Ezgiler Ezgisi
GİRİŞ
Ezgiler Ezgisi aşk şiirleridir. Büyük bir çoğunluğu iki sevgilinin, yani erkekle kadının, karşılıklı olarak söylediği şiirlerden oluşur. Kitap "Süleyman'ın Ezgiler Ezgisi" diye başladığına için "Süleyman'ın Ezgisi" olarak da bilinir.
Yahudiler Ezgiler Ezgisi'ni Tanrı'yla halkı arasındaki ilişkiler olarak yorumlarken, Hıristiyanlar Mesih'le kilise arasındaki ilişkiler olarak görmüşlerdir.
1
1*Süleyman'ın Ezgiler Ezgisi.
Kız
2Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün!
Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.
3Ne güzel kokuyor sürdüğün esans,
Dökülmüş esans sanki adın,
Kızlar bu yüzden seviyor seni.
4Al götür beni, haydi koşalım!
Kral beni odasına götürsün.
Kızın arkadaşları
Seninle coşup seviniriz,
Aşkını şaraptan çok överiz.
Kız
Ne kadar haklılar seni sevmekte!
5Esmerim ben, ama güzelim,
Ey Yeruşalim kızları!
Kedar'ın çadırları gibi,
Süleyman'ın çadır bezleri gibi kara.
6Bakmayın esmer olduğuma,
Güneş kararttı beni.
Çünkü kızdılar bana erkek kardeşlerim,
Bağlara bakmakla görevlendirdiler.
Ama kendi bağıma bakmadım.
7Ey sevgilim, söyle bana, sürünü nerede otlatıyorsun,
Öğleyin nerede yatırıyorsun?
Neden arkadaşlarının sürüleri yanında
Yüzünü örten bir kadın durumuna düşeyime?
Kızın Arkadaşları
8Ey güzeller güzeli,
Bilmiyorsan,
Sürünün izine çık,
Çobanların çadırları yanında
Oğlaklarını otlat.
Erkek
9Firavunun arabalarına koşulu kısrağa benzetiyorum seni, aşkım benim!
10Yanakların süslerle,
Boynun gerdanlıklarla ne güzel!
11Sana gümüş düğmelerle altın süsler yapacağız.
Kız
12Kral divandaykenf,
Hintsümbülümün güzel kokusu yayıldı.
13Memelerim arasında yatan
Mür* dolu bir kesedir benim için sevgilim;
14Eyn-Gedi bağlarında
Bir demet kına çiçeğidir benim için sevgilim.
Erkek
15Ah, ne güzelsin, aşkım, ah, ne güzel!
Gözlerin tıpkı birer güvercin!
Kız
16Ne yakışıklısın, sevgilim, ah, ne çekici!
Yeşilliktir yatağımız.
Erkek
17Sedir ağaçlarıdır evimizin kirişleri,
Tavanımızın tahtaları ardıçlar.
2
Kız
1Ben Şarong çiğdemiyim,
Vadilerin zambağıyım.
Erkek
2Dikenlerin arasında zambak nasılsa
Kızların arasında öyledir aşkım.
Kız
3Orman ağaçları arasında bir elma ağacına benzer
Delikanlıların arasında sevgilim.
Onun gölgesinde oturmaktan zevk alırım,
Tadı damağımda kalır meyvesinin.
4Ziyafet evine götürdü beni,
Üzerimdeki sancağı aşktı.
5Güçlendirin beni üzüm pestiliyle,
Canlandırın elmayla,
Çünkü aşk hastasıyım ben.
6Sol eli başımın altında,
Sağ eli sarsın beni.
7Dişi ceylanlar,
Yabanıl dişi geyikler üstüne
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları!
Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye,
Gönlü hoş olana dek.
8İşte! Sevgilimin sesi!
Dağların üzerinden sekerek,
Tepelerin üzerinden sıçrayarak geliyor.
9Sevgilim ceylana benzer, sanki bir geyik yavrusu.
Bakın, duvarımızın ardında duruyor,
Pencerelerden bakıyor,
Kafeslerden seyrediyor.
10Sevgilim şöyle dedi:
“Kalk, gel aşkım, güzelim.
11Bak, kış geçti,
Yağmurların ardı kesildi,
12Çiçekler açtı,
Şarkı mevsimi geldi,
Kumrular ötüşmeye başladı beldemizde.
13İncir ağacı ilk meyvesini verdi,
Yeşeren asmalar mis gibi kokular saçmakta.
Kalk, gel aşkım, güzelim.”
Erkek
14Kaya kovuklarında,
Uçurum kenarlarında gizlenen güvercinim!
Boyunu bosunu göster bana,
Sesini duyur;
Çünkü sesin tatlı, boyun bosun güzeldir.
15Yakalayın tilkileri bizim için,
Bağları bozan küçük tilkileri;
Çünkü bağlarımız yeşerdi.
Kız
16Sevgilim benimdir, ben de onun,
Zambaklar arasında gezinirh durur.
17Ey sevgilim, gün serinleyip gölgeler uzayana dek,
Engebeli dağlar üzerinde bir ceylan gibi,
Geyik yavrusu gibi ol!
3
1Gece boyunca yatağımda
Sevgilimi aradım,
Aradım, ama bulamadım.
2“Kalkıp kenti dolaşayım,
Sokaklarda, meydanlarda sevgilimi arayayım” dedim,
Aradım, ama bulamadım.
3Kenti dolaşan bekçiler buldu beni,
“Sevgilimi gördünüz mü?” diye sordum.
4Onlardan ayrılır ayrılmaz
Sevgilimi buldum.
Tuttum onu, bırakmadım;
Annemin evine,
Beni doğuran kadının odasına götürünceye dek.
5Dişi ceylanlar,
Yabanıl dişi geyikler üstüne
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları!
Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye,
Gönlü hoş olana dek.
6Kimdir bu kırdan çıkan,
Bir duman sütunu gibi,
Tüccarın türlü türlü baharatıyla,
Mür* ve günnükle tütsülenmiş?
7İşte Süleyman'ın tahtırevanı!
İsrailli yiğitlerden
Altmış kişi eşlik ediyor ona.
8Hepsi kılıç kuşanmış, eğitilmiş savaşçı.
Gecenin tehlikelerine karşı,
Hepsinin kılıcı belinde.
9Kral Süleyman tahtırevanı
Lübnan ağaçlarından yaptı.
10Direklerini gümüşten,
Tabanını altından yaptı.
Koltuğu mor kumaşla kaplıydı.
İçini sevgiyle döşemişti Yeruşalim kızları.
11Dışarı çıkın, ey Siyon kızları!
Düğününde, mutlu gününde
Annesinin verdiği tacı giymiş Kral Süleyman'ı görün.
4
Erkek
1Ah, ne güzelsin, aşkım, ah, ne güzel!
Peçenin ardındaki gözlerin güvercinler gibi.
Siyah saçların Gilat Dağı'nın yamaçlarından inen
Keçi sürüsü sanki.
2Yeni kırkılıp yıkanmış,
Sudan çıkmış koyun sürüsü gibi dişlerin,
Hepsinin ikizi var.
Yavrusunu yitiren yok aralarında.
3Al kurdele gibi dudakların,
Ağzın ne güzel!
Peçenin ardındaki yanakların
Nar parçası sanki.
4Boynun Davut'un kulesi gibi,
Kakma taşlarlaı yapılmış,
Üzerine bin kalkan asılmış,
Hepsi de birer yiğit kalkanı.
5Sanki bir çift geyik yavrusu memelerin
Zambaklar arasında otlayan
İkiz ceylan yavrusu.
6Gün serinleyip gölgeler uzayınca,
Mür* dağına,
Günnük tepesine gideceğim.
7Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım,
Hiç kusurun yok.
8Benimle gel Lübnan'dan, yavuklum,
Benimle gel Lübnan'dan!
Amana doruğundan,
Senir ve Hermon doruklarından,
Aslanların inlerinden,
Parsların dağlarından geç.
9Çaldın gönlümü kızkardeşim, yavuklum,
Bir bakışınla,
Gerdanlığının tek zinciriyle çaldın gönlümü!
10Aşkın ne güzel, kızkardeşim, yavuklum,
Şaraptan çok daha tatlı;
Esansının kokusu her türlü baharattan güzel!
11Ey yavuklum, bal damlar dudaklarından,
Bal ve süt var dilinin altında,
Lübnan'ın kokusu geliyor giysilerinden!
12Kapalı bahçesin sen, kızkardeşim, yavuklum,
Kapalı bir kaynak, mühürlü bir pınar.
13Fidanların nar bahçesidir;
Seçme meyvelerle,
Kına ve hintsümbülüyle,
14Hintsümbülü ve safranla,
Güzel kokulu kamış ve tarçınla, her türlü günnük ağacıyla,
Mür ve ödle, her türlü seçme baharatla.
15Sen bir bahçe pınarısın,
Bir taze su kuyusu,
Lübnan'dan akan bir dere.
Kız
16Uyan, ey kuzey rüzgarı,
Sen de gel, ey güney rüzgarı!
Bahçemde es de güzel kokusu saçılsın.
Sevgilim bahçesine gelsin, seçme meyvelerini yesin!
5
Erkek
1Bahçeme girdim, kızkardeşim, yavuklum,
Mürümü* topladım baharatımla,
Gümecimi, balımı yedim,
Şarabımı, sütümü içtim.
Kızın Arkadaşları
Yiyin, için, ey dostlar!
Mest olun aşktan, ey sevgililer!
Kız
2Ben uyuyordum ama yüreğim uyanıktı.
Dinleyin! Sevgilim kapıyı vuruyor.
“Aç bana, kızkardeşim, aşkım, eşsiz güvercinim!
Sırılsıklam oldu başım çiyden,
Kaküllerim gecenin neminden.”
3Entarimi çıkardım,
Yine giyinmeli miyim?
Ayaklarımı yıkadım,
Yine kirletmeli miyim?
4Kapı deliğinden uzattı elini sevgilim,
Aşk duygularım kabardı onun için.
5Kalktım, sevgilime kapıyı açayım diye,
Mür* elimden damladı,
Parmaklarımdan aktı
Sürgü tokmakları üzerine.
6Kapıyı açtım sevgilime,
Ama sevgilim yoktu, gitmişti!
Kendimden geçmişim o konuşurken.
Aradım onu, ama bulamadım,
Seslendim, ama yanıt vermedi.
7Kenti dolaşan bekçiler buldu beni,
Dövüp yaraladılar.
Sur bekçileri alıp götürdü şalımı.
8Size ant içiriyorum, ey Yeruşalim kızları!
Eğer sevgilimi bulursanız,
Söyleyin ona, aşk hastasıyım ben.
Kızın Arkadaşları
9Farkı ne sevgilinin öbürlerinden,
Ey güzeller güzeli?
Farkı ne ki, bize böyle ant içiriyorsun?
Kız
10Sevgilimin teni pembe-beyaz, ışıl ışıl yanıyor!
Göze çarpıyor on binler arasında.
11Başı saf altın,
Kakülleri kıvır kıvır, kuzgun gibi siyah.
12Akarsu kıyısındaki
Güvercinler gibi gözleri;
Sütle yıkanmış,
Yuvasındaki mücevher sanki.
13Yanakları güzel kokulu tarhlar gibi,
Nefis kokular saçıyor.
Dudakları zambak gibi,
Mür* yağı damlatıyor.
14Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar,
Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.
15Mermer sütun bacakları
Saf altın ayaklıklar üzerine kurulmuş.
Boyu bosu Lübnan dağları gibi,
Lübnan'ın sedir ağaçları gibi eşsiz.
16Ağzı çok tatlı,
Tepeden tırnağa güzel.
İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!
6
Kızın Arkadaşları
1Nereye gitti sevgilin,
Ey güzeller güzeli,
Ne yana yöneldi?
Biz de onu arayalım seninle birlikte!
Kız
2Bahçesine indi sevgilim,
Güzel kokulu tarhlara,
Bahçede gezinmeki, zambak toplamak için.
3Ben sevgilime aitim, sevgilim de bana,
Gezinipj duruyor zambaklar arasında.
Erkek
4Sevgilim, Tirsak kadar güzelsin,
Yeruşalim kadar şirin,
Sancak açmış bir ordu kadar görkemli.
5Çevir gözlerini benden,
Çünkü şaşırtıyorlar beni.
Gilat Dağı'nın yamaçlarından inen
Keçi sürüsünü andırıyor siyah saçların.
6Yeni yıkanmış, sudan çıkmış dişi koyun sürüsü gibi dişlerin,
Hepsinin ikizi var;
Yavrusunu yitiren yok aralarında.
7Peçenin ardındaki yanakların
Nar parçası sanki.
8Altmış kraliçe,
Seksen cariye,
Sayısız bakire kız olabilir;
9Ama bir tanedir benim eşsiz güvercinim,
Biricik kızıdır annesinin,
Gözbebeği kendisini doğuranın.
Kızlar sevgilimi görünce, “Ne mutlu ona!” dediler.
Kraliçeler, cariyeler onu övdüler.
Kızın Arkadaşları
10Kimdir bu kadın?
Şafak gibi beliren,
Ay kadar güzel,
Güneş kadar parlak,
Sancak açmış bir ordu kadar görkemli.
Kız
11Ceviz bahçesine indim,
Yeşermiş vadiyi göreyim diye;
Asma tomurcuk verdi mi,
Narlar çiçek açtı mı bakayım diye.
12Nasıl oldu farkına varmadan,
Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.
Kızın Arkadaşları
13Dön, geri dön, ey Şulamlı kız,
Dön, geri dön de seni seyredelim.
Erkek
Niçin Şulamlı kızı seyretmek istiyorsunuz,
Mahanayim oyununul seyredercesine?
7
1Ne güzel sandaletli ayakların,
Ey soylu kız!
Mücevher gibi yuvarlak kalçaların,
Usta ellerin işi.
2Karışık şarabın hiç eksilmediği
Yuvarlak bir tas gibi göbeğin.
Zambaklarla kuşanmış
Buğday yığını gibi karnın.
3Sanki bir çift geyik yavrusu memelerin,
İkiz ceylan yavrusu.
4Fildişi kule gibi boynun.
Bat-Rabim Kapısı yanındaki
Heşbon havuzları gibi gözlerin.
Şam'a bakan
Lübnan Kulesi gibi burnun.
5Karmel Dağı gibi duruyor başın,
Pırıl pırıl mora çalar saçların.
Kaküllerine tutsak oldu kral.
6Ne güzel, ne çekicidir aşk!
Zevkten zevke sürükler.
7Hurma ağacına benziyor boyun,
Salkım salkım memelerin.
8“Çıkayım hurma ağacına” dedim,
“Tutayım meyveli dallarını.”
Üzüm salkımları gibi olsun memelerin,
Elma gibi koksun soluğun,
9En iyi şarap gibi ağzın.
Kız
Sevgilimin dudaklarına, dişlerinem doğru kaysın.
10Ben sevgilime aitim,
O da bana tutkun.
11Gel, sevgilim, kıra çıkalım,
Köylerden geceleyelim.
12Bağlara gidelim sabah erkenden,
Bakalım, asma tomurcuk verdi mi?
Dalları yeşerdi mi,
Narlar çiçek açtı mı,
Orada sevişeceğim seninle.
13Mis gibi koku saçıyor adamotları,
Kapımızın yanıbaşında
Taze, kuru,
Her çeşit seçme meyve var.
Senin için sakladım onları, sevgilim.
8
1Keşke kardeşim olsaydın,
Annemin memelerinden süt emmiş.
Dışarıda görünce öperdim seni,
Kimse de kınamazdı beni.
2Önüne düşer,
Beni eğiten
Annemin evine götürürdüm seni;
Sana baharatlı şarapla
Kendi narlarımın suyundan içirirdim.
3Sol eli başımın altında,
Sağ eli sarsın beni.
4Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları!
Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye,
Gönlü hoş olana dek.
Kızın Arkadaşları
5Kim bu,
Sevgilisine yaslanarak çölden çıkan?
Kız
Elma ağacı altında uyandırdım seni,
Orada doğum sancıları çekti annen,
Orada doğum sancıları çekip doğurdu seni.
6Beni yüreğinin üzerine bir mühür gibi,
Kolunun üzerine bir mühür gibi yerleştir.
Çünkü sevgi ölüm kadar güçlü,
Tutku ölüler diyarı kadar katıdır.
Alev alev yanar,
Yakıp bitiren ateş gibi.
7Sevgiyi engin sular söndüremez,
Irmaklar süpürüp götüremez.
İnsan varını yoğunu sevgi uğruna verse bile,
Yine de hor görülür!
Kızın Arkadaşları
8Küçük bir kızkardeşimiz var,
Daha memeleri çıkmadı.
Ne yapacağız kızkardeşimiz için,
Söz kesileceği gün?
9Eğer o bir sursa,
Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız;
Eğer bir kapıysa,
Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.
Kız
10Ben bir surum, memelerim de kuleler gibi,
Böylece hoşnut eden biri oldum onun gözünde.
11Süleyman'ın bağı vardı Baal-Hamon'da,
Kiraya verdi bağını;
Her biri bin gümüş öderdi ürünü için.
12Benim bağım kendi emrimde,
Bin gümüş senin olsun, ey Süleyman,
İki yüz gümüş de ürününe bakan kiracıların.
Erkek
13Ey sen, bahçelerde oturan kadın,
Arkadaşlar kulak veriyor sesine,
Bana da duyur onu.
Kız
14Koş, sevgilim,
Mis kokulu dağların üzerinde bir ceylan gibi,
Geyik yavrusu gibi ol!
* 1:1 1Kr.4:32
e 1:7 Eski çağlarda kadının örtünmesi fahişe olduğunu gösterirdi.
f 1:12 “Divandayken” ya da “Sofradayken”.
g 2:1 “Şaron” verimli bir kıyı bölgesiydi.
h 2:16 “Gezinir”: İbranice “Sürü otlatır”.
ı 4:4 “Kakma taşlarla” ya da “Silahhane olarak”. İbranice sözcüğün anlamı kesin olarak bilinmiyor.
i 6:2 “Gezinmek” ya da “Sürü otlatmak”.
j 6:3 “Gezinip” ya da “Sürü otlatıp”.
k 6:4 “Tirsa”: İsrail'in kuzey krallığındaki ilk başkenti. “Hoş, güzel” anlamına gelir.
l 6:13 “Mahanayim oyunu”: “İki grup halinde oynanan bir oyun” anlamına gelebilir.
m 7:9 Septuaginta, Vulgata “Dudaklarına, dişlerine”, Masoretik metin “Uyuyanların dudaklarına”.
n 7:11 “Köylerde” ya da “Kına çalıları arasında”.

languages