın halka daha yap; her birini göğüslüğün alt iki köşesine, efoda bitişik iç kenarına tak. 27İki altın halka daha yap; efodun önündeki omuzluklara alttan, dikişe yakın, ustaca dokunmuş şeridin yukarısına tak. 28Göğüslüğün halkalarıyla efodun halkaları lacivert kordonla birbirine bağlanacak. Öyle ki, göğüslük efodun ustaca dokunmuş şeridinin yukarısında kalsın ve efoddan ayrılmasın.

29“Harun Kutsal Yer'e* girerken, İsrailoğulları'nın adlarının yazılı olduğu karar göğüslüğünü yüreğinin üzerinde taşıyacak. Öyle ki, ben, RAB halkımı sürekli anımsayayım. 30Urim'le Tummim'i* karar göğüslüğünün içine koy; öyle ki, Harun ne zaman huzuruma çıksa yüreğinin üzerinde olsunlar. Böylece Harun İsrailoğulları'nın karar vermek için kullandıkları Urim'le Tummim'i RAB'bin huzurunda sürekli yüreğinin üzerinde taşıyacak.”

Öbür Kâhin Giysileri

(Çık.39:22-31)

31“Efodun* altına giyilen kaftanı salt lacivert iplikten yap. 32Ortasında baş geçecek kadar bir boşluk bırak. Yırtılmaması için boşluğun kenarlarını yaka gibi dokuyarak çevir. 33Kaftanın kenarını çepeçevre lacivert, mor, kırmızı iplikten nar motifleriyle beze, aralarına altın çıngıraklar tak. 34Eteğin ucu bir altın çıngırak, bir nar, bir altın çıngırak, bir nar olmak üzere çepeçevre kaplanacak. 35Harun hizmet ederken bu kaftanı giyecek. En Kutsal Yer'e*, huzuruma girip çıkarken duyulan çıngırak sesi onun ölmediğini gösterecek.

36“Saf altından bir levha yap ve üzerine mühür oyar gibi ‘RAB'be adanmıştır’ sözünü oy; 37lacivert bir kordonla sarığın ön tarafına bağla. 38Harun onu alnında taşıyacak. İsrailliler kutsal bağışlarını getirirken suç işlemişlerse, suçlarını Harun taşıyacak; onlar önümde kabul görsün diye levha sürekli Harun'un alnında bulunacak.

39“İnce ketenden işlemeli bir mintan doku, ince ketenden bir sarık, bir de nakışlı kuşak yap.

40“Harun'un oğullarına mintanlar, kuşaklar, görkem ve saygınlık kazandıracak başlıklar yap. 41Bu giysileri ağabeyin Harun'a ve oğullarına giydir; sonra bana kâhinlik etmeleri için onları meshedip* ata ve kutsal kıl.

42“Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak. 43Harun'la oğulları Buluşma Çadırı'na girdiklerinde ya da Kutsal Yer'de* hizmet etmek üzere sunağa yaklaştıklarında, suç işleyip ölmemek için bu donları giyecekler. Harun ve soyundan gelenler için sürekli bir kural olacak bu.”

29

Kâhinliğe Atanma

(Lev.8:1-36)

1“Bana kâhinlik edebilmeleri için, Harun'la oğullarını kutsal kılmak üzere şunları yap: Bir boğa ile iki kusursuz koç al. 2İnce buğday unundan mayasız ekmek, zeytinyağıyla yoğrulmuş mayasız pideler, üzerine yağ sürülmüş mayasız yufkalar yap. 3Bunları bir sepete koyup boğa ve iki koçla birlikte bana getir. 4Harun'la oğullarını Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne getirip yıka. 5Giysileri al; mintanı, efodun* altına giyilen kaftanı, efodu ve göğüslüğü* Harun'a giydir. Efodun ustaca dokunmuş şeridini bağla. 6Başına sarığı sar, üzerine de kutsal tacı koy. 7Sonra mesh yağını al, başına dökerek onu meshet*. 8Harun'un oğullarını öne çıkarıp onlara mintan giydir. 9Bellerine kuşak bağla, başlarına başlık koy. Kalıcı bir kural olarak kâhinlik onların işi olacak. Böylece Harun'la oğullarını atamış olacaksın.

10“Boğayı Buluşma Çadırı'nın önüne getir, Harun'la oğulları ellerini boğanın başına koysunlar. 11Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümünde keseceksin. 12Kanını parmağınla sunağın boynuzlarına sür, artan kanı sunağın dibine dök. 13Hayvanın bağırsak ve işkembe yağlarını, karaciğer perdesini, böbreklerini ve böbrek yağlarını sunağın üzerinde yakacaksın. 14Etini, derisini, gübresini de ordugahın dışında yak. Bu günah sunusudur*.

15“Bir koç getir, Harun'la oğulları ellerini koçun başına koysunlar. 16Koçu sen kes. Kanını sunağın her yanına dök. 17Koçu parçalara ayırıp bağırsaklarını, işkembesini, ayaklarını yıka, başla öteki parçaların yanına koy. 18*Sonra koçun tümünü sunağın üzerinde yak. Bu RAB'be sunulan yakmalık sunu*, RAB'bi hoşnut eden koku, O'nun için yakılan sunudur.

19“Öteki koçu getir, Harun'la oğulları ellerini koçun başına koysunlar. 20Koçu sen kes. Kanını Harun'la oğullarının sağ kulak memelerine, sağ el ve ayaklarının baş parmaklarına sür. Artan kanı sunağın her yanına dök. 21Sunağın üzerindeki kanı ve mesh yağını Harun'la oğullarının ve giysilerinin üzerine serp. Böylece Harun'la oğulları ve giysileri kutsal kılınmış olacak.

22“Koçun yağını, kuyruk yağını, bağırsak ve işkembe yağlarını, karaciğer perdesini, böbreklerini, böbrek yağlarını ve sağ budunu al. –Çünkü bu, biri göreve atanırken kesilen koçtur.– 23Huzurumdaki mayasız ekmek sepetinden bir somun, yağlı pide ve yufka al, 24hepsini Harun'la oğullarının eline ver. Bunları benim huzurumda sallamalık sunu olarak salla, 25sonra ellerinden alıp sunakta yakmalık sunuyla birlikte beni hoşnut eden koku olarak yak. Bu, RAB için yakılan sunudur.

26“Harun'un atanması için sunulacak koçun döşünü huzurumda sallamalık sunu olarak salla. O döş senin payın olacak. 27Harun'la oğullarının atanması için kesilen koçun sallanmış olan döşüyle bağış olarak sunulan budunu bana ayır. 28İsrailliler bunları sürekli Harun'la oğullarının payına ayıracak. Bu, İsrailliler'in RAB'be sunduğu esenlik kurbanlarından biridir.

29“Harun'un kutsal giysileri, kendinden sonra oğullarına kalacak. Meshedilip atanırlarken bu giysileri giyecekler. 30Harun'un yerine kâhin olan oğlu, Kutsal Yer'de* hizmet etmek üzere Buluşma Çadırı'na girdiğinde yedi gün bu giysileri giyecek.

31-32“Harun'la oğulları göreve atanırken kesilen koçun etini kutsal bir yerde haşlayacaksın. Haşlanan eti ve sepetteki ekmeği Buluşma Çadırı'nın giriş bölümünde yiyecekler. 33Atanıp kutsal kılınmaları için günahları bağışlatan bu sunuları yalnız onlar yiyebilir. Yabancı biri yiyemez, çünkü bu sunular kutsaldır. 34Atanmaları için kesilen kurbanın etinden ya da ekmekten sabaha artan olursa, yakacaksın. Bunlar yenmeyecek, çünkü kutsaldır.

35“Harun'la oğulları için sana buyurduklarımın hepsini yap. Atanmaları yedi gün sürecek. 36Günah bağışlatmak için günah sunusu olarak her gün bir boğa sunacaksın. Sunağı arındırmak için günah sunusu sun, kutsal kılmak için de meshet. 37Yedi gün sunağı arındırarak kutsal kılacaksın. Böylece sunak çok kutsal olacak. Ona dokunan her şey de kutsal sayılacaktır.”

Günlük Sunular

(Say.28:1-8)

38“Düzenli olarak her gün sunağın üzerinde bir yaşında iki erkek kuzu sunacaksınız. 39Kuzunun birini sabah, öbürünü akşamüstü sunun. 40Kuzuyla birlikte dörtte bir hinç sıkma zeytinyağıyla yoğrulmuş onda bir efad ince un ve dökmelik sunu olarak dörtte bir hin şarap sunacaksınız. 41Öbür kuzuyu akşamüstü, beni hoşnut eden koku, yakılan sunu olarak, sabahki gibi tahıl sunusu* ve dökmelik sunuyla birlikte bana sunacaksınız.

42“Bu yakmalık sunu Buluşma Çadırı'nın giriş bölümünde, RAB'bin huzurunda, kuşaklar boyu sürekli sunulacaktır. Musa'yla konuşmak için İsrail halkıyla orada buluşacağım. 43İsrailliler'le buluşurken çadır görkemimle kutsal kılınacak.

44“Buluşma Çadırı'nı ve sunağı kutsal kılacak, Harun'la oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim. 45İsrailliler arasında yaşayacak, onların Tanrısı olacağım. 46Anlayacaklar ki, aralarında yaşamak için onları Mısır'dan çıkaran Tanrıları RAB benim. Tanrıları RAB benim.”

30

Buhur Sunağı

(Çık.37:25-28)

1“Üzerinde buhur yakmak için akasya ağacından bir sunak yap. 2Kare biçiminde, boyu ve eni birer arşıne, yüksekliği iki arşınf, boynuzları kendinden olacak. 3Üstünü, yanlarını, boynuzlarını saf altınla kapla. Çevresine altın pervaz yap. 4İki yandaki pervazın altına iki altın halka yap. Bunlar sunağın taşınması için sırıkların geçmesine yarayacak. 5Sırıkları akasya ağacından yap ve altınla kapla. 6Sunağı Levha Sandığı'nın karşısındaki perdenin, sandığın üzerindeki Bağışlanma Kapağı'nın önüne, seninle buluşacağım yere koy.

7“Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak. 8Akşamüstü kandilleri yakarken yine buhur yakacak. Böylece huzurumda kuşaklar boyunca sürekli buhur yanacak. 9Sunağın üzerinde başka buhur, yakmalık sunu* ya da tahıl sunusu* sunmayacaksınız; üzerine dökmelik sunu dökmeyeceksiniz. 10Harun yılda bir kez sunağın boynuzlarını arındıracak. Kuşaklarınız boyunca yılda bir kez günahları bağışlatmak için sunulan sununun kanıyla sunağı arındıracak. Sunak ben RAB için çok kutsaldır.”

Bağışlanma Bedeli

11RAB Musa'ya şöyle dedi: 12“İsrailliler'in sayımını yaptığın zaman, herkes canına karşılık bana bedel ödeyecektir. Öyle ki, sayım yapılırken başlarına bela gelmesin. 13*Sayılan herkes armağan olarak bana yarım kutsal yerin şekelig verecektir. –Bir şekel yirmi geradır.– 14Sayılan yirmi yaşındaki ve daha yukarı yaştaki herkes bana armağan verecektir. 15Canlarınızın bedeli olarak bu armağanı verdiğinizde, zengin yarım şekelden fazla, yoksul yarım şekelden eksik vermeyecek. 16İsrailliler'den bedel olarak verilen paraları toplayacak, Buluşma Çadırı'nın hizmetinde kullanacaksın. Bu paralar canlarınızın bedeli olarak ben, RAB'be İsrailliler'i hep anımsatacak.”

Yıkanma Kazanı

(Çık.38:8)

17RAB Musa'ya şöyle dedi: 18*“Yıkanmak için tunç* bir kazan yap. Ayaklığı da tunçtan olacak. Buluşma Çadırı ile sunağın arasına koyup içine su doldur. 19Harun'la oğulları ellerini, ayaklarını orada yıkayacaklar. 20-21Buluşma Çadırı'na girmeden ya da RAB için yakılan sunuyu sunarak hizmet etmek üzere sunağa yaklaşmadan önce, ölmemek için ellerini, ayaklarını yıkamalılar. Harun'la soyunun bütün kuşakları boyunca sürekli bir kural olacak bu.”

Mesh Yağı

22*RAB Musa'ya şöyle dedi: 23“Şu nadide baharatı al: 500 şekelh sıvı mür*, yarısı kadar, yani 250'şer şekelı güzel kokulu tarçın ve kamış, 24500 kutsal yerin şekeli hıyarşembe, bir hini de zeytinyağı. 25Bunlardan ıtriyatçı ustalığıyla güzel kokulu kutsal bir mesh yağı yap. Ona kutsal mesh yağı denecek. 26-28Buluşma Çadırı'nı, Levha Sandığı'nı, masayla takımlarını, kandillikle takımlarını, buhur sunağını, yakmalık sunu* sunağıyla bütün takımlarını, kazanı ve kazan ayaklığını hep bu yağla meshet*. 29Onları kutsal kıl ki, çok kutsal olsunlar. Onlara değen her şey kutsal sayılacaktır.

30“Bana kâhin olmaları için Harun'la oğullarını meshedip kutsal kıl. 31İsrailliler'e de ki, ‘Kuşaklarınız boyunca bu kutsal mesh yağı yalnız benim için kullanılacak. 32İnsan bedenine dökülmeyecek. Aynı reçeteyle benzeri yapılmayacak. O kutsaldır ve sizin için kutsal olacaktır. 33Onun benzerini yapan ya da kâhin olmayan birinin üzerine döken herkes halkının arasından atılacaktır.’ ”

Buhur

34Sonra RAB Musa'ya şöyle dedi: “Güzel kokulu baharat –kara günnük, onikaj, kasnı ve saf günnük– al. Hepsi aynı ölçüde olsun. 35Bir ıtriyatçı ustalığıyla bunlardan güzel kokulu bir buhur yap. Tuzlanmış, saf ve kutsal olacak. 36Birazını çok ince döv, Buluşma Çadırı'nda seninle buluşacağım yere, Levha Sandığı'nın önüne koy. Sizin için çok kutsal olacaktır. 37Aynı reçeteyle kendinize buhur yapmayacaksınız. Onu RAB için kutsal sayacaksınız. 38Kim koklamak için aynısını yaparsa halkının arasından atılacaktır.”

31

Besalel ve Oholiav Ustalar

(Çık.35:30-35)

1RAB Musa'ya şöyle dedi: 2“Bak, Yahuda oymağından özellikle Hur oğlu Uri oğlu Besalel'i seçtim. 3Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum. 4Öyle ki, altın, gümüş, tunç* işleyerek ustaca yapıtlar üretsin; 5taş kesme ve kakmada, ağaç oymacılığında, her türlü sanat dalında çalışsın. 6Ayrıca Dan oymağından Ahisamak oğlu Oholiav'ı onunla çalışması için görevlendirdim. Sana buyurduğum işlerin hepsini yapabilsinler diye öteki becerikli adamlara üstün yetenek verdim. 7Buluşma Çadırı'nı, Levha Sandığı'nı, sandığın üzerindeki Bağışlanma Kapağı'nı, çadırın bütün takımlarını, 8masayla takımlarını, saf altın kandillikle takımlarını, buhur sunağını, 9yakmalık sunu* sunağıyla takımlarını, kazanla kazan ayaklığını, 10dokunmuş giysileri –Kâhin Harun'un kutsal giysileriyle oğullarının kâhin giysilerini– 11mesh yağını, kutsal yer için güzel kokulu buhuru tam sana buyurduğum gibi yapsınlar.”

Şabat: Dinlenme Günü

12RAB Musa'ya şöyle buyurdu: 13“İsrailliler'e de ki, ‘Şabat* günlerimi kesinlikle tutmalısınız. Çünkü o sizinle benim aramda kuşaklar boyu sürecek bir belirtidir. Böylece anlayacaksınız ki, sizi kutsal kılan RAB benim.

14“ ‘Şabat Günü'nü tutmalısınız, çünkü sizin için kutsaldır. Kim onun kutsallığını bozarsa, kesinlikle öldürülmeli. O gün çalışan herkes halkının arasından atılmalı. 15*Altı gün çalışılacak; ama yedinci gün RAB'be adanmış Şabat'tır, dinlenme günüdür. Şabat Günü çalışan herkes kesinlikle öldürülmelidir. 16İsrailliler, sonsuza dek sürecek bir antlaşma gereği olarak, Şabat Günü'nü kuşaklar boyu kutlamaya özen gösterecekler. 17*Bu, İsrailliler'le benim aramda sürekli bir belirti olacaktır. Çünkü ben, RAB yeri göğü altı günde yarattım, yedinci gün işe son verip dinlendim.’ ”

18Tanrı Sina Dağı'nda Musa'yla konuşmasını bitirince, üzerine eliyle antlaşma koşullarını yazdığı iki taş levhayı ona verdi.

32

Altın Buzağı

(Yas.9:7-29)

1*Halk Musa'nın dağdan inmediğini, geciktiğini görünce, Harun'un çevresine toplandı. Ona, “Kalk, bize öncülük edecek bir ilah yap” dediler, “Bizi Mısır'dan çıkaran adama, Musa'ya ne oldu bilmiyoruz!”

2Harun, “Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin” dedi. 3Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Harun'a getirdi. 4*Harun altınları topladı, oymacı aletiyle buzağı biçiminde dökme bir put yaptı. Halk, “Ey İsrailliler, sizi Mısır'dan çıkaran Tanrınız budur!” dedi.

5Harun bunu görünce, buzağının önünde bir sunak yaptı ve, “Yarın RAB'bin onuruna bayram olacak” diye ilan etti. 6*Ertesi gün halk erkenden kalkıp yakmalık sunular* sundu, esenlik sunuları* getirdi. Yiyip içmeye oturdu, sonra kalkıp çılgınca eğlendi.

7RAB Musa'ya, “Aşağı in” dedi, “Mısır'dan çıkardığın halkın baştan çıktı. 8Buyurduğum yoldan hemen saptılar. Kendilerine dökme bir buzağı yaparak önünde tapındılar, kurban kestiler. ‘Ey İsrailliler, sizi Mısır'dan çıkaran ilahınız budur!’ dediler.”

9RAB Musa'ya, “Bu halkın ne inatçı olduğunu biliyorum” dedi, 10“Şimdi bana engel olma, bırak öfkem alevlensin, onları yok edeyim. Sonra seni büyük bir ulus yapacağım.”

11*Musa Tanrısı RAB'be yalvardı: “Ya RAB, niçin kendi halkına karşı öfken alevlensin? Onları Mısır'dan büyük kudretinle, güçlü elinle çıkardın. 12Neden Mısırlılar, ‘Tanrı kötü amaçla, dağlarda öldürmek, yeryüzünden silmek için onları Mısır'dan çıkardı’ desinler? Öfkelenme, vazgeç halkına yapacağın kötülükten. 13**Kulların İbrahim'i, İshak'ı, İsrail'i anımsa. Onlara kendi üzerine ant içtin, ‘Soyunuzu gökteki yıldızlar kadar çoğaltacağım. Söz verdiğim bu ülkenin tümünü soyunuza vereceğim. Sonsuza dek onlara miras olacak’ dedin.” 14Böylece RAB halkına yapacağını söylediği kötülükten vazgeçti.

15Musa döndü, elinde antlaşma koşulları yazılı iki taş levhayla dağdan indi. Levhaların ön ve arka iki yüzü de yazılıydı. 16Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar O'nun yazısıydı.

17Yeşu, bağrışan halkın sesini duyunca, Musa'ya, “Ordugahtan savaş sesi geliyor!” dedi.

18Musa şöyle yanıtladı:

“Ne yenenlerin,

Ne de yenilenlerin sesidir bu;

Ezgiler duyuyorum ben.”

19Musa ordugaha yaklaşınca, buzağıyı ve oynayan insanları gördü; çok öfkelendi. Elindeki taş levhaları fırlatıp dağın eteğinde parçaladı. 20Yaptıkları buzağıyı alıp yaktı, toz haline gelinceye dek ezdi, sonra suya serperek İsrailliler'e içirdi.

21Harun'a, “Bu halk sana ne yaptı ki, onları bu korkunç günaha sürükledin?” dedi.

22Harun, “Öfkelenme, efendim!” diye karşılık verdi, “Bilirsin, halk kötülüğe eğilimlidir. 23*Bana, ‘Bize öncülük edecek bir ilah yap. Bizi Mısır'dan çıkaran adama, Musa'ya ne oldu bilmiyoruz’ dediler. 24Ben de, ‘Kimde altın varsa çıkarsın’ dedim. Altınlarını bana verdiler. Ateşe atınca, bu buzağı ortaya çıktı!”

25Musa halkın başıboş hale geldiğini gördü. Çünkü Harun onları dizginlememiş, düşmanlarına alay konusu olmalarına neden olmuştu. 26Musa ordugahın girişinde durdu, “RAB'den yana olanlar yanıma gelsin!” dedi. Bütün Levililer çevresine toplandı.

27Musa şöyle dedi: “İsrail'in Tanrısı RAB diyor ki, ‘Herkes kılıcını kuşansın. Ordugahta kapı kapı dolaşarak kardeşini, komşusunu, yakınını öldürsün.’ ” 28Levililer Musa'nın buyruğunu yerine getirdiler. O gün halktan üç bine yakın adam öldürüldü. 29Musa, “Bugün kendinizi RAB'be adamış oldunuz” dedi, “Herkes öz oğluna, öz kardeşine düşman kesildiği için bugün RAB sizi kutsadı.”

30Ertesi gün halka, “Korkunç bir günah işlediniz” dedi, “Şimdi RAB'bin huzuruna çıkacağım. Belki günahınızı bağışlatabilirim.”

31Sonra RAB'be dönerek, “Çok yazık, bu halk korkunç bir günah işledi” dedi, “Kendilerine altın put yaptılar. 32*Lütfen günahlarını bağışla, yoksa yazdığın kitaptan adımı sil.”

33RAB, “Kim bana karşı günah işlediyse onun adını sileceğim” diye karşılık verdi, 34“Şimdi git, halkı sana söylediğim yere götür. Meleğim sana öncülük edecek. Ama zamanı gelince günahlarından ötürü onları cezalandıracağım.”

35RAB halkı cezalandırdı. Çünkü Harun'a buzağı yaptırmışlardı.

33

Horev'den Ayrılma Hazırlığı

1*RAB Musa'ya, “Buradan git” dedi, “Sen ve Mısır'dan çıkardığın halk İbrahim'e, İshak'a, Yakup'a, ‘Orayı senin soyuna vereceğim’ diye ant içtiğim topraklara gidin. 2-3Süt ve bal akan ülkeye senden önce bir melek gönderecek, Kenan, Amor, Hitit*, Periz, Hiv ve Yevus halklarını oradan kovacağım. Ben sizinle gelmeyeceğim, çünkü inatçı insanlarsınız. Belki sizi yolda yok ederim.”

4Halk bu kötü haberi duyunca yasa büründü. Kimse takı takmadı. 5Çünkü RAB Musa'ya şöyle demişti: “İsrailliler'e de ki, ‘Siz inatçı insanlarsınız. Bir an aranızda kalsam, sizi yok ederim. Şimdi üzerinizdeki takıları çıkarın, size ne yapacağıma karar vereyim.’ ” 6Böylece Horev Dağı'ndan sonra İsrailliler takılarını çıkardı.

Musa ve Rab'bin Görkemi

7Musa bir çadır alır, ordugahın dışına, biraz öteye kurardı. Ona ‘Buluşma Çadırı’ derdi. Kim RAB'be danışmak istese, ordugahın dışındaki Buluşma Çadırı'na giderdi. 8Musa ne zaman çadıra gitse, bütün halk kalkar, herkes çadırının girişinde durarak Musa içeri girinceye kadar arkasından bakardı. 9Musa çadıra girince, bulut sütunu aşağı iner, RAB Musa'yla konuştuğu sürece girişi kapardı. 10Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının girişinde tapınırdı. 11RAB Musa'yla iki arkadaş gibi yüz yüze konuşurdu. Sonra Musa ordugaha dönerdi. Ama genç yardımcısı Nun oğlu Yeşu çadırdan çıkmazdı.

12Musa RAB'be şöyle dedi: “Bana, ‘Bu halka öncülük et’ diyorsun, ama kimi benimle göndereceğini söylemedin. Bana, ‘Seni adınla tanıyorum, senden hoşnudum’ demiştin. 13Eğer benden hoşnutsan, lütfen şimdi bana yollarını göster ki, seni daha iyi tanıyıp hoşnut etmeye devam edeyim. Unutma, bu ulus senin halkındır.”

14RAB, “Varlığım sana eşlik edecek” diye yanıtladı, “Seni rahata kavuşturacağım.”

15Musa, “Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma” dedi, 16“Yoksa benden ve halkından hoşnut kaldığın nereden bilinecek? Bize eşlik etmenden, değil mi? Ancak o zaman benimle halkın yeryüzünün öteki halklarından ayırt edilebiliriz.”

17RAB, “Söylediğin gibi yapacağım” dedi, “Çünkü senden hoşnut kaldım, adınla tanıyorum seni.”

18Musa, “Lütfen görkemini bana göster” dedi.

19*RAB, “Bütün iyiliğimi önünden geçireceğim” diye karşılık verdi, “Adımı, RAB adını senin önünde duyuracağım. Merhamet ettiğime merhamet edeceğim, acıdığıma acıyacağım. 20Ancak, yüzümü görmene izin veremem. Çünkü yüzümü gören yaşayamaz.” 21Sonra, “Yakınımda bir yer var” dedi, “Orada, kayanın üzerinde dur. 22Görkemim oradan geçerken seni kayanın kovuğuna sokup geçinceye kadar elimle örteceğim. 23Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.”

34

Antlaşma Yenileniyor

1RAB Musa'ya, “Öncekiler gibi iki taş levha kes” dedi, “Kırdığın levhaların üzerindeki sözleri onlara yazacağım. 2Sabaha kadar hazırlan, sabah olunca Sina Dağı'na çık; dağın tepesinde, huzurumda dur. 3Senden başka kimse dağa çıkmasın, dağın hiçbir yerinde kimse görülmesin. Dağın eteğinde davar ya da sığır da otlamasın.”

4Musa öncekiler gibi iki taş levha kesti. RAB'bin buyurduğu gibi sabah erkenden kalktı, taş levhaları yanına alarak Sina Dağı'na çıktı. 5RAB bulutun içinde oraya inip onunla birlikte durdu ve adını RAB olarak duyurdu. 6**Musa'nın önünden geçerek, “Ben RAB'bim” dedi, “RAB, acıyan, lütfeden, tez öfkelenmeyen, sevgisi engin ve sadık Tanrı. 7Binlercesine sevgi gösterir, suçlarını, isyanlarını, günahlarını bağışlarım. Hiçbir suçu cezasız bırakmam. Babaların işlediği suçun hesabını oğullarından, torunlarından, üçüncü, dördüncü kuşaklardan sorarım.”

8Musa hemen yere kapanıp tapındı. 9“Ya Rab, eğer benden hoşnutsan, lütfen bizimle gel” dedi, “Bunlar inatçı insanlardır. Sen suçlarımızı, günahlarımızı bağışla. Bizi kendi mirasın olarak benimse.”

10RAB, “Senin halkınla bir antlaşma yapıyorum” dedi, “Onların önünde dünyada ve öteki uluslar arasında görülmemiş harikalar yapacağım. Arasında yaşadığın halk neler yapabileceğimi görecek. Senin için korkunç şeyler yapacağım. 11Bugün sana verdiğim buyruğu tut. Amor, Kenan, Hitit*, Periz, Hiv ve Yevus halklarını senin önünden kovacağım. 12Gideceğin ülkedeki insanlarla antlaşma yapmaktan kaçın. Çünkü bu senin için bir tuzak olur. 13*Onların sunaklarını yıkacak, dikili taşlarını parçalayacak, Aşera* putlarını keseceksiniz. 14Başka ilahlara tapmayacaksınız. Çünkü ben adı Kıskanç bir RAB'bim, kıskanç bir Tanrı'yım. 15Ülke halkıyla herhangi bir antlaşma yapmayın. Yoksa onlar başka ilahlara gönül verir, kurban keserken sizi de çağırırlar; siz de gider yersiniz. 16Kızlarını oğullarınıza alırsınız. Kızlar başka ilahlara gönül verirken oğullarınızı da artlarından sürükler.

17*“Dökme putlar yapmayacaksınız.

18*“Size buyurduğum gibi, Aviv ayının* belirli günlerinde yedi gün mayasız ekmek yiyerek Mayasız Ekmek Bayramı'nı* kutlayacaksınız. Çünkü Mısır'dan Aviv ayında çıktınız.

19*“Bütün ilk doğanlar benimdir; ister sığır, ister davar olsun, ilk doğan erkek hayvanlarınızın tümü bana aittir. 20*İlk doğan sıpanın bedelini bir kuzuyla ödeyin. Bedelini ödemeyecekseniz, sıpanın boynunu kıracaksınız. Bütün ilk doğan oğullarınızın bedelini ödemelisiniz.

“Kimse huzuruma eli boş çıkmasın.

21*“Altı gün çalışacak, yedinci gün dinleneceksiniz. Ekim, biçim vakti bile olsa dinleneceksiniz.

22**“İlk buğday biçiminde Haftalar Bayramı*, yıl sonunda da Ürün Devşirme Bayramı* yapacaksınız. 23Bütün erkekleriniz yılda üç kez İsrail'in Tanrısı ben Egemen RAB'bin huzuruna çıkacaklar. 24Öteki ulusları önünüzden kovacak, sınırlarınızı genişleteceğim. Yılda üç kez Tanrınız RAB'bin önüne çıktığınız zaman, kimse ülkenize göz dikemeyecek.

25*“Evinizde maya bulunduğu sürece bana kurban kesmeyeceksiniz. Fısıh* kurbanı sabaha bırakılmayacak.

26**“Toprağınızın seçme ilk ürünlerini Tanrınız RAB'bin Tapınağı'na getireceksiniz.

“Oğlağı anasının sütünde haşlamayacaksınız.”

27RAB Musa'ya, “Bunları yaz” dedi, “Çünkü seninle ve İsrailliler'le bu sözlere dayanarak antlaşma yaptım.” 28Musa orada kırk gün kırk gece RAB'le birlikte kaldı. Ağzına ne ekmek koydu, ne de su. Antlaşma sözlerini, on buyruğu taş levhaların üzerine yazdı.

Musa Sina Dağı'ndan İniyor

29*Musa elinde iki antlaşma levhasıyla Sina Dağı'ndan indi. RAB'le konuştuğu için yüzü ışıldıyordu, ama kendisi bunun farkında değildi. 30Harun'la İsrailliler Musa'nın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular. 31Musa onları yanına çağırdı. Harun'la İsrail topluluğunun bütün önderleri çevresine toplandılar. Musa onlarla konuştu. 32Sonra herkes ona yaklaştı. Musa RAB'bin Sina Dağı'nda kendisine bildirdiği bütün buyrukları onlara verdi.

33Konuşmasını bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktı. 34Ama ne zaman konuşmak için RAB'bin huzuruna çıksa, ayrılıncaya kadar peçeyi kaldırırdı. Dönünce de kendisine verilen buyrukları İsrailliler'e bildirir, 35İsrailliler de onun ışıldayan yüzünü görürlerdi. Sonra Musa içeri girip RAB'le görüşünceye kadar yine peçeyi takardı.

35

Şabat Kuralları

(Çık.31:12-18)

1Musa bütün İsrail topluluğunu çağırarak, “RAB'bin yapmanızı buyurduğu işler şunlardır” dedi, 2*“Altı gün çalışacaksınız. Ama yedinci gün sizin için kutsal Şabat*, RAB'be adanmış dinlenme günü olacaktır. O gün çalışan herkes öldürülecektir. 3Şabat Günü konutlarınızda ateş yakmayacaksınız.”

Konuta Getirilen Armağanlar

(Çık.25:1-7; 39:32-41)

4Musa bütün İsrail topluluğuna seslenerek şöyle dedi: “RAB'bin buyruğu şudur: 5-7Aranızda armağanlar toplayıp RAB'be sunacaksınız. İstekli olan herkes RAB'be altın, gümüş, tunç*; lacivert, mor, kırmızı iplik; ince keten, keçi kılı, derik, kırmızı boyalı koç derisi, akasya ağacı armağan etsin. 8Kandil için zeytinyağı; mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat; 9başkâhinin efoduyla* göğüslüğü* için oniks ve öbür kakma taşları getirsin.

10“Aranızdaki bütün becerikli kişiler gelip RAB'bin buyurduğu her şeyi yapsın. 11Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını; 12sandığı ve sırıklarını, Bağışlanma Kapağı'nı, bölme perdesini, 13masayla sırıklarını, bütün masa takımlarını, huzura konan ekmekleri*; 14ışık için kandilliği ve takımlarını, kandilleri, kandiller için zeytinyağını; 15buhur sunağını ve sırıklarını, mesh yağını, güzel kokulu buhuru; konutun giriş bölümündeki perdeyi; 16yakmalık sunu* sunağını ve tunç ızgarasını, sırıklarını, bütün takımlarını, kazanı ve kazan ayaklığını; 17avlunun çevresindeki perdeleri, direkleri, direk tabanlarını, avlu kapısındaki perdeyi, 18konutun ve avlunun kazıklarıyla iplerini; 19kutsal yerde hizmet etmek için dokunmuş giysileri –Kâhin Harun'un giysileriyle oğullarının kâhin giysilerini– yapsınlar.”

20İsrail topluluğu Musa'nın yanından ayrıldı. 21Her istekli, hevesli kişi Buluşma Çadırı'nın yapımı, hizmeti ve kutsal giysiler için RAB'be armağan getirdi. 22Kadın erkek herkes istekle geldi, RAB'be her çeşit altın takı, broş, küpe, yüzük, kolye getirdi. RAB'be armağan ettikleri bütün takılar altındı. 23Ayrıca kimde lacivert, mor, kırmızı iplik; ince keten, keçi kılı, deri, kırmızı boyalı koç derisi varsa getirdi. 24Gümüş ve tunç armağanlar sunan herkes onları RAB'be adadı. Herhangi bir işte kullanılmak üzere kimde akasya ağacı varsa getirdi. 25Bütün becerikli kadınlar elleriyle eğirdikleri lacivert, mor, kırmızı ipliği, ince keteni getirdiler. 26İstekli, becerikli kadınlar da keçi kılı eğirdiler. 27Önderler efod ve göğüslük için oniks, kakma taşlar, 28kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler. 29Kadın erkek bütün istekli İsrailliler RAB'bin Musa aracılığıyla yapmalarını buyurduğu işler için RAB'be gönülden verilen sunu sundular.

Besalel ve Oholiav Ustalar

(Çık.31:2-6)

30Musa İsrailliler'e, “Bakın!” dedi, “RAB Yahuda oymağından özellikle Hur oğlu Uri oğlu Besalel'i seçti. 31Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhu'yla doldurdu. 32Öyle ki, altın, gümüş, tunç* işleyerek ustaca yapıtlar üretsin; 33taş kesme ve kakmada, ağaç oymacılığında, her türlü sanat dalında çalışsın. 34RAB ona ve Dan oymağından Ahisamak oğlu Oholiav'a öğretme yeteneği de verdi. 35Onlara üstün beceri verdi. Öyle ki, ustalık isteyen her türlü işte, oymacılıkta, lacivert, mor, kırmızı iplik ve ince keten yapmada, dokuma ve nakış işlerinde, her sanat dalında yaratıcı olsunlar.

 

36

1“Besalel, Oholiav ve kutsal yerin yapımında gereken işleri nasıl yapacaklarına ilişkin RAB'bin kendilerine bilgelik ve anlayış verdiği bütün becerikli kişiler her işi tam RAB'bin buyurduğu gibi yapacaklar.”

2Musa Besalel'i, Oholiav'ı, RAB'bin kendilerine bilgelik verdiği becerikli adamları ve çalışmaya istekli herkesi iş başına çağırdı. 3Gelenler kutsal yerin yapımında gereken işleri yapmak üzere İsrailliler'in getirmiş olduğu bütün armağanları Musa'dan aldılar. İsrailliler gönülden verdikleri sunuları her sabah Musa'ya getirmeye devam ettiler. 4Öyle ki, kutsal yerdeki işleri yapmakta olan ustalar işlerini bırakıp bir bir Musa'nın yanına gelerek, 5“Halk RAB'bin yapılmasını buyurduğu iş için gereğinden fazla getiriyor” dediler.

6Bunun üzerine Musa buyruk verdi: “Ne erkek, ne kadın hiç kimse kutsal yere armağan olarak artık bir şey vermesin.” Buyruk ordugahta ilan edildi. Böylece halkın daha çok armağan getirmesine engel olundu. 7Çünkü o ana kadar getirilenler işi bitirmek için yeter de artardı bile.

Konutun Yapımı

(Çık.26:1-37)

8Çalışanlar arasındaki becerikli adamlar konutu on perdeden yaptılar. Besalel onları lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden yaptı, üzerini Keruvlar'la* ustaca süsledi. 9Her perdenin boyu yirmi sekizl, eni dört arşındım. Bütün perdeler aynı ölçüdeydi. 10Perdeleri beşer beşer birbirine ekleyerek iki takım perde yaptı. 11Birinci takımın kenarına lacivert ilmekler açtı. Öbür takımın kenarına da aynı şeyi yaptı. 12Birinci takımın ilk perdesiyle ikinci takımın son perdesine ellişer ilmek açtı; ilmekler birbirine karşıydı. 13Elli altın kopça yaptı, perdeleri kopçalayarak çadırı birleştirdi. Böylece konut tek parça haline geldi.

14Konutun üstünü kaplayacak çadır için keçi kılından on bir perde yaptı. 15Her perdenin boyu otuzn, eni dört arşındı. On bir perde de aynı ölçüdeydi. 16Beş perdeyi birbirine, altı perdeyi birbirine birleştirdi. 17Her iki perde takımının kenarlarına ellişer ilmek açtı. 18Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç* kopça yaptı. 19Çadır için kırmızı boyalı koç derisinden bir örtü, onun üstüne de derideno başka bir örtü yaptı.

20Konut için akasya ağacından dikine çerçeveler yaptı. 21Her çerçevenin boyu onö, eni bir buçukp arşındı. 22Çerçevelerin birbirine uyan iki paralel çıkıntısı vardı. Konutun bütün çerçevelerini aynı biçimde yaptı. 23Konutun güneyi için yirmi çerçeve yaptı. 24Her çerçevenin altında iki çıkıntı için birer taban olmak üzere, yirmi çerçevenin altında kırk gümüş taban yaptı. 25-26Konutun öbür yanı, yani kuzeyi için de yirmi çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere kırk gümüş taban yaptı. 27Konutun batıya bakacak arka tarafı için altı çerçeve yaptı. 28Arkada konutun köşeleri için iki çerçeve yaptı. 29Bu köşe çerçevelerinin alt tarafı ayrı kaldı, üst tarafı ise birinci halkayla birleştirildi. İki köşeyi oluşturan iki çerçeveyi aynı biçimde yaptı. 30Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban yaptı.

31-32Konutun bir yanındaki çerçeveler için beş, öbür yanındaki çerçeveler için beş, batıya bakan arka tarafındaki çerçeveler için de beş olmak üzere akasya ağacından kirişler yaptı. 33Çerçevelerin ortasındaki kirişi konutun bir ucundan öbür ucuna geçirdi. 34Çerçevelerle kirişleri altınla kapladı, kirişlerin geçeceği halkaları da altından yaptı.

35Lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden bir perde yaptı, üzerini Keruvlar'la ustaca süsledi. 36Perde için akasya ağacından dört direk yaparak altınla kapladı. Çengelleri de altındı. Direkler için dört gümüş taban döktü. 37Çadırın giriş bölümüne lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nakışlı bir perde yaptı. 38Perdeyi asmak için çengelli beş direk yaparak başlıklarını, çemberlerini altınla kapladı. Direklere beş tunç taban yaptı.

37

Antlaşma Sandığı'nın Yapımı

(Çık.25:10-22)

1Besalel Antlaşma Sandığı'nı* akasya ağacından yaptı. Boyu iki buçukr, eni ve yüksekliği birer buçuk arşındıs. 2İçini de dışını da saf altınla kapladı. Çevresine altın pervaz yaptı. 3İkisi bir yanda, ikisi öbür yanda olmak üzere sandığın dört köşesindeki ayaklara takmak için birer altın halka döktü. 4Akasya ağacından sırıklar yapıp altınla kapladı. 5Sandığın taşınması için sırıkları yanlardaki halkalara geçirdi. 6Bağışlanma Kapağı'nı saf altından yaptı. Boyu iki buçuk, eni bir buçuk arşındı. 7Kapağın iki kenarına dövme altından birer Keruv* yaptı. 8Keruvlar'dan birini bir kenara, öbürünü öteki kenara koyarak kapağı tek parça halinde yaptı. 9Keruvlar yukarı doğru açık kanatlarıyla kapağı örtüyor, yüzleri birbirine dönük kapağa bakıyorlardı.

Üzerinde Ekmek Sunulan Masa'nın Yapımı

(Çık.25:23-30)

10Besalel akasya ağacından bir masa yaptı. Boyu ikiş, eni birt, yüksekliği bir buçuk arşındıu. 11Masayı saf altınla kapladı. Çevresine altın pervaz yaptı. 12Pervazın çevresine dört parmak eninde bir kenarlık yaparak altın pervazla çevirdi. 13Masa için dört altın halka dökerek dört ayak üzerindeki dört köşeye yerleştirdi. 14Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakındı. 15Sırıkları akasya ağacından yaptı, altınla kapladı. 16Masa için saf altından tabaklar, sahanlar, dökmelik sunu testileri, tasları yaptı.

Kandilliğin Yapımı

(Çık.25:31-40)

17Saf altından bir kandillik yaptı. Ayağı, gövdesi dövme altındı. Çanak, tomurcuk ve çiçek motifleri kendindendi. 18Üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kolluydu. 19Her kolda badem çiçeğini andıran üç çanak, tomurcuk ve çiçek motifi vardı. Altı kol da aynıydı. 20Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu. 21Kandillikten yükselen ilk iki kolun, ikinci iki kolun, üçüncü iki kolun altında kendinden birer tomurcuk vardı. Toplam altı koldu. 22Tomurcukları, kolları tek parça olan kandillik saf dövme altındı. 23Kandillik için saf altından yedi kandil, fitil maşaları, tablalar yaptı. 24Bütün takımları dahil kandilliğe bir talantü saf altın harcandı.

Buhur Sunağının Yapımı

(Çık.30:1-5)

25Akasya ağacından bir buhur sunağı yaptı. Kare biçiminde, boyu ve eni birer arşın, yüksekliği iki arşındı. Boynuzları kendindendi. 26Üstünü, yanlarını, boynuzlarını saf altınla kapladı. Çevresine altın pervaz yaptı. 27İki yandaki pervazın altına iki altın halka yaptı. Bunlar sunağın taşınması için sırıkların geçmesine yarıyordu. 28Sırıkları akasya ağacından yaparak altınla kapladı.

29*Itriyatçı ustalığıyla kutsal mesh yağı ve güzel kokulu saf buhur yaptı.

38

Yakmalık Sunu Sunağının Yapımı

(Çık.27:1-8)

1Besalel yakmalık sunu* sunağını akasya ağacından kare biçiminde yaptı. Eni ve boyu beşer arşınv, yüksekliği üç arşındıy. 2Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla* kapladı. 3Sunağın bütün takımlarını –kovaları, kürekleri, çanakları, büyük çatalları, ateş kaplarını– tunçtan yaptı. 4Kenarın altında aşağı doğru sunağın yarısına kadar ağ biçiminde tunç bir ızgara yaptı. 5Tunç ızgaranın dört köşesine taşıma sırıklarını geçirmek için birer halka döktü. 6Sırıkları akasya ağacından yaparak tunçla kapladı. 7Sunağın taşınması için yan tarafındaki halkalara geçirdi. Sunağı tahtadan, içi boş yaptı.

Yıkanma Kazanının Yapımı

(Çık.30:18)

8Buluşma Çadırı'nın giriş bölümünde hizmet eden kadınların aynalarından tunç* ayaklıklı tunç bir kazan yaptı.

Konut Avlusunun Yapımı

(Çık.27:9-19)

9Konuta bir avlu yaptı. Avlunun güney tarafı için yüz arşınz boyunda özenle dokunmuş ince keten perdeler yaptı. 10Perdeler için tabanları tunç*, çengelleri ve çengel çemberleri gümüş yirmi direk yaptı. 11Kuzey tarafı için yüz arşın boyunda perdeler, yirmi direk, direkler için yirmi tunç taban yapıldı. Direklerin çengelleriyle çemberleri gümüştü.

12Avlunun batı tarafı için elli arşına boyunda perde, on direk, on taban yapıldı. Direklerin çengelleriyle çemberleri gümüştü. 13Doğuya bakan tarafta avlunun eni elli arşındı. 14Girişin bir tarafında on beş arşınb boyunda perde, üç direk ve üç taban; 15öbür tarafında da on beş arşın boyunda perde, üç direk ve üç taban vardı. 16Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi. 17Direklerin tabanları tunç, çengelleriyle çemberleri gümüştü. Başlıkları da gümüş kaplamaydı. Avlunun bütün direkleri gümüş çemberlerle donatılmıştı.

18Avlunun girişindeki perde lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş nakışlı ince ketenden yapılmıştı. Boyu yirmic, yüksekliği avlunun perdeleri gibi beş arşındıç. 19Tunçtan dört direği ve dört tabanı vardı. Direklerin çengelleri, başlıklarının kaplaması ve çemberleri gümüştü. 20Konutun ve konutu çevreleyen avlunun bütün kazıkları tunçtandı.

Kullanılan Malzemeler

21Antlaşma Levhaları'nın bulunduğu konut için kullanılan malzeme miktarının tümü Musa'nın buyruğu uyarınca, Kâhin Harun oğlu İtamar'ın yönetimindeki Levililer tarafından kaydedildi. 22RAB'bin Musa'ya buyurduğu bütün işleri Yahuda oymağından Hur oğlu Uri oğlu Besalel yaptı. 23Dan oymağından oymacı, yaratıcı, lacivert, mor, kırmızı iplik ve ince keten işlemede usta nakışçı Ahisamak oğlu Oholiav da ona yardım etti.

24Kutsal yerdeki bütün işler için kullanılan adanmış altın miktarı kutsal yerin şekeliyle 29 talant 730 şekeldid. 25*Topluluğun sayımından elde edilen gümüş, kutsal yerin şekeliyle 100 talant 1 775 şekeldie. 26*Sayımı yapılan yirmi ve daha yukarı yaştaki 603 550 kişiden adam başına bir beka, yani yarım kutsal yerin şekelif düşüyordu. 27Kutsal yer ve perde tabanlarının dökümü için 100 talantg gümüş kullanıldı. Her tabana bir talanth olmak üzere, 100 tabana 100 talant gümüş harcandı. 28Direklerin çengelleri, başlıkların kaplanması ve çemberleri için 1 775 şekelı harcandı. 29Adanan tunç* 70 talant 2 400 şekeldii. 30-31Bununla Buluşma Çadırı'nın giriş bölümündeki tabanlar, sunakla ızgarası ve bütün takımları, avlu çevresindeki ve girişindeki tabanlar, bütün konut kazıklarıyla avlu çevresindeki kazıklar yapıldı.

39

Kâhin Giysilerinin Yapımı

(Çık.28:1-14)

1Kutsal yerde hizmet için lacivert, mor, kırmızı iplikten özenle dokunmuş giysiler yaptılar. Ayrıca RAB'bin Musa'ya buyurduğu gibi Harun'a kutsal giysiler yapıldı.

Efodun Yapımı

(Çık.28:6-14)

2Efodu* altın sırmayla lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden yaptılar. 3Altını ince tabakalar halinde dövüp lacivert, mor, kırmızı iplik ve ince keten arasına ustaca işlemek için tel tel kestiler. 4Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler. 5Efodun üzerindeki ustaca dokunmuş şerit efodun bir parçası gibi altın sırmayla lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketendendi; tıpkı RAB'bin Musa'ya buyurduğu gibiydi.

6Altın yuvalar içine kakılmış, üzerine İsrailoğulları'nın adları mühür gibi oyulmuş oniksi işleyip 7İsrailliler'in anılması için efodun omuzluklarına taktılar. Tıpkı RAB'bin Musa'ya buyurduğu gibi yaptılar.

Göğüslüğün Yapımı

(Çık.28:15-30)

8Efod* gibi altın sırmayla lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden usta işi bir göğüslük* yaptılar. 9Dört köşe, eni ve boyu birer karıştıj, ikiye katlanmıştı. 10Üzerine dört sıra taş yuvası kaktılar. Birinci sırada yakut, topaz, zümrüt; 11ikinci sırada firuze, laciverttaşı, aytaşı; 12üçüncü sırada gökyakut, agat, ametist; 13dördüncü sırada sarı yakut, oniks, yeşim vardı. Taşlar altın yuvalara kakılmıştı. 14On iki taş vardı. Üzerlerine mühür oyar gibi İsrailoğulları'nın adları bir bir oyulmuştu. Bu taşlar İsrail'in on iki oymağını simgeliyordu.

15Göğüslük için saf altından örme zincirler yaptılar. 16İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular. 17İki örme altın zinciri göğüslüğün köşelerindeki halkalara taktılar. 18Zincirlerin öteki iki ucunu iki yuvanın üzerinden geçirerek efodun ön tarafına, omuzlukların üzerine bağladılar. 19İki altın halka yaparak göğüslüğün alt iki köşesine, efoda bitişik iç kenarına taktılar. 20İki altın halka daha yaparak efodun önündeki omuzluklara alttan, dikişe yakın, ustaca dokunmuş şeridin yukarısına taktılar. 21Göğüslüğün halkalarıyla efodun halkalarını lacivert kordonla birbirine bağladılar. Öyle ki, göğüslük efodun ustaca dokunmuş şeridinin yukarısında kalsın ve efoddan ayrılmasın. Tıpkı RAB'bin Musa'ya buyurduğu gibi yaptılar.

Öbür Kâhin Giysilerinin Yapımı

(Çık.28:31-43)

22Efodun* altına giyilen kaftanı ustaca dokunmuş salt lacivert iplikten yaptılar. 23Ortasında baş geçecek kadar bir boşluk bıraktılar. Yırtılmaması için boşluğun kenarlarını yaka gibi dokuyarak çevirdiler. 24Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler. 25-26Saf altından çıngıraklar yaptılar ve hizmet için kullanılan kaftanın eteğinin ucundaki narların arasına, bir çıngırak bir nar, bir çıngırak bir nar olmak üzere çepeçevre koydular. Tıpkı RAB'bin Musa'ya buyurduğu gibi yaptılar.

27-29Harun'la oğulları için ince ketenden ustaca dokunmuş mintanlar, sarıklar, süslü başlıklar, ince keten donlar, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nakışlı kuşak yaptılar; tıpkı RAB'bin Musa'ya buyurduğu gibi.

30Kutsal tacın levhasını saf altından yaparak üzerine mühür oyar gibi ‘RAB'be adanmıştır’ sözünü yazdılar. 31Üstüne bağlanmak üzere sarığa lacivert bir kordon taktılar; tıpkı RAB'bin Musa'ya buyurduğu gibi.

İşin Tamamlanması

(Çık.35:10-19)

32Böylece konutun, yani Buluşma Çadırı'nın bütün işleri tamamlandı. İsrailliler her şeyi tıpkı RAB'bin Musa'ya buyurduğu gibi yaptılar. 33-41Konutu, çadırla bütün takımlarını, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını; kırmızı boyalı koç derisinden örtüyü, derik örtüyü, bölme perdesini; Levha Sandığı'yla sırıklarını, Bağışlanma Kapağı'nı; masayla takımlarını, Tanrı'nın huzuruna konan ekmekleri*; saf altın kandilliği, üstüne dizilecek kandillerle takımlarını, kandil için zeytinyağını; altın sunağı, mesh yağını, güzel kokulu buhuru, çadırın giriş bölümünün perdesini; tunç* sunakla ızgarasını, sırıklarını, bütün takımlarını, kazanı, kazan ayaklığını; avlunun perdelerini, direklerini, direk tabanlarını, avlu girişinin perdesini, iplerini, kazıklarını, konutta, yani Buluşma Çadırı'ndaki hizmet için gerekli bütün aletleri; kutsal yerdeki hizmet için dokunmuş giysileri, Kâhin Harun'un kutsal giysilerini, oğullarının kâhin giysilerini Musa'ya gösterdiler. 42Her şeyi tıpkı RAB'bin Musa'ya buyurduğu gibi yaptılar. 43Musa baktı, bütün işlerin RAB'bin buyurduğu gibi yapılmış olduğunu görünce onları kutsadı.

40

Buluşma Çadırı'nın Düzenlenmesi ve Adanması

1RAB Musa'ya şöyle dedi: 2“Konutu, yani Buluşma Çadırı'nı birinci ayın* ilk günü kur. 3Levha Sandığı'nı oraya getirip perdeyle gizle. 4Masayı içeri getir, gereken her şeyi üzerine diz. Kandilliği getirip kandillerini yak. 5Altın buhur sunağını Levha Sandığı'nın önüne koy, konutun giriş bölümüne perdesini tak. 6Yakmalık sunu* sunağını konutun –Buluşma Çadırı'nın– giriş bölümüne koy. 7Kazanı çadırla sunak arasına koyup içine su doldur. 8Çadırın çevresini avluyla kapat, avlunun girişine perdesini as.

9“Sonra mesh yağıyla konutu ve içindeki bütün eşyaları meshederek* kutsal kıl. Böylece konutla takımları kutsal olacak. 10Yakmalık sunu sunağıyla takımlarını meshet, sunağı kutsal kıl. Sunak çok kutsal olacak. 11Kazan ve kazan ayaklığını meshederek kutsal kıl.

12“Harun'la oğullarını Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne getirip yıka. 13Harun'a kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl. 14Oğullarını getirip mintanları giydir. 15Bana kâhinlik etmeleri için babaları gibi onları da meshet. Bu mesh onların kuşaklar boyu sürekli kâhin olmalarını sağlayacak.”

16Musa her şeyi RAB'bin kendisine buyurduğu gibi yaptı. 17Böylece ikinci yılın birinci ayının birinci günü konut kuruldu. 18Musa konutu kurdu, tabanlarını koydu, çerçevelerini yerleştirdi, kirişlerini taktı, direklerini dikti. 19Çadırı tıpkı RAB'bin kendisine buyurduğu gibi konutun üzerine gerdi, çadır örtüsünü üzerine örttü. 20Antlaşma Levhaları'nı sandığa koydu, sandık sırıklarını taktı, Bağışlanma Kapağı'nı sandığın üzerine yerleştirdi. 21RAB'bin kendisine buyurduğu gibi Levha Sandığı'nı konuta getirdi, bölme perdesini asarak sandığı gizledi.

22Masayı Buluşma Çadırı'na, konutun kuzeyine, perdenin dışına koydu. 23RAB'bin huzurunda, RAB'bin kendisine buyurduğu gibi üzerine ekmekleri dizdi. 24Kandilliği Buluşma Çadırı'na, masanın karşısına, konutun güneyine koydu. 25RAB'bin kendisine buyurduğu gibi, RAB'bin huzurunda kandilleri yaktı. 26Altın sunağı Buluşma Çadırı'na, perdenin önüne koydu. 27RAB'bin kendisine buyurduğu gibi üzerinde güzel kokulu buhur yaktı. 28Konutun giriş bölümünün perdesini taktı. 29RAB'bin kendisine buyurduğu gibi yakmalık sunu sunağını Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne koydu, üzerinde yakmalık sunu ve tahıl sunusu* sundu. 30Kazanı Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu, yıkanmak için içine su doldurdu. 31Musa, Harun ve Harun'un oğulları ellerini, ayaklarını orada yıkadılar. 32Ne zaman Buluşma Çadırı'na girip sunağa yaklaşsalar RAB'bin Musa'ya buyurduğu gibi orada yıkandılar. 33Musa konutla sunağı avluyla çevirdi. Avlunun girişine perdeyi asarak işi tamamladı.

Buluşma Çadırı Üstündeki Bulut

(Say.9:15-23)

34*O zaman bulut Buluşma Çadırı'nı kapladı ve RAB'bin görkemi konutu doldurdu. 35Musa Buluşma Çadırı'na giremedi; çünkü bulut her yeri kaplamış, RAB'bin görkemi konutu doldurmuştu. 36*İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi. 37Bulut durdukça yerlerinden ayrılmaz, kalkacağı günü beklerlerdi. 38Böylece bütün yolculuklarında konutun üzerinde gündüzün RAB'bin bulutu, gece de ateş İsrailliler'e yol gösterdi.

* 1:1-4 Yar.46:8-27

* 1:7 Elç.7:17

* 1:8 Elç.7:18

* 1:10 Elç.7:19

* 1:22 Elç.7:19

* 2:2 Elç.7:20-21; İbr.11:23

* 2:10 Elç.7:20-21

g 2:10 “Musa”: İbranice “Moşe”, “Çıkarmak” anlamına gelen “Maşa” sözcüğünü çağrıştırır.

* 2:11 İbr.11:24

* 2:11-14 Elç.7:23-28,35

* 2:15 Elç.7:29; İbr.11:27

h 2:22 “Gerşom”: “Orada garip” anlamına gelir.

* 2:24 Yar.15:13-14

* 3:1-10 Elç.7:30-34

* 3:5 Yşu.5:15

* 3:6 Çık.3:15; Mat.22:32; Mar.12:26; Luk.20:37; Elç.3:13; 7:32

* 3:13 Çık.6:2-3

* 3:14 Yu.8:24,28,58; Va.1:4,8

* 3:15 Mat.22:32; Mar.12:26; Luk.20:37; Elç.3:13

ı 3:15 Yahve sözcüğüyle 14. ayetteki Ehye (Ben'im) sözcüğü aynı fiilden (olmak fiilinden)türetilir. Yahve sözcüğü genellikle RAB diye çevrilir (bkz. Önsöz, Çık.6:2-8).

* 3:21-22 Çık.12:35-36

* 4:23 Çık.12:29

i 4:24 “Musa'yla”: İbranice “Onunla”.

j 4:25 “Musa'nın”: İbranice “Onun”.

* 6:2-3 Çık.3:13-15

k 6:2 Yahve genellikle RAB diye çevrilir (bkz. Çık.3:13-18).

l 6:12 “Zaten iyi konuşan biri değilim”: İbranice “Ben dudakları sünnetsiz bir adamım.” Aynı ifade 6:30'da da geçer.

* 6:16-19 Say.3:17-20; 26:57-58; 1Ta.6:16-19

* 7:3 Elç.7:36

* 7:11 2Ti.3:8

* 7:17 Mez.78:44; Va.11:6; 16:4

* 8:19 Luk.11:20

* 9:10 Va.16:2

* 9:16 Rom.9:17

* 9:24 Va.8:7; 16:21

* 10:14-15 Yoe.2:2; Va.9:2-3

* 10:21-23 Mez.105:28; Va.16:10

* 12:1-14 Lev.23:5; Say.9:1-5; 28:16; Yas.16:1-2

m 12:3,4 İbranice'den “Kuzu” olarak çevrilen sözcük “Oğlak” anlamına da gelir.

n 12:13 “Geçmek”: Bu geçiş olayı Fısıh Bayramı olarak kutlanmaktadır. Fısıh sözcüğü “Geçmek” anlamına gelir.

* 12:23 İbr.11:28

* 12:29 Çık.4:22-32

* 12:35-36 Çık.3:21-22

* 12:40 Yar.15:13; Gal.3:17

* 12:46 Say.9:12; Mez.34:20; Yu.19:36

* 13:1-2 Say.3:13; Luk.2:23

* 13:12 Luk.2:23

* 13:19 Yar.50:25; Yşu.24:32; İbr.11:22

* 14:22 1Ko.10:1-2; İbr.11:29

o 14:25 “Çıkardı”: İbranice fiil “Yoldan saptırdı” ya da “Çamura saplanmasını sağladı” anlamına da gelebilir.

* 15:1 Va.15:3-4

* 15:2 Mez.118:14; Yşa.12:2

ö 15:23 “Mara”: “Acı” anlamına gelir.

* 15:27 Say.33:9

* 16:4 Yu.6:31

* 16:15 1Ko.10:3

p 16:16 “Bir omer”: Yaklaşık 2.2 litrelik bir ölçek. Aynı ifade 16:18,32,33,36'da da geçer.

* 16:18 2Ko.8:13-15

r 16:22 “İki omer”: Yaklaşık 4.4 litrelik bir ölçek.

* 16:23 Çık.20:8-11

* 16:31 Say.11:7-8

s 16:31 “Man”: “Bu ne?” anlamına gelir.

* 16:33 İbr.9:4

* 16:35 Yşu.5:12; 1Ko.10:3

ş 16:36 “Bir efa”: Yaklaşık 22 litrelik bir ölçek.

* 17:1-7 Say.20:2-13; 1Ko.10:4

t 17:7 “Massa”: “Deneme” anlamına gelir.

u 17:7 “Meriva”: “Çıkışma” anlamına gelir.

* 17:14 Yas.25:17-19; 1Sa.15:2-9

ü 17:15 “Yahve nissi”: “Rab sancağımdır” anlamına gelir.

* 18:2-3 Çık.2:21-22

* 18:2-3 Elç.7:29

v 18:2-3 “Gerşom”: “Orada garip” anlamına gelir.

y 18:4 “Eliezer”: “Tanrım yardımcıdır” anlamına gelir.

* 19:5 Yas.4:20; 7:6; 14:2; 26:18; Tit.2:14

* 19:5-6 1Pe.2:9, Va.1:4-6; 5:9-10

z 19:6 “Kâhin”: Tanrı ile insanlar arasında aracılık yapan ve Tanrı'ya kurban sunmak gibi dinsel işlerle uğraşan görevli. Kâhinin büyücülük, falcılık, sihirbazlık, gaipten haber vermek gibi işlerle uğraşması söz konusu değildi. Bu uygulamalar Yas.18:9-14 ayetlerinde yasaklanmıştır.

* 19:12-13 İbr.12:20

* 19:16 Va.4:5

* 19:16-18 Yas.4:11-12; İbr.12:18-19

* 20:4-5 Çık.34:17; Lev.19:4; 26:1; Yas.4:15-18; 27:15

* 20:5-6 Çık.34:6-7; Say.14:18; Yas.7:9-10

a 20:6 “Kuşağa” ya da “Kişiye”.

* 20:7 Lev.19:12

* 20:8 Çık.16:23-30; 31:12-14

* 20:9-10 Çık.23:12; 31:15; 34:21; 35:2; Lev.23:3

* 20:11 Yar.2:1-3; Çık.31:17

* 20:12 Yas.27:16; Mat.15:4; 19:19; Mar.7:10; 10:19; Luk.18:20; Ef. 6:2

* 20:12 Ef.6:3

* 20:13 Yar.9:6; Lev.24:17; Mat.5:21; 19:18; Mar.10:19; Luk.18:20; Rom.13:9; Yak.2:11

* 20:14 Lev.20:10; Mat.5:27; 19:18; Mar.10:19; Luk.18:20; Rom.13:9; Yak.2:11

* 20:15 Lev.19:11; Mat.19:18; Mar.10:19; Luk.18:20; Rom.13:9

* 20:16 Çık.23:1; Mat.19:18; Mar.10:19; Luk.18:20

* 20:17 Rom.7:7; 13:9

* 20:18-19 İbr.12:18-19

* 20:22 İbr.12:25

* 20:25 Yas.27:5-7; Yşu.8:31

* 21:2 Yas.15:12

* 21:2-6 Lev.25:39-46

b 21:6 “Yargıç huzuru” ya da “Tanrı huzuru”. Tanrı huzuru tapınma yeri anlamına gelebilir.

* 21:12 Lev.24:17

* 21:13 Say.35:10-34; Yas.19:1-13; Yşu.20:1-9

* 21:16 Yas.24:7

* 21:17 Lev.20:9; Mat.15:4; Mar.7:10

* 21:23-25 Lev.24:20; Yas.19:21; Mat.5:38

c 21:32 “Otuz şekel”: Yaklaşık 345 gr.

ç 22:8,9 “Yargıç” ya da “Tanrı”.

* 22:16-17 Yas.22:28-29

* 22:18 Yas.18:10-11

* 22:19 Lev.18:23; 20:15-16; Yas.27:21

* 22:20 Yas.17:2-7

* 22:21-22 Çık.23:9; Lev.19:33-34; Yas.24:17-18; 27:19

* 22:25 Lev.25:35-38; Yas.15:7-11; 23:19-20

* 22:26-27 Yas.24:10-13

* 22:28 Elç.23:5

* 22:31 Lev.17:15

* 23:1 Çık.20:16; Lev.19:11-12; Yas.5:20

* 23:3 Lev.19:15

* 23:4-5 Yas.22:1-4

* 23:6-8 Lev.19:15; Yas.16:19

* 23:9 Çık.22:21; Lev.19:33-34; Yas.24:17-18; 27:19

* 23:10-11 Lev.25:1-7

* 23:12 Çık.20:9-11; 31:15; 34:21; 35:2; Lev.23:3; Yas.5:13-14

* 23:15 Çık.12:14-20; Lev.23:6-8; Say.28:17-25

* 23:16 Lev.23:15-21; Say.28:26-31

* 23:16 Lev.23:39-43

* 23:19 Yas.26:2

* 23:19 Çık.34:26; Yas.14:21

d 23:28 “Eşekarısı”: İbranice sözcüğün anlamı kesin bilinmiyor. Dehşet ya da bir çeşit hastalık anlamına da gelebilir.

e 23:31 “Filist Denizi”: Akdeniz.

* 24:8 İbr.9:19-20

* 24:8 Mat.26:28; Mar.14:24; Luk.22:20; 1Ko.11:25; İbr.9:20; 10:29

* 24:18 Yas.9:9

f 25:5 “Deri”: Yunus balığı derisi olabilir.

g 25:10,17 “İki buçuk arşın”: Yaklaşık 1.1 m.

h 25:10,17 “Bir buçuk arşın”: Yaklaşık 70 cm.

ı 25:17,22 “Bağışlanma Kapağı” diye çevrilen İbranice “Kapporet” sözcüğü Tanrı'nın öfkesinin yatıştırıldığı, halkının günahlarının bağışlanıp Tanrı'yla barıştırıldığı özel yeri ifade ediyordu.

i 25:22 “Levha Sandığı”: Antlaşma Sandığı diye de bilinir.

j 25:23 “İki arşın”: Yaklaşık 90 cm.

k 25:23 “Bir arşın”: Yaklaşık 45 cm.

l 25:23 “Bir buçuk arşın”: Yaklaşık 70 cm.

* 25:30 Lev.24:5-8

m 25:39 “Bir talant”: Yaklaşık 34.5 kg.

* 25:40 Elç.7:44; İbr.8:5

n 26:2 “Yirmi sekiz arşın”: Yaklaşık 12.6 m.

o 26:2,8 “Dört arşın”: Yaklaşık 1.8 m.

ö 26:8 “Otuz arşın”: Yaklaşık 13.5 m.

p 26:13 “Bir arşın”: Yaklaşık 45 cm.

r 26:14 “Deri”: Yunus balığı derisi olabilir.

s 26:16 “On arşın”: Yaklaşık 4.5 m.

ş 26:16 “Bir buçuk arşın”: Yaklaşık 70 cm.

* 26:33 İbr.6:19; 9:3-5

t 27:1 “Beş arşın”: Yaklaşık 2.3 m.

u 27:1 “Üç arşın”: Yaklaşık 1.4 m.

ü 27:9,11,18 “Yüz arşın”: Yaklaşık 45 m.

v 27:12,13,18 “Elli arşın”: Yaklaşık 22.5 m.

y 27:14,15 “On beş arşın”: Yaklaşık 6.8 m.

z 27:16 “Yirmi arşın”: Yaklaşık 9 m.

a 27:18 “Beş arşın”: Yaklaşık 2.3 m.

b 27:21 “Buluşma Çadırı”: İnsanların Tanrı'ya danıştıkları yer (bkz. Çık.33:7-10).

c 28:16 “Bir karış”: Yaklaşık 22.5 cm.

* 29:18 Ef.5:2; Flp.4:18

ç 29:40 “Dörtte bir hin”: Yaklaşık 0.9 lt.

d 29:40 “Onda bir efa”: Yaklaşık 1.3 kg.

e 30:2 “Bir arşın”: Yaklaşık 45 cm.

f 30:2 “İki arşın”: Yaklaşık 90 cm.

* 30:13 Çık.38:25-26; Mat.17:24

g 30:13 “Yarım kutsal yerin şekeli”: Yaklaşık 5 gr.

* 30:18 Çık.38:8

* 30:22-38 Çık.37:29

h 30:23,24 “500 kutsal yerin şekeli”: Yaklaşık 5 kg.

ı 30:23 “250 şekel”: Yaklaşık 2.5 kg.

i 30:24 “Bir hin”: Yaklaşık 3.6 lt.

j 30:34 “Onika”: Kamış Denizi'nde bulunan bir tür midye kabuğundan yapılan güzel kokulu bir baharat olduğu sanılıyor.

* 31:15 Çık.20:8-11; 23:12; 34:21; 35:2; Lev.23:3; Yas.5:12-14

* 31:17 Çık.20:11

* 32:1 Elç.7:40

* 32:4 Neh.9:18; Elç.7:41

* 32:6 1Ko.10:7

* 32:11-14 Say.14:13-19

* 32:13 Yar.22:16-17

* 32:13 Yar.17:8

* 32:23 Elç.7:40

* 32:32-33 Mez.69:28; Va.3:5

* 33:1 Yar.12:7; 26:3; 28:13

* 33:19 Rom.9:15

* 34:6 Say.14:18; Neh.9:17; Mez.86:15; 103:8; 145:8; Yoe.2:13; Yun.4:2

* 34:6-7 Çık.20:5-6; Say.14:18; Yas.5:9-10; 7:9-10

* 34:13 Yas.16:21

* 34:17 Çık.20:4; Lev.19:4; Yas.5:8; 27:15

* 34:18 Çık.12:14-20; Lev.23:6-8; Say.28:16-25

* 34:19 Çık.13:2

* 34:20 Çık.13:13

* 34:21 Çık.20:9-10; 23:12; 31:15; 35:2; Lev.23:3; Yas.5:13-14

* 34:22 Lev.23:15-21; Say.28:26-31

* 34:22 Lev.23:39-43

* 34:25 Çık.12:10

* 34:26 Yas.26:2

* 34:26 Yas.24:21

* 34:29-35 2Ko.3:7-16

* 35:2 Çık.20:8-11; 23:12; 31:15; 34:21; Lev.23:3; Yas.5:12-14

k 35:5-7 “Deri”: Yunus balığı derisi olabilir.

l 36:9 “Yirmi sekiz arşın”: Yaklaşık 12.6 m.

m 36:9,15 “Dört arşın”: Yaklaşık 1.8 m.

n 36:15 “Otuz arşın”: Yaklaşık 13.5 m.

o 36:19 “Deri”: Yunus balığı derisi olabilir.

ö 36:21 “On arşın”: Yaklaşık 4.5 m.

p 36:21 “Bir buçuk arşın”: Yaklaşık 70 cm.

r 37:1,6 “İki buçuk arşın”: Yaklaşık 1.1 m.

s 37:1,6 “Bir buçuk arşın”: Yaklaşık 70 cm.

ş 37:10 “İki arşın”: Yaklaşık 90 cm.

t 37:10 “Bir arşın”: Yaklaşık 45 cm.

u 37:10 “Bir buçuk arşın”: Yaklaşık 70 cm.

ü 37:24 “Bir talant”: Yaklaşık 34.5 kg.

* 37:29 Çık.30:22-38

v 38:1 “Beş arşın”: Yaklaşık 2.3 m.

y 38:1 “Üç arşın”: Yaklaşık 1.4 m.

z 38:9,11 “Yüz arşın”: Yaklaşık 45 m.

a 38:12,13 “Elli arşın”: Yaklaşık 22.5 m.

b 38:14,15 “On beş arşın”: Yaklaşık 6.8 m.

c 38:18 “Yirmi arşın”: Yaklaşık 9 m.

ç 38:18 “Beş arşın”: Yaklaşık 2.3 m.

d 38:24 “Kutsal yerin şekeliyle 29 talant 730 şekel”: Yaklaşık 880 kg.

* 38:25-26 Çık.30:11-16

e 38:25 “Kutsal yerin şekeliyle 100 talant 1 775 şekel”: Yaklaşık 3.2 ton.

* 38:26 Mat.17:24

f 38:26 “Bir beka, yani yarım kutsal yerin şekeli”: Yaklaşık 5 gr.

g 38:27 “100 talant”: Yaklaşık 3 ton.

h 38:27 “Bir talant”: Yaklaşık 30 kg.

ı 38:28 “1 775 şekel”: Yaklaşık 17.8 kg.

i 38:29 “70 talant 2 400 şekel”: Yaklaşık 2.1 ton.

j 39:9 “Bir karış”: Yaklaşık 22.5 cm.

k 39:33-41 “Deri”: Yunus balığı derisi olabilir.

* 40:34 1Kr.8:10-11; 2Ta.5:13-14; Yşa.6:4; Hez.43:4-5; Va.15:8

* 40:36 Say.9:17

 

What the Bible is All About

20.00 TL
 
 

Turkish Bible (New translation - Medium size)

35.00 TL
 
 

Concordance

50.00 TL   40.00 TL
 
 

Children's Bible - Scandinavia

30.00 TL
 
 

Study Bible

65.00 TL
 
 

Turkish Bible

35.00 TL